Bazen dünya öyle bir yer olur ki, adalet gökyüzünden çekilmiş gibi hisseder insan. Çocukların gözyaşı, mazlumların sessiz çığlığı, haksızlığa uğrayanların içe akıttığı acı… Ve bir köşede, bütün bunlara sebep olan zalimler; güçlü, pervasız ve sanki hiç hesap vermeyecekmiş gibi kibirli. İşte tam o an, kalbe bir fısıltı düşer: “Bu kadar da olmaz…”
Ama ey yüreği daralan insan, sakın zalimlerin yaptıklarından Allah’a habersiz sanma.
Çünkü Allah görendir. Gecenin en karanlık anında dökülen tek bir gözyaşını, kimsenin duymadığı bir iç çekişi, kalpte saklanan kırık bir duayı bilir. Mazlumun suskunluğu O’na sessizlik değildir; aksine en yüksek haykırıştır. Zalim unutur, insan unutur, dünya unutur… Ama Allah unutmaz.
Zalim bazen alkışlanır bu dünyada. Gücü elinde tutan, sözü kanun sanılır. Haksızlık, süslü cümlelerle meşrulaştırılır. Mazlum ise çoğu zaman yalnız bırakılır. Fakat ilahi adalet, insanın aceleci terazisine benzemez. O’nun hesabı şaşmaz, O’nun vakti gecikmez; sadece hikmeti gereği ertelenir.
Belki sorarsın: “Neden şimdi değil?”
Çünkü bu dünya bir imtihan yeridir. Zalim için de, mazlum için de. Zalim yaptıklarıyla, mazlum sabrıyla sınanır. Sabır, pasif bir bekleyiş değil; Allah’a duyulan derin bir güvendir. Mazlum bilir ki Rabbi, adaletin sahibidir. Ve bilir ki hiçbir zulüm, sonsuza kadar sürmez.
Tarih bunun şahididir. Nice zorba geldi geçti. İsimleri korkuyla anıldı bir zamanlar. Sarayları, orduları, servetleri vardı. Ama bugün geriye ne kaldı? Bir ibret. Bir lanet. Bir yıkıntı. Mazlumların gözyaşı ise dua oldu, bereket oldu, bazen de bir milletin yeniden dirilişine vesile oldu.
Zulüm, karanlık gibidir. Ne kadar yoğun olursa olsun, bir kıvılcımla dağılır. O kıvılcım bazen bir annenin duasıdır, bazen bir yetimin ahı, bazen de gecenin bir vakti secdeye kapanmış bir kalbin yakarışıdır. Allah’ın adaleti, işte o yakarışlarda filizlenir.
Unutma; Allah’ın sessizliği, ilgisizliği değildir. O, zalimlere mühlet verir ama ihmal etmez. Mühlet, tövbe için bir fırsattır. Ama zulümde ısrar eden için o mühlet, hesabın daha çetin olacağının işaretidir. İlahi adalet geldiğinde ne güç fayda verir, ne makam, ne de kalabalıklar.
Ey kalbi kırık insan… Eğer bir haksızlığa uğradıysan ve kimse seni anlamadıysa, bil ki Allah seni anladı. Eğer sesini kimse duymadıysa, bil ki Allah işitti. Eğer adalet terazisi bu dünyada şaştıysa, bil ki ahirette asla şaşmayacak.
Sakın zalimlerin yaptıklarından Allah’a habersiz sanma.
Çünkü O, göklerin ve yerin Rabbidir.
Çünkü O, mutlak adalet sahibidir.
Ve çünkü O, mazlumun duasını geri çevirmez.
Belki bugün içimiz yanıyor, belki kalbimiz kırık. Ama umut, imanın kardeşidir. Ve iman eden bilir ki, zulmün karşısında en güçlü duruş; Allah’a güvenmektir.
Bir gün gelecek, adalet bütün çıplaklığıyla tecelli edecek. O gün zalim pişmanlıkla başını eğecek, mazlum ise sabrının mükâfatını alacak.
İşte o gün, herkes anlayacak:
Hiçbir şey Allah’tan gizli değildi… Saygıyla