0
Her on yılda bir darbe ile karşılaşan Türkiye, 15 Temmuz gecesi bir darbeyi daha milletin iradesi ile geri püskürttü. Maalesef darbe, bu toplumun genetik kodlarından birisi… Erken kalkanın darbeye teşebbüs ettiği bir ülkede yaşıyoruz. 27 Mayıs, 12 Eylül, 12 Mart, 28 Şubat, Türk siyasetinin kırılma noktaları ve toplumun hafızasının sakatlandığı yıllar… Ancak hem 27 Nisan 2007 e-muhtırasında, hem de 15 Temmuz 2017 darbe girişiminde AK Parti oldukça iyi sınav verdi.
Adnan Menderes Ve Arkadaşlarını Unutma!
Yakın Türk siyasi tarihi, tarihsel ve toplumsal hafızayı sakatlayan iğreti olaylarla dolu… Bu olaylar, hükümetlere yol haritası sağlayabilecek niteliklere sahip... Türkiye'nin on yılına damgasını vuran Adnan Menderes ve Demokrat Parti döneminde yaşanan Dokuz Subay olayı, oldukça önemli bir tecrübe… Türkiye, 1957 yılında Albay Samet Kuşçu'nun ihbarı ile sarsılır. Bu ihbarda Samet Kuşçu; Albay İlhami Barut, Yüzbaşı Kazım Özfırat, Binbaşı Ahmet Dalkılıç, Yarbay Faruk Güventürk, Binbaşı Asım Ural, Albay Naci Aşkun, Binbaşı Ata Tan, Yüzbaşı Hasan Sabuncu ve Cemal Yıldırım'ın ihtilal hazırlığında olduğunu belirterek, hükümete darbenin oldukça yakın olduğu konusunda uyarır. Kuşçu tarafından ihbar edilen subaylardan çoğu ihtilal komitesine bağlı olup Faruk Güventürk de ihtilal teşkilatının başkanı konumundadır. General Arif Onat başkanlığında başlayan soruşturmada hiçbir ipucu elde edilemez ve subayların komite ile olan organik bağı deşifre edilemez. Böylece Samet Kuşçu'nun gerçekten uzak olmayan ihbarı muallakta kalır. Bu yargılama süreci, Albay Samet Kuşçu'nun iki yıl hapis cezası alması ile "kapatılır". Böylece DP iktidarı eline geçen tarihi fırsatı değerlendiremez.
Demokrat Parti, ihbarları Ciddiye Alsaydı Ne Olurdu?
Yine General Arif Onat başkanlığında devam eden bu dokuz subayın sorgulanması sırasında, Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes'e sol elle yazılmış başka bir ihbar mektubu daha ulaşır. Ordunun nefesini sürekli ensesinde hisseden DP iktidarı, bir kez daha darbe korkusu ile yüz yüze gelir. Adnan Çelikkol'un Milli Savunma Bakanı'nın huzurunda okumuş olduğu bu gizemli ihbar mektubunda şöyle denmektedir: "İhtilali hazırlayanlar sadece tevkif edilen dokuz kişiden ibaret değildir. Onların çok daha geniş teşkilatı vardır. İşte onlardan birkaçı" diyerek "Suphi Gürsoytrak, Orhan Erkanlı, Rıza Akaydın ve Dündar Seyhan"ın isimlerini verir.
Ethem Menderes bu ihbar mektubunu işitir işitmez durumu hemen General Onat'a bildirir. Fakat komiteye bağlı olan Çelikkol, tüm teşkilatı ifşa edebilecek olan bu ihbar mektubunu hemen ihtilal komitesine bildirir ve böylece komite hemen organize olur. Doğru olan bu ihbar mektubundan da herhangi bir sonuç alınamaz. Bir kez daha ihtilal komitesini deşifre edebilecek önemli bir fırsat kaçırılır.
Darbeciler Yargılanmalı…
Peki, DP yapılan ihbarları ıskalamasaydı ne olurdu? DP iktidarı yine de darbe sonucunda yıkılır mıydı? Sürprizleri seven tarihin nasıl gerçekleşeceği pek bilinemez, ancak Demokrat Parti bu tarihi fırsatı değerlendirebilseydi, büyük bir ihtimalle darbeye maruz kalmayacak ve siyasal sistem keskin bir kırılma yaşamayacaktı.
Türkiye, 15 Temmuz gecesi Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından organize edilen bir darbe girişimine şahit oldu. Milletin dirayeti ve Başkumandan Erdoğan'ın başarılı liderliği sayesinde darbe püskürtüldü. Ancak darbe süreci devam ediyor. Bundan sonra yapılması gereken, darbeye karışan asker veya sivil tüm unsurları tarihin ve hukukun önünde yargılamak olmalıdır.