Vay be arkadaş, vay be! Felek bazen öyle bir tokat atıyor ki, suratın değil, ruhun kızarıyor. Düşünsenize, yıllarca “Kürt’ün Kürdistan’ı” diye dağ tepe inleten, bebek katleden, köy yakan, şehri bombalayan bir örgüt ve onun elebaşı, birden bire “Siyasete Ülkü Ocakları’nda başladım, ninem Türkmen kökenli, Türkiye artık benim devletim” diyor. Hem de İmralı’da, üç vekilin karşısında, notere tasdik ettirir gibi. Hüseyin Yayman, Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Feti Yıldız oturmuş dinliyor, Apo da anlatıyor: “Mazlum Abdi bana bağlı.” Mazlum Abdi kim mi? Hani şu Suriye’de “SDG” diye caka satan, ama PKK’nın Suriye kolu olan, Apo’nun “ferman”ıyla hareket eden eleman. Gerçek adı Ferhat Abdi Şahin adlı namussuz terörist!
Apo diyor ki “bana bağlı”, Ferhat Abdi de iki gün sonra televizyona çıkıp “Öcalan barış kapısı açtı, biz de destekliyoruz” diyor. Tabii, “bizimle alakası yok” diye de eklemeyi ihmal etmiyor, çünkü SDG’nin artık “bağımsız” olduğu yalanı satılıyor piyasada.
PEKİ NEDEN 40 BİN CAN GİTTİ?
Ulan bu ne rezillik be! 70’lerde, 80’lerde, 90’larda “Tırkmanç” diye horlananlar, şimdi Türklük damarına serum takmış gibi. Apo uçakta Kenya’dan getirilirken “Anam Kürt, devlete hizmete hazırım” dediydi ya, Osman Öcalan da doğrulamıştı: “Anne tarafı Türk.” E peki o zaman niye dağlara çıktın be adam? Niye 40 bin can gitti? Niye analar evlatlarını toprağa verdi? “Yanlış anlaşılma” mıydı yoksa? “Affedersiniz, ninem Türkmen’di ama ben yanlışlıkla PKK’yı kurdum, kusura bakmayın” mı diyeceksin?
Düşünün, o yıllarda Kürtçe bilmeyen biz şehirli Kürt çocuklar “Türkmanç” diye alay konusu olurken, Apo’nun partizanları “Kürtçe konuş lan!” diye bağırıyordu bizlere. Şimdi aynı Apo, “Ülkü Ocakları’nda başladım” diyor. Ülkü Ocakları mı? Hani şu bozkurt işareti yapan, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yok” diye bağıran çocuklar mı? Apo mu? Vay anasını! Demek ki Apo’nun gençliğinde bir Ülkücü abisi varmış, “Gel lan Apo, çay içelim, milliyetçilik yapalım” demiş, Apo da “Tamam abi, ama sonra ben dağa çıkayım, seni vurayım olur mu?” diye anlaşmışlar herhalde.
40 YILDIR UMUTLARIMIZI GÖMENE UMUT HAKKI MI?
Ve tutanaklarda “Türkiye artık benim devletim” diyor. Benim devletim! İmralı’da, hücrede, tek başına pineklerken, devleti sahipleniyor. Erdoğan mı var, Bahçeli mi var, hepsi misafir sanki. “Devlet Bahçeli boşuna ‘Umut Hakkı’ demedi” diyor. Umut hakkı mı? Apo’ya umut hakkı mı verilecek? Adam 40 yıldır umutlarımızı gömdü, şimdi kendisi umut peşinde. “Başaramazsam darbe mekanizması Bahçeli ve Erdoğan için işler” diyor. Vay, tehdit mi ediyor? “Başaramazsam darbe olur” mu diyor? Ulan tırşıkci Apo, sen başaramadın zaten, 40 yıldır başaramadın, hâlâ “süreç” diyorsun. Süreç mi? Süreç dediğin şey, senin İmralı’da pineklemen, Ferhat Abdi’nin Suriye’de petrol satması, Kandil’de gençleri dağa kaçırması değil mi?
PKK’nın en büyük özelliği nedir biliyor musunuz? Kelimeleri ve kavramları piç etmek. “Barış” dedikleri şey savaş, “demokrasi” dedikleri şey tek adamlık, “kardeşlik” dedikleri şey “ya bizden değilsen geber” demek. “Özgürlük” dedikleri şeyse Apo’nun posterini asmak, asmayanı yakmak.
Kemalizm’den doğmuş gayrımeşru bir çocuk bunlar. Kemalizm’in piçi PKK. Nesebi sahih değil, piçliğini örtbas etmek için Kürtleri katletti. En yaşlısından bebeğine kadar. Diyarbakır’da, Şırnak’ta, Cizre’de hendeklere gömdükleri Kürtler, PKK’nın piçliğinin kurbanı.
Ülkücüler bile isyan etti o zaman. “Ulan Kürt haklarını savunuyorsunuz, niye masum sivilleri katlediyorsunuz kahpeler!” dediler. Çünkü ülkücülerde Kürt-Türk ayrımı yoktu. Ayrımı yapan devletin kılcal damarlarına sızmış Gladio’nun adamlarıydı. Gladio’ya karşı savaşan ülkücüler “faşist”, Gladio’nun piçi PKK “gerilla” oldu. Felek değil mi bu? Algımızı baştan belirlemiş. İyiyi kötü, kötüyü iyi göstermiş.
