0

Kendinden çok şey göreceksin bu yazıda ey tahammülsüz!

Artık hesabını yapamıyor evren, biçare, bîkarar kalmış, hayrete durmuş evren, insanın gamsızlık hastalığına, insanın yüzsüzlük sendromuna, insanın sahte seyrine… Belki de milyarlarca insan amadır, nur kalkmış, perdeler inmiş kalbine, gönlüne… Zehrin nakışlarıyla kararmış ademoğlunun teni, şuursuz bir can saklıyor insan…

Göz kanser olmuş, ruh salgın bir çelişkide, beyin morfin krizlerinde, koku duyusu yalan rüzgarlarında, ey insan! sanadır bu hissizlik, ey ademoğlu, Havvasızı sensin çöküntüler sarayının zavallı halsizliğindeki, kalabalık kentlerdeki metruk biçare sensin…

Sana söylüyorum ey insan, sen de duy ey uzay boşluğu, ağla ey hudutsuzluk bileşkesi, saklama gözünün yaşını ey milyarlarca galaksi… Yıkılasın ey gök kubbe, bu sahte dostluklara kim ne diye… Örtemeyesin ey toprak günahlarımızı, yıkayamayasın ey yağmur sahte nedametlerimizi… İnsannn… İnsanlığa hasret…

Kaç sabah babasız büyüyen yetimlerin kahvaltısına misafir oldun, sana söylüyorum ey utanmaz, kaldırım ağırlığındaki gözyaşı taşıyan bebelerin sevincine kaç oyuncak aldın, misler gibi ekmekler için kuyruklar beklerken, cennetler gibi temiz fakirlerin yuvasına kaç defa misafir oldun veyahut kaç defa mihmandar oldun evi barkı yıkılanlara… Kendime söylüyorum, sana söylüyorum aslında ey insan kılıklı… Yıkılasın ey devran… Bulunamayasın ey derman… Kaç defa kalbin bütün dehlizlerinden gözyaşı akıttın mazlumun kederini bölüşmek için… Yıkılasın ey devran…

Atan İbrahim'in sadakatine, İsmail'in metanetine denk gelemedin, anlayamadın suyun berraklığını, akan pınarın hikmetini okuyamadın, güneşin ruhumuza salınan zülfünü okuyamadın anlayamadın kavrayamadın tanımlayamadın… Elif'in de bir kalbi vardı, Vav'ın da aslında bir yarası, Mim'in de bir iklimi vardı… Derman olup saramadın ey insan…

Ah insan, vah insan, kurban olup kerem faslına yar olamadın, İsmail demiştim… Törenler yapamadın, güneşler baharlar salınamadın… İbrahim dedim evren ona hayran, ey insan yolunu gözleyemedin…

Zulmün anıtında gölgelendin ey insan söyleyeyim sana, nefsin ve kibrin kabalığında kayboldun, uzattın gitgide kendine zulmü, hesaplar yapamadın affa, muhasebeler yaptın riya için, riba için… Yazık…

Günümüz Kurban, gel uzatma sürgünü ey insan… Zulüm zindan görsün ve hüsran görsün nefis, mağlup olsun şeytan… Gönül imarlar görsün, bina edilsin şefkat, yetimler yeniden sevinsin, kalpler yeşersin yine, imanın coşkusu salınsın zaman, gel kardeş yeniden bir olalım kainat kardeşlik görsün… Yeniden bir olup beraber olalım, şükür olsun, hamd olsun…

Senden ümit kesmem Rabbim… Mutlu bayramlar yaşat, ruhlar kurban kesilsin sana… Birlikler beraberlikler yaşat…

Muhammed Mustafa'nın nazarındaki o arzunun ümidiyle bayramlar göresin ey ümmet… Selam ona olsun, salat ona… Ve biz Rabb'e Kurban olalım…