0

Ölümsüzlük gıdasından tadıp suyundan içenler, ne bu fani dünyada, ne de ebedi dünyada yokluğa açılan ölümle yüzleşirler. Ölüm her ne kadar bir boyuttan başka bir boyuta geçiş seremonisi olsa da ölümsüzlüğü tadanlar için bu seremoni de yaşanmamış gibidir. Ölürken yeniden doğup, zaman ötesini aydınlatan ruhlar için ölmek diye bir mefhum olabilir mi hiç? Ölüm de yaşam da birdir o ruhlar için. Yaşarken de aydınlatırlar, bizim anladığımız manada ölürken de aydınlatırlar, öldükten sonra da aydınlatmaya devam ederler. Bir cesetten ziyade bir nurdur onlar.

Yunus Emre, aşık Yunus, bir başka adla gönüller yapmaya gelen bizim Yunus. İçimizden çıkan bizden biri olup bizimle birlikte yaşayan