Altı yıl önce Darülaceze’nin tanıtım kitabını hazırlamak için davet edildiğimde sevinmiştim. İnceleyeceğim yapı çok özel bir müesseseydi. Sultan II. Abdulhamid Han’ın kurduğu, kendi kanunu olan, maaşlarının bağışlarla ödendiği yaklaşık 400 çalışanla 400 yaşlıya bakılan özerk bir kurumdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da buraya özel önem veriyor, sık sık ziyaret ediyordu.
Darülaceze’nin farkı, sadece yaşlılara değil kimsesiz çocuklara da bakmasıydı. Kuruluşunda sokaktan toplanan kimsesiz çocuklar eğitilip büyütülüyor, meslek sahibi yapılıyor, yabancı dil öğretiliyor, sonra da bir ustanın yarına verilerek sahiplendiriliyordu. Sistem mükemmel kurulmuş, tıkır tıkır işliyordu. Ta ki Cumhuriyet’te burası kendi hâline terk edilene kadar...
Mevcut başkanın yanı sıra Darülaceze Başkanlığı yahut Müdürlüğü yapmış herkesle görüşüp röportajlar yaptım. İcraatlarını öğrenip yazıya döktüm. İçlerinden biri vardı ki, neredeyse tüm hayatını bu kuruma adamıştı. İsmi Bülent Durgun’du. Hastane ve Sağlık Kurumları Yönetim Uzmanıydı. Darülaceze Müessese Müdür Yardımcılığı yapmıştı, konusuna oldukça hakimdi.
***
Bülent Durgun, Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde Sağlık Daire Başkanlığı’nda da çalışmış, sonrasında Darülaceze Başkan Yardımcılığına kadar yükselmişti. Yaşlılık konusunda yüksek lisans yapmış, Türkiye’nin hatırı sayılır bir “geriatri” uzmanıydı. Yazdığı kitapta yaşlılara evde bakımın öne çıkarılmasını tavsiye etmişti.
Ak Parti de evde bakım konusunu hayata geçirmiş, evde bakılan yaşlıların bir yakınına maaş bağlanmıştı. Yaşlıları huzurevlerinde yalnızlığa terk etmektense kendi çocuk ve torunlarının yanında bakılmasının daha sağlıklı olacağı yapılan uygulama ile adeta ispatlanmıştı. Bugün nüfus hızla yaşlandığı halde yaşlıların bırakıldığı huzurevleri bu nedenle hızlı çoğalmıyor.
Sultan II. Abdulhamid Han döneminde kurulan Darülaceze’nin Osmanlı’nın tüm vilayetlerinde çoğaltılıp yaygınlaştırılması hedeflenmişti. Bir iki şube açılmış ama savaşlar ve iç karışıklıklar bu projeyi engellemişti. Bu çoğalmanın ilk adımı geçtiğimiz yıllarda yapıldı ve İstanbul Havalimanı yakınında Yassıören’de ikinci bir Darülaceze kurulup faaliyete geçirildi.
***
Bülent Durgun her ne kadar emekli olmuş olsa da bu işlere hâlâ yoğun şekilde kafa yoruyor. Geçtiğimiz ay bir araya gelip yaptığımız sohbette Darülaceze’nin tüm yurda yayılması gerektiğini vurguladı. Bu kurumun halkın desteği, bağışlar ve yardımlar ile ayakta durduğunu hatırlatarak “Her vilayete devlet bir Darülaceze yapmalı, halk da buraları yaşatmalıdır” dedi.
Nüfusumuzun artış hızı düştü. Artık eskisi gibi hızlı çoğalmıyoruz. 2025 yılı verilerine göre insanımızın dörtte biri ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim alan gençlerden oluşuyor. 65 yaş üstü yaşlı nüfus ise 10 milyon civrında. Kamu ve özel bakım ve huzur evlerinde kalanların miktarı topu topu 30 bin kişi. 11 bin kişi ise huzurevine yatmak için sırada bekliyor.
Rahmetli Prof. Dr. Sabahattin Zaim’in ifadesi ile nüfusun azalması şehirleşme ile bağlantılı. Şehirleşen nüfusta artış hızı düşüyor. O yüzden devlet tarımı, hayvancılığı, köylerde istihdamı teşvik etmeli. Nüfusumuz ancak o zaman yeniden hızlı şekilde çoğalmaya başlar. Sadece Türkiye’nin değil, yaşlanan Avrupa’nın da her alanda genç ve güçlü iş gücüne ihtiyacı var.