0

Bir Afrikalı diplomat,yakın zamanda iştirak ettiğim, Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği'nin (ORDAF)düzenlediği,I. Türk–Afrika Düşünce Kuruluşları toplantısında, "Türkiye, Somali'ye yardım ettiği gibi bize de yardım etmeli'' diyordu. İyide "Türkiye, her ülkeye yetişemez ki biraz da sizler gayret göstermeliniz' söylediğimde "Tüm Afrika'nın gönlünü kazandınız ve insanımızın umudu oldunuz, artık geri çekilemezsiniz'' dediğinde, şöyle adamın bir suratına baktım, karşı bir şey söylememi beklercesine, benimle ciddi ciddi 'Türkiye'yi' tartışmak istiyordu. Oysa ben, biraz realist bakmaya çalışıyordum. "Türkiye, bütün dünyanın problemlerini çözemez'' diyecektim ki anladım; biz istesek de istemesek de bu kavganın tam ortasındayız. Belki uluslararası platformlar ve küresel medyanın propagandasıyla ciddi bir markaj altında olsak da; Ortadoğu temelinde Suriye ve Irak'ta geniş bir bloğa karşı mücadele versek de; bir şekilde hala ayaktayız. Nasıl olduğunu bende bilmiyorum ama şükürler olsun ki gayet iyi gidiyoruz. İşte Afrika diyince aklıma 'Türkiye, Afrika'da zekatını ödüyor'diyorum.

"Bienvenu Erdoğan"

Türkiye-Afrika ilişkilerini geliştirmek amacıyla Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, beş gün sürecek Batı Afrika turunda sırasıyla Fildişi Sahili, Gana, Nijerya ve Gine'ye ziyarette bulunuyor.

Bu ülkelerden Fildişi Sahili ve Gana, Cumhurbaşkanı düzeyinde Türkiye'den gerçekleştirilen ilk ziyaret olma özelliği taşıyor. Nijerya, kıta Afrika'sının en güçlü, en kalabalık, en zengin, en stratejik ülkesi, bu bağlamda Türkiye-Nijerya ilişkileri eskiye dayanıyor. Keza Gana, diğer Afrika ülkeleri gibi kalkınma hamlesini gerçekleştirmek istiyor. Türkiye, Afrika'da çok yönlü işbirliğini geliştirme arayışları içersinde.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk ziyaretini Fildişi Sahiline yaptı. Fransızca "Bienvenu Erdoğan" yazılı "Hoş geldin Erdoğan" anlamına gelen pankartlarla karşılandı. İkili ve toplu görüşmelerde, Fildişi Sahili ile Türkiye'nin işbirliğinin geliştirilmesi ve Fildişi Sahili'nin göçlerden kaynaklanan problemlerin çözülmesi noktasında anlaşmalar yapıldı. Bu bağlamda Türkiye'nin, TOKİ ve Kızılay gibi kurumlarını devreye soktuğunu görüyoruz. Bu bağlamda, Çevre ve Şehircilik Bakanı'nın heyet içinde bulunması Türkiye'nin, altyapı-bayındırlık hizmetlerindeki fırsatları göz ardı etmediğini gösteriyor.

Türkiye, Gana ve Nijerya'da da benzer ilişkileri tesis etmek istiyor. Özellikle Nijerya'da yeni seçilen Muhammed Buhari ile yapılan görüşmeler stratejik öneme sahip. Türkiye, Nijerya ile savunma sanayi ve istihbarat alanında işbirliği yapmak istiyor. Boko-Haram'ın Müslümanların yoğun yaşadığı bölgelerde yaptığı terör eylemleri, Nijerya'yı uluslararası arenada zor durumda bırakmıştı. Bu bağlamda Türkiye, Nijerya ile güvenlik temelinde işbirliği yapmak istiyor.

Erdoğan'ın ziyaretinin bir de ekonomi ayağı var. Fildişi Sahili'nin Petrol, doğalgaz ve maden rezervleri sayesinde emperyal devletlerin iştahını kabartmış durumda. Sadece 2015 büyümesi % 10 civarında. Gana'da altyapı, bankacılık ve ulaştırma hizmetlerinde önemli fırsatlar söz konusu. Nijerya ise 200 milyonluk nüfusuyla önemli bir pazar. Afrika-Türkiye ekonomi ilişkileri 2 milyar dolardan, 25 milyar dolara gelmiş durumda(Çin'in Afrika ekonomi hacmi 250 milyar dolar). Ancak, asayiş ve dil problemlerinden yüzünden yeterli görünmüyor. Erdoğan'ın bu ziyareti, mevcut ilişkileri geliştirmek ve ekonomik verilere yeni bir ivme kazandırması bekleniyor.

Türk Dış politikasında Afrika ve Latin Amerika ihmal edilen bölgelerin başında gelmektedir. Türk dış politikasının mihenk taşı kabul edilen 'Batılılaşma' politikası, diğer coğrafyaları göz ardı etmememize neden olmuştu. Bugün değişen paradigma ile karşılıklı işbirliğine dayanan, Afrika'da sömürgeci olmayan geçmişiyle Kıta Afrika'nın umudu olmuştur. Bu bağlamda Türkiye- Afrika ilişkileri, ekonomi temelinde aratarak çok yönlü gelişme kaydetmektedir.

[email protected]

@HusamettinAslan