0

Dünyanın durumu Nasreddin Hocanın durumuna benzemektedir. Fıkra malum:

Nasreddin Hoca evde kaybettiği eşyasını evin önünde arıyormuş. Komşuları neden evin önü deyince "Burası daha aydınlık da onun için burada arıyorum," demiş.

Sorunlar bizim ama çözüm önerileri Batı'da aranıyor.

**

Osmanlı'nın gerileme döneminden beri Müslümanlar kendi iç sorunlarını ve uluslararası sorunlarını Batı'da çözmeye çalışıyor.

Bu durumun Osmanlı'nın gerilemesiyle ilgisi olduğu için değil tarihsel olarak o döneme denk geldiği için söylüyorum.

Bu gün de aynı şekilde devam eden bu durumun elbette sebebi doğrudan değilse bile dolaylı olarak yine Müslümanların kendileridir.

Örneğin, Kürt sorunu Irak, İran, Suriye ve Türkiye'nin bir iç sorunu ve aynı zamanda Müslüman coğrafyanın da bir uluslararası sorunudur. Ama bu soruna dair her türlü denklemin kurulması da çözülmesi de Paris'te, Brükselde, Washington'da, Moskowa'da veya Londra'da şekillendirilmektedir.

Bu sorun Kürtlerin, Türklerin, Arapların ve Farsların sorunudur aslında. Ama sorunu onlar doğurtur, onlar büyütür, onlar küçültür ve yine çözüm girişimi için onlara başvurur bu dört halk.

Sadece Kürt sorunu mu böyle? Elbette hayır.

Türkiye'nin Başörtüsü sorununu da böyle çözmeye çalışmıyor muyduk? Dindarlara yapılan haksızlıkları AİHM ve benzeri Batılı kişi ve kurumların hakemliğiyle çözmeye çalıştık.

Çoğaltabiliriz örnekleri.

Bu sadece Türkiye için değil bütün Müslüman toplumlar için böyledir ne yazık ki.

Yemen'deki hak ihlalleri ABD'ye şikayet edilir, Husilerin saldırıları, İran'ın desteği, Suudi Arabistan'ın müdahalesi gibi aklınıza ne gelirse.

Musul'da DEAŞ'in varlığı, müdahale edilip edilmeyeceği, müdahale edilecekse kim nasıl müdahale edecek bunlara karar vermek için aramızdaki çekişmelere İngiltere ve ABD'nin hakemlik yapmasını istiyoruz.

**

Tabi bu eziklik ve celladına aşık olma sendromu durumları sadece askeri veya stratejik konularla sınırlı değildir.

Bilgi, bilim, eğitim, sanat, hatta din ve ahlak konusunda da benzer bağımlılık var ve daha ileri düzeydedir. Bu gün Müslümanların kendi bilim anlayışları, sanat anlayışları, ahlak ve din anlayışları yoktur.

Müslüman dünyası İslam dini konusunda yapacağı araştırmaların bilimsel standartlarını bile Batı medeniyetinin ve kültürünün oluşturduğu standartlarda yapmak ihtiyacı ve zorunluluğu içinde yapmaktadır.

Bu gün hiçbir Müslüman ülkede kendine özgü, modernizmin hegemonik söyleminden bağımsız bir eğitim anlayışı yoktur. Eğitimimizin modeli, müfredatı, sınıf yönetimi, öğretmen yetiştirme anlayışı vs. aklınıza ne gelirse gelsin hepsi Modernist Batı düşüncesinin ürünü gibidir. Onu da tam olarak becerdiğimizi söyleyemeyiz.

Örneğin okul öncesi çocuk eğitimi konusunda literatürün tamamı, her türlü kuram ve kavram, Batı'ya aittir.

Biz çocuk yetiştirmeyi bilmiyoruz, hiçbir geleneğimiz yokmuş gibi yetiştirdiği neslin durumu ortada olan Batı'yı çocuk yetiştirme konusunda hala tartışmasız otorite ve hakem kabul eden anlayış ne kadar zavallı bir anlayıştır bir düşünün.

**

Peki neden böyle bir durumdadır İslam coğrafyası?

Çoğu kişi bütün bu durumların Batı'nın bir oyunu olduğunu bizi askeri, ekonomik ve bilimsel olarak ablukaya aldığını ve onun için tamamen bağımlı duruma geldiğimizi söyler. Bu alışıldık hamasi reflekstir.

Elbette bu durum vardır. Bunu inkar etmek imkansız. Ancak bu bir neden değil bir sonuçtur. Nasıl oldu da bizi her yönden ablukaya alabildi?

Neden ısrarla yapılan "adil olunuz" ilahi emrine rağmen halkımıza adil yönetimler kurmadık da halkımız, dini, etnik, mezhepsel hak ihlallerini Batı'nın hakemliğine başvurarak gidermeye çalıştı. Neden adaleti Batı'da arayan mağdurlar ürettik? Neden dinimizi bile araştırma yönteminin meşruiyetini oralarda aradık?

Çünkü biz çalışmayı üretmeyi, adil olmayı, etik davranmayı önemsemedik. Cahiliye dönemi Arapları gibi sadece geçmişimizle övünüp durduk. Ve bu ayıp bize pahalıya mal oldu.

Bütün sorunlarımızı Batı'da çözmeye çalıştık. Batı da kendi aralarındaki sorunları ve hesaplaşmaları bizim topraklarımızda yapmayı tercih ediyor.

Batı bize sadece teknoloji ve bilim ihraç etmiyor, sorun da ihraç ediyor.