0
· Elimizdeki nimetlere şükredelim. Bardağın yarısı niçin boş diye üzülmek yerine yarısı dolu diye sevinelim.
· Dostlarımız ve arkadaşlarımız olsun. Onlarla terapi niteliğinde sohbet ve muhabbet edelim.
· Derdini söylemeyen derman bulamaz. Problemlerimizi dostlarımızla veya akılı insanlarla paylaşalım.
· Şikayet etmekten vazgeçip, harekete geçelim. Unutmayalım ki arzu edilen değişim, söylemlerden çok eylemlerle gerçekleşir.
· Köşeye çekilmek için yaşımızı bahane etmeyelim. Kişi her yaşta aktif olabileceği alanlar bulabilir.
· Kendimize güç, enerji ve şefkat dolu rol modeller bulalım.
· Bu insanlara benzemeye çalışıp, daha aktifleşelim.
MUTLULUĞU YAKALAMAK İÇİN BAZI PRENSİPLER
· Güleryüzlü olalım: Etrafımıza dikkatlice baktığımızda bizi mutlu edip gülümsetecek çok sayıda olay ve konu bulabiliriz. Gülmek, vücudumuzdaki mutluluk hormonlarını harekete geçirerek, kan dolaşımımızın hızlanmasını sağlayacaktır. Genelde insanlar, kendilerini sevindirecek bir hadise ile karşılaştıklarında gülerler. Ancak biz devamlı güleryüzlü olalım ve hep tebessüm edelim. İnanın böyle olunca mutlu oluruz, üstelik mutluluğu çevremize de yayarız. Gülümserken pek çok kasımız harekete geçer ve mutluluk iliklerimize kadar dolar.
· Pozitif düşünelim: Olumlu düşünmenin ve olaylara mizahi yönden yaklaşmanın, hayatı çok ciddiye almamanın mutluluk verdiğini, fiziksel ağrıları hafiflettiğini biliyoruz.
· Dengeli yaşamaya özen gösterelim: Hayattan keyif almaya çalışalım.
· Ufak şeylerden mutlu olmaya gayret edelim: Bazen insan yediğinden, gördüğü bir manzaradan, açan bir çiçekten, denizin masmavi renginden, ormanın her ton yeşili barındırmasında zevk alır, almalıdır. Etrafımızda bizi mutlu edecek o kadar çok şey var ki! Yeter ki bakış açımızı mutluluktan yana çevirelim ve bu amaçla çevremizi gözleyelim.
EGZERSİZDEN VAZGEÇİLMEZ
Vücudumuz ve metabolizmamız egzersize dayalı olarak yaratılmıştır. Zaten egzersiz ruh halimize ve mutluluğumuza pozitif olarak etki yapar.
Anneannelerimiz ve dedelerimiz çamaşır ve bulaşık makinesinin, arabaların ve elektrikli süpürgelerin henüz hayatın içinde olmadığı günlerde yaşadılar. Bu aletlerin olmaması onları mecburi egzersiz demekti. Yaşarken her gün hareketli olmak zorundaydılar. Ama bizler mecburen pasif yaşıyoruz. Hareketsizlik ise kaslarımıza, kalbimize, tansiyonumuza, metabolizmamıza, akciğer fonksiyonlarımıza ve kilo vermemize zarar verir. Aynı zamanda beyinsel fonksiyonlarımızın gelişmesini engeller. Egzersiz ise ruh halimizi iyileştirir ve hafızamızı güçlendirir, hatta Alzheimer hastalığını önler.
EGZERSİZİN FAYDALARI
· Genç hissetmek ve enerjik olmak için anahtardır. Kişiyi dinçleştirir.
· Beyine, kalbe ve kaslara kan taşır.
· Depresyon ve gerginliği azaltır.
· Kalbi güçlendirir.
· Metabolizma hızını artırır, kalorileri daha hızlı yakmayı sağlar.
· Kas gelişimine yardımcı olur.
· Eklemleri esnekleştirir.
· Kolesterolü dengeler.
· Bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonları ve kanseri önlemede yararlıdır.
· Terlemeye yardım eder, bu da vücudun zararlı (toksik) maddelerden kurtulması demektir.
· Diyabetle (insulin direncini azaltarak), yüksek ve düşük kan basıncı ile diğer hastalıklarla savaşmada yardımcıdır.
· Akciğerleri güçlendirir.
· Uykuyu düzenler.
· Kilo vermeyi kolaylaştırır.