0
Rusya, aklı uykuda, gözleri açık Müslümanların önünde Suriye'de muhalifleri bombalıyor, siviller ölüyor… İsimleri ayrı, öfkeleri ayrı ama hedef birlikteliği yapmış küffar, başsız kalan İslam Âlemini hırpaladıkça hırpalıyor…
İbadetlerle yekvücut olunsa, Allah'tan gayrisi anılmasa, farzlar ve sünnet hayıtımıza çeki düzen vermiyor, dil gerçekleri haykırmıyor, uhuvveti temin edemiyorsak ise Allah uyanış için küffarı musallat eder; serçeye musallat olan atmaca gibi. Elbette vuran gavur, ama sebepler perdesi arkasındaki mutlak irade, Kaderi İlahi öyle murat ediyor. Bir asırdır Müslümanların gördüğü zulüm çalar saat; uyandırmak, asli vazifelenene geri döndürmek ve küffarla asla dostluk yapılamayacağını derin hatırlatmak için…
Vücuttaki hücrelerin ittihadı, tesanütü sayesinde bütün olarak ayaktayız, hayatımız böylece devam ediyor… İttihat emrini almış şuursuz hücrelerin itaatine şuurlu ve inanmış Müslümanlar bir türlü tabi olamayıp, hastalıklı bedenin uyuşuk fertleri olarak hayat sürüyor… Eğer vücutta hücrelerden faklı sesler çıkmaya başlarsa, kanser gibi bir anarşi ortaya çıkmış oluyor… Bu hal ise başta efendisi olan ruha ve çevresindekilere acı yaşatıyor…
İslam Âlemi içindeki muhteşem iman sahibi ve İslam kardeşliği için hayatını vakfedenler hariç, iki asırdır kanser… Ruhumuza ve aklımıza yabancı cisimler girince, kanserin ortaya çıkması kaçınılmaz oldu… Oysa Kur'an ve Peygamber Sünneti bizi tüm hormonlardan, temelsiz felsefi bakterilerinden koruyordu… Zaferler İslam'ın koruyucu kalkanı devrede olduğu zaman bizimdi… Aklımız temizdi, ruhumuz temizdi, kardeşlik ve birliğimiz temizdi… Çok kirlettiler ve o kir içinde başa gelen felaketlerin zındıka yüzünden olduğunu göremedik… Bin bir türlü bahaneler ile boğazlanan ve hayatı altüst edilen Müslümanların, mazlumların hürriyeti ancak eski kalkanların arkasına sığınmakla olacaktır…
Boğazı kesilen hayvanın, canı çıkmadan serbest bırakılmasında, o hali ile koşturacağı, hatta bir boynuz darbesi ile can yakabileceği bir gerçektir… onun öleceğini bilmeyen hayvanın gücüne ve canlılığına aldanır, aslında bitişe doğru gidiştir bu. Amerika bahaneler ile Afganistan'a, Irak'a vs. vurması kendi boğazına bıçak darbesi oldu... Şimdi Rusya başka bahaneler ile mazlumlara bombayı atınca daha önce Çeçenlerin attığı bıçak darbesini şimdi biraz daha derinleştirdi…
Dünyanın edepsiz, kirli güçleri, kendi boğazlarına vurduğu bıçak darbesinden sonra, meydanlarda koşturuyorlar; vuruyorlar, yok ediyorlar ve yeni yalanlara, riyakarlığa sığınıyorlar… Gören der ki: "Bunlar yıkılmayacak." Oysa ölüme doğru koşturmaktalar; bombaları ile sanayileri ile iğrenç sanatları ve tüm alçaklıkları ile…
Hesap sorma, Müslümanlara geçmek istiyor, zamanı geldiği için. Ama Müslüman gözlerini açmaya nazlanıyor, iki asırlık uykunun mahmurluğunu üstünden atmak istemiyor… İşte burada kader devreye giriyor; Rus'a bombalattırıyor, Amerika'ya zulmün çeşidini uygulattırıyor, hele çıbanbaşı İsrail'e ise Mescid-i Aksay-ı çiğnetiyor… Hadiseler avaz avaz: "Uyanın artık! Yoksa mahşerin şok edici uyandırması bir işe yaramayacak! Uyanın ve sımsıkı sarılın! Küffar büyük, hileleri büyük" diyor...
Evet, uyanacağız! Çalar saat çatlamak üzere; zulümler, ihanetler sağnak sağnak… Mademki inanmışız; üzerimizdeki küfrün hakimiyeti, uyuşukluk bitmeli, gözlerimizi uyanan akılla iri iri açmalıyız… Daha sırada sinsi Çin, ne alçaklıklar düşünüyor bilemiyoruz… Bildiğimiz şu ki uyanık olanları akrep sokmaz…