0

1992 senesinde Bosna Hersek savaş mağdurlarının bir kısmı Türkiyeye iltica ediyordu. Ben o dönemde devam etmekte olduğum lisenin orta okul bölümündeydim. O sene bazı Boşnak kız öğrenciler, devam ettiğim okulun yatılı kısmına baş vuruda bulunmuşlardı. Burası savaştan sonra kendilerini çok daha iyi hissedebilecekleri bir ortam olmasına rağmen, bu gençler çok huzursuz ve kaygılı görünmekteydiler. Bu kaygı ve huzursuzluk hali bir kaç sene daha devam etti. Hiçbirimiz tam olarak onların ne hisettiğini anlayamadığımız için yardımcı da olamıyorduk. Bir kaç sene içinde, okulda resim dersi veren bir kurs başlamışdı. Boşnak arkadaşlarla birlikte resim kursunda eğitim almaya başlamıştık. Onlar yaptıkları her resimde savaşın renklerini kullanıyorlardı. Önceleri renklerin çok uyumsuz olduğunu düşünmüştüm fakat resim hocamız çok bilge bir insandı. "Bu çocuklar savaşın çocukları ve elbette mağduriyetlerini resimlerine yansıtmalılar".demidi. Kursa başladıktan çok kısa bir zaman içinde bu arkadaşlarımızın hayata çok daha fazla rehabilite olduklarına şahit olmuştum.

SAVAŞ devlet ve uluslar arasında veya aynı ulus içindeki siyasal güçlerin birbiri ile rakip haline gelmesi ve rekabetin silahlı çatışmalarla sürdürülmesi durumuna denmektedir. Savaş gerçeği aslında çok daha fazla yıkımı da beraberinde getirmektedir. Savaş insanların ölmesi, yaralanması, sakat kalması, yakınlarını kaybetmesi anlamına gelmektedir. Savaşın oluşturduğu etkiden en çok nasibini alanlar da çocuklardır. Çatışma esnasında ailelerinin, yakınlarının, arkadaşlarının katledildiğini gören ve bu yaşananlara şahit olan çocuklar hayata tekrar adapte olmakta zorluklar yaşamaktadır. Savaş büyük bir travma nedeni olması hasebi ile; insanlar için dış dünyada yani uluslar arasında bitmiş olsa bile, insanın iç dünyasında tüm yıkıcılığını sürdürmektedir.

Savaş mağduru olmak, yakınlarını gözünün önünde kaybetmiş olmak çocukların dünyasında çok farklı etkilerle sonuçlanır. Çocuk savaşın yıkıcılığını iç dünyasında yaşatmaya devam eder. Aslında herkes için savaş zamanında yaşadığı mağduriyeti n ve yaraların sarılması çok uzun zaman almaktadır. Fakat çocuklar, bir yetişkinin bakımına ve gözetimine ihtiyaç duydukları için en çok etkilenen kişilerdir. Çocuklar tüm olup bitenlerden dolayı kendilerini suçlamaya çok fazla meyillidirler. Bu suçluluk duygusunun altında, çocuğun kendi ailesini yaşanan zor durumdan kurtaramamış olmak da yatar.

Savaş insanı açlık ve susuzlukla mücadele etmek zorunda bırakabilmektedir. Bunun dışında, savaşın oluşturduğu mağduriyet zaman içinde kişinin kendisini çaresiz hissetmesine neden olur. Bu çaresizlik duygusu büyük bir suçluluk duygusu daha sonrasında da öfkeye dönüşmektedir. Çocuklar öncelikle kendilerine daha sonrasında da savaş esnasında kaybetmiş oldukları kişilere karşı öfke duygusu beslemeye başlarlar. Bu duygular yaşanan travmanın büyüklük derecesi ile yakından ilgilidir. Savaş esnasında çocuklara yaşatılanların neticesinde ruh dünyalarında büyük yaralar açmaktadır. Bu yaraların savaş esnasında vaya savaş sonrasında sarılması çok önemlidir. Çünkü travma ile neticelenen bu yaralar çocukları çok farklı şekillerde etkilemektedir.

Bir çocuk hiç savaşı görmeden büyümüş olsa bile, kendisinden önceki kuşakların savaşı yaşaması ve savaşın vermiş olduğu yıkıcılığa şahit olması fazlası ile etkilenmek için yeterlidir. Kısacası savaş yanlızca bugünkü mağdurlarını değil, sonraki kuşakları da etkileyen ve örseleyen ağır bir travmadır. Bu travmanın etkileri çok uzun bir zamana yayılmaktadır. Bu nedenle savaş sonrasında diğer kuşakların sağlıklı yetişmesi için savaşda zulme uğrayan kişilerin ruh sağlıklarını en kısa zamanda yeniden kazanmaları gerekmektedir.

Zaman içerisinde yaraların sarılması için öncelikle fizyolojik ihtiyaçların giderilmesi gerekmektedir. Gıda ve içecek gibi temel ihtiyaçların giderilmesi gerekmektedir. Sonrasında çocuğun kendisini güvende hissedebileceği bir ortamın oluşturulmalıdır. Savaş ortamından uzak olmak çocukların hissetmekte olduğu olumsuz duyguların olumlu olanlar ile yer değiştirmesine etki etmektedir. Savaş mağduru olan çocukların daha sonrasında da kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortamın oluşturulması gerekmektedir. Bu ihtiyaçların karşılanması savaşın oluşturduğu yaraların hızla sarılması anlamına gelmektedir. Çocuklar savaş sonrasında, yaşadıkları kötü günleri hergün tekrar yaşayacaklarmış gibi hissedebilmektedirler. Bu yüzden savaş sonrası yaşama rehabilite olmakta güçlük yaşarlar. Bu durumun aşılması için çocukların sosyalleşebileceği ortamların oluşturulması bu ortamlarda yaşadıklarını ve kendilerini ifade edebilecekleri sosyal aktivitelere yönlendirilmeleri gerekmektedir.