0
BİR kaç gün önce Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde faşizm rüzgarları esti. Bir grup genç, okula yeni başlamakta olan baş örtülü öğrenci arkadaşlarına saldırıda bulundu. Ellerinde sloganlarla eylemde bulunup, kendileri gibi olmadıklarını düşündükleri başı örtülü arkadaşlarını iftiralarla ve hakaretlerle korkutmaya çalıştılar.
Neden? Genç olmak demek, her yerde haksızlığa karşı bir duruş sergilemek demek değil midir? Haksızlığa karişı durulmadığı gibi, Bir başkasına hakaret etmek, iftirada bulunmak kadar cürretkar olabilmek bu gençlerin iç dünyalarında büyük problemler yaşıyor olduğunu göstermektedir.
Psikoloji bilimi insan davranışları ile ilgilenir. Toplumsal hareketler ve eylemler, psikolojinin ilgi alanına girmez. Fakat nedense ODTÜ'de eylem yapan gençlerin diğer gençleri korkutmak için uyguladıkları psikolojik şiddet çok fazla ilgimi çekti. Şiddetin bir kaç çeşittir. İnsan bedenine zarar vermenin adı fiziksel şiddettir. Birde psikolojik şiddet vardır. İnsanın kendisini toplum dışı hissetmesine, toplumsallaşmasına engel olmaktadır. Psikolojik şiddete maruz kalan bir insan kendisini çaresiz ve mutsuz hsseder ve başka insanlarla güven ilişkisi kurmakta problem yaşar.
Psikolojik şiddete maruz kalan biri ancak bu derece şiddet dolu eylemlerle kendi akranlarına saldırıda bulunabilmektedir. Bir insanın başka insanların toplumsallaşmasını engellemesi için çok fazla saldırgan olması gerekir. Bu denli saldırgan olmak için de, insanın iç dünyasında büyük korkular yaşaması gerekmektedir. Korkan insan korkutur, korkan insan saldırır.
Aynı ülkenin çocukları, aynı üniversitenin gençleri bir diğer arkadaş grubuna istediği gibi hakaret edip, saldırıda bulunabiliyordu. İşte bu durum nedense aklıma MISIR'da yaşananları çağrıştırdı. Bir taraftan bir ay önce Rabiatül Adeviye Meydan'ında tetikçiler tarafından kendi ülkesinin insanı olan biri tarafından hunharca katledilen 17 yaşındaki ESMA ve diğer tarafta kendi ülkesinin insanı olan biri tarafından psikolojik şiddete maruz kalan ODTÜ'nün başı örtülü öğrencileri.
Halbuki Orta Doğu Teknik Üniversitesi, ismini Orta Doğudan almıyor muydu? Yani bu üniversitenin ismi Mısır, Suriye, İran, Irak, Filistin, İsrail ve Türkiye gibi bir arada bulunan Orta Doğu ülkelerinden gelmiyor muydu? Mısır da bir Orta Doğu ülkesi ve yaşananlar gün gibi ortada, bir grup insan kendi ülkesinde yaşayan diğer bir grup insana faşistçe ve sadistçe fiziksel şiddet uyguluyor, katlediyor, yaşama hakkını elinden alıyor. Kendisine şiddet uygulanan insanlar ise hukuki yollara baş vurarak barış ve yardım çağrısında bulunuyor. Elbette Mısırda yaşananlar hiç bir şeyle mukayese edilemez fakat şiddetin her türlüsü dillendirilmelidir bence.
ODTÜ, Türkiye'nin sayılı üniversitelerindendir. Bir kaç gün önce yaşanan nahoşluklar ortada. Bir grup genç çocuk, ODTÜ'de başı örtülü arkadaşlarına rahatlıkla ve cürretkar bir şekilde hakarette bulunuyor, üstelik grup arkadaşlarını da kendisi gibi davranmak için eylemin içine dahil etmeye çalışıyordu. Bütün bu yaşadıklarından etkilenmemiş gibi gözükmeye çalışan, başı örtülü gençler ise tepki vermeye bile değer bulmadıkları bu durumla hukuki ve insani yollarla başetmeye çalışıyorlardı. İŞTE ORTA DOĞU...İŞTE MISIR...