0

ABD ve Avrupa, İslam dünyasında, inançlı insanların iktidara gelmesini istemiyor. İslam ülkelerini kukla yönetimlerle idare ederek doğal zenginliklerini sömürmek işlerine geliyor. Uygulamalı en açık örneği Mısır'dır. Seçimle gelmiş 'Müslüman Kardeşler' iktidarını devirdiler.

Başta Suudi Arabistan, körfez ülkelerinin tüm birikimi ABD ve Avrupa bankalarında. Bu sermayeyi tepe tepe kullanıyorlar. Araplar kullanmak istediklerinde de izin çıkmıyor!..

ABD, yeni çıkardığı kanunla Suudi Arabistan'ı 11 Eylül olaylarının suçlusu ilan ederek kendi vatandaşlarına tazminat davası açma hakkı tanıdı. Kendi bankalarındaki bu paraları mahkemelerin vereceği göstermelik astronomik tazminat kararlarıyla kendi üzerlerine geçirecekler! Tercümesi şu: Güçlünün hukuku geçer!..

***

ABD – Avrupa rekabeti yahut Dolar – EURO çekişmesi de ABD'nin işine gelmedi. İngiltere'yi tereyağından kıl çeker gibi AB'nin içinden çekip aldılar. Adını 'Brexit' koydular. Yani: Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden ayrılması… Geçmişin "Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluğu" artık ABD'nin yedeği… Sırada Fransa ve İtalya var… Almanya yalnızlaşacak…

Fakat kader ağlarını farklı ördü. CIA'nın bile aleyhine çalıştığı bir iş adamı ABD'ye kıl payı başkan seçildi. Nisan 1 şakası gibi… ABD gizli servislerinin aleyhine çevirdiği fırıldaklara rağmen… O da, dünyaya nizam vermek, yeşil dolarları katakulli için harcamak yerine, kendi insanının refahı için kullanmayı hedefliyor. Tecrübeli işadamlarından oluşan güçlü de bir kadro kurdu. Bir suikasta kurban gitmezse başaracak gibi de gözüküyor…

***

Suikast deyince, Obama döneminde CIA'nın başarısız olduğu tek ülke Türkiye oldu. Türk Başbakanı'nı önce aracının içinde havasız bırakıp öldürmek istediler. Kırılmaz camlar, balyozla nasıl kırıldı, hala anlaşılmış değil!

Sultangazi'deki açılıştan sonra kiraladıkları tetikçi aracın içinden halkı selamlayan Başbakan'a yarım metreden tabancayı doğrultup tetiği çekti. Silah ateş almadı. Balistik muayenede silahta hiçbir şey bulunamadı. Normal şartlarda ateş etmesi gerekiyordu, etmedi!..

2013 Mayıs ayında ülkede "Gezi" olayları adı altında isyan çıkardılar. Gizli ve açık tüm müttefiklerini devreye soktular. Amaç hükümeti devirmekti, olmadı. Melih Gökçek açıkladı: Başbakan yapacakları kişi bile belliydi... Türkiye'yi kendi güdümlerine almak istiyorlardı, olmadı!..

Aynı yılın Aralık ayında, 17 – 25 günleri, hukuk kılıfına uydurulmuş bir darbe ile Hükümet'i alaşağı etmek istediler, ancak dört bakanla yetinebildiler! Recep Tayyip Erdoğan, işte o zaman bu işin adını koydu: Üst akıl!

***

Şu anda "üst akıl"ın iradesi dışında yönetilen tek ülke Türkiye'dir. İslam inancına sahip yöneticilerin olması onları çıldırtıyor. Söz geçiremiyorlar.

Çevirdikleri tüm dolaplara rağmen halkın desteğine sahip Türkiye'deki yönetimi deviremeyince 15 Temmuz'da açıktan saldırdılar. Türkiye direkten döndü. Kullandıkları piyonlar, kendi ülkelerinde korumada…

Darbeyi kimlerin yaptırdığı, kimlerin aracı olduğu o akadar açıktı ki… ABD'li komutanlar ertesi gün, "Bizimkiler başaramadı" diye demeç verdi... Bizden tepki görünce de sözlerini çevirmeye kalktılar…

İlk ve en önemli hedef, Recep Tayyip Erdoğan'dı. Suikast timi öldüremedi!.. ABD'den koordinatları verildiği halde uçağını da düşüremediler. Sonuçta "üst akıl" başaramadı!..

Tüm bunlardan sonra uyanan kişi, Devlet Bahçeli oldu. Onun yolu açması ile Türkiye'de köklü bir yönetim değişikliği oluyor. 16 Nisan'da hayata geçecek!

İstemedikleri aslında Türkiye değil, İslam dünyasının derlenip toparlanıp Türkiye'nin öncülüğünde "üst akıl"ın karşısına yeni bir güç olarak çıkması.

Ama bilmedikleri bir şey var: Cenab-ı Allah, Tevbe ve Saf surelerinde buyuruyor ki:

"Onlar Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır!"

Nasıl, "üst akıl" için tam bir Nisan şakası değil mi?