Şimdi Apo “ninem Türkmen’di” diyor. Karakeçili Türkmenleri’nden bahsediyor, “benden daha Kürt” diyor. Germiyanoğulları Kürt’tü, Türkleşti diyor. Tarih dersi veriyor vekillere. Hüseyin Yayman not alıyor, Gülistan Kılıç Koçyiğit başını sallıyor, eski Ülkü Ocakları reisi Feti Yıldız “doğru abi” diyor herhalde. Apo da coşuyor: “Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz.” Bahçeli’ye selam yolluyor. Bahçeli’nin “Anadolu’dan Türklükten geriye bir şey kalmaz” lafını alıyor, kendine pay çıkarıyor.
Ulan Apo, sen Türklüğü kurtaracaksın şimdi mi? 40 yıl Türklüğü yok etmeye çalıştın, şimdi “kardeşlik” mi diyorsun?
Ferhat Abdi desen, Apo’nun “bana bağlı” dediğini duyunca iki gün sonra “Öcalan barış kapısı açtı” diyor. Ama “bizimle alakası yok” da ekliyor. Tabii canım, SDG bağımsız devlet ya! Suriye’nin kuzeyinde özerk yönetim kurdular, petrol satıyorlar, Amerika’ya dayanıyorlar, ama Apo’ya bağlı değiller. Apo “Mazlum bana bağlı” diyor, Ferhat Abdi tırreki “Öcalan barış istedi” diyor, ama “biz PKK değiliz” diyor. Ulan bu ne ikiyüzlülük? PKK’nın Suriye’deki uzantısı SDG, Apo’nun fermanıyla hareket ediyor, ama “bağımsızız” diyorlar. Bağımsız mı? Apo’nun İmralı’dan attığı tweet’e göre bağımsızsınız herhalde.
“ORA”DAN “BURA”YA BİR DÜNYA
Düşünsenize, 90’larda “ORA” “BURA” geyiği yapardık. “ORA’lı” derdik Kürtlere, “BURA’lı” derdik Türklere. Mizah dergisi Limon’da (bugünkü Leman’ın babası) “ORA” diye bölüm vardı, faşizmi tiye alırdı. Şimdi Apo “Türklük” diyor, biz “ORA’lılar Türklüğü ele geçiriyoruz” diye espri yapıyoruz. Dostuma yazdım: “Başkanım, biz ORA’lılar Türklüğü elinizden alıyoruz. Oğuz Han da Kürttü demedim boşuna.” Adam gülerken yere yatmış. Çünkü gerçekten komik. Apo Türklüğe soyunuyor, ninem Türkmen’di diyor. Peki o zaman niye “Kürdistan” diye bağırdın 40 yıl? Niye “Türk devleti işgalci” dedin ulen qıbre? Şimdi “devlet benim” diyorsun. İmralı’da devleti sahipleniyorsun. Reis, bu adamın kafası mı güzel, yoksa bizim mi?
PKK kelimeleri piç etti dedik ya, işte en büyük piçlik: “Barış süreci.” Süreç neymiş? Süreçmiş Apo’nun İmralı’da keyif yapması, vekillerin ziyaret etmesi, Ferhat Abdi’nin “destekliyoruz ama alakamız yok” demesi. Barış süreci bu mu? Barış süreci dedikleri şey, şehit cenazelerinin gelmeye devam etmesi, Kandil’den roket atılması, Suriye’de SDG’nin Amerika’yla dans etmesi.
Barış süreciymiş! Ulan barış süreci olsa cenazeler durur, analar ağlamaz. Ama durmuyor, çünkü süreç “devam ediyor.” Apo “çalışmalarım sürüyor” diyor. Ne çalışması be adam? 40 yıldır aynı plağı çalıyorsun.
Ve en acısı ne biliyor musunuz? Bu piçlik hâlâ sürüyor. Apo “Türkiye benim devletim” diyor, vekiller dinliyor, medya “tarihi görüşme” diyor. Tarihi görüşme mi? Tarihi rezalet bu! Gladio’nun veledi Apo, şimdi devleti sahipleniyor. Ferhat Abdi “Öcalan’a bağlıyım ama değilim” diyor. PKK “silah bırakacağız” diyor ama Kandil’de hâlâ eğitim veriyor. Kardeşlik diyorlar, ama “Kürt değilsen geber” diyorlar.
Felek değil mi bu? Bize şerefsizliği, ikiyüzlülüğü, kelime oyunlarını öğretti. Apo’yu dağdan indirmedi, İmralı’ya koydu, şimdi “devlet benim” dedirtiyor. Ülkücüye “faşist”, PKK’ya “gerilla” dedirtti. Kürt’ü katleden PKK’ya “özgürlük savaşçısı” dedirtti. Şimdi de Apo’ya “Türklük” dedirtiyor.
Vay be felek, vay be! Anasının nikahına çöktüğüm kahpe felek, bize bu kısacık ömürde neler yaşattın be! Apo şimdi Türklük dersi veriyor, Ferhat Abdi “barış kapısı” diyor, vekiller not alıyor. Gülmekten yerlere yatıyoruz, ama ağlanacak halimize gülüyoruz.
Ey ahali! Bu yazı burada bitiyor ama rezillik bitmiyor. Apo’nun ninem Türkmen’di demesi bitmiyor, Ferhat’ın “bağlıyım ama değilim” demesi bitmiyor. Felek devam ediyor tokadı atmaya. Biz de gülmeye devam ediyoruz, çünkü başka çare yok. Gülmezsek ağlarız, ağlarsak yeniliriz. O yüzden gülüyoruz Apo’ya, PKK’ya, bu piç sürece.
İyi pazarlar efendim.