Domates, biber, patlıcan… Tarlada beş liraya aldığı sebzeyi sahte belgelerle, 15 – 20 liraya almış gibi gösterip sonra da üstüne toptancı kârını koyarak satanlar üçer beşer içeri alındı. Ölülere bile tedarakçi makbuzu kesmişler. Çiftçi o malı satamazsa üç gün sonra çöpe gidecek. Bunu biliyorlar. Binbir zahmetle yetiştirilen o ürünleri ucuza kapatıp üstünde tepiniyorlar.
Son dönemde ard arda gelen operasyonlarla hukuk sistemi toplumsal hayatımıza dokunmaya başladı. Şimdiye kadar ülkeyi yöneten üç erk/güç odağından sadece yürütmenin icraatını görüyorduk. Yargı ve yasamanın sesi çıkmıyordu. Bu da toplumsal hayatımızı olumsuz etkiliyordu. Ahlak ve insaf yoksunu sahtekâr kabzımallar fiyatları hileli şekilde yükseltiyordu.
Bunun adı serbest piyasa değil, aracı sahtekârlığıydı. Yargı bu soygunculara dokunmaya başlayınca herkes bir oh çekti. Yürütmenin denetliminden kaçıyorlardı. Ama yargının yaklaşımı farklı; polis, karakol, mahkeme derken kodesi boyluyorlar. Her türlü üç kâğıtçılığı yaparak ucuza alıp katmerli satanların para cezası ile yola gelmeyeceğini herkes biliyordu.
***
Vatandaş markete mahkum. Üç harfli üç kağıtçılar zaten organize çalışıyor. Birindeki fiyat diğerlerinde de aynı. Onlar da alım yaparken üreticiyi eziyor. Üç harflilere mal satmaya kalkın, size altı ay, bir yıl sonrasına çek veriyorlar. Emeğe, esere, üretime, saygıları sıfır! İşin Türkçesi, ne aracılar, ne marketler dürüst çalışmıyor. Hepsi hile ve sahtekârlık peşinde.
Halbuki bu aşırı hırsı göstermeseler de kazanacaklar. Ama helalinden kazanacaklar. Bunu yapmıyorlar, çünkü kazanma hırsı aşırı boyutlarda. Ahlak ve merhamet ise yerlerde sürünüyor. Ülkemizdeki bakkallara gelince, üç harfli marketlerle baş edemeyeceklerini anlayınca zenginlere kaliteli malı pahalı satan butik alışveriş merkezlerine dönüştüler.
Dürüstlüğün, insafın, merhametin olmadığı yerde üretici de, tüketici de zarar görür. Serbest piyasayı istismar edenler ancak polisiye tedbirlerle, kanun zoruyla hizaya getirilir. Sahtekârı içeri alırsınız, uslanır. Çıktığında uslanmamışsa bu sefer ömür boyu içeride dinlendirirsiniz. Sağlıklı işleyen sisteme çomak sokanlar, halkın ekmeği ile oynayanlar asla affedilmemeli.
***
Yargının yanı sıra son dönemde yasama da azıcık kıpırdadı. “Terörsüz Türkiye” konusunda hazırlanan kanun teklifi PKK’nın çözülmesini hızlandırdı. Suriye’de YPG kendisini feshetti. Şimdi Irak’ın Sincar vilayetini terk ediyorlar. Sıra Kandil’in boşaltılmasına geldi. Sonrasında PKK elebaşlarının İsveç yolculuğu başlayacak. Terörsüz Türkiye projesi bölgeye yayılıyor.
Piyasada topyekün arınma ve temizlik operasyoları var. Kim, nerede sahtekarlık yapıyorsa üzerine gidiliyor. Uyuşturucu kullanan ve satanlara göz açtırılmıyor. Borsada spekülasyon yapan 130 yatırım fonu tasfiye edildi. “Ailem Güvende” projesi çerçevesinde müstehcen paylaşım yapan 419 sosyal medya hesabı kapatıldı. Bu tür linklere erişim engelleniyor.
Ahlak ve dürüstlüğün yanı sıra artık kanun korkusunun da piyasanın sağlıklı işleyişinde etkili olması şart. Üreticinin ve son kullanıcı vatandaşın şikayeti anında işlem görmeli. Serbest piyasada sahtekarlık yapmaya kalkanlar, cezalandırılıp ayıklanmalı. Üstelik içeri alındığında onlara sadece yemek vermekle yetinilmemeli, kestikleri sahte makbuzlar da yedirilmeli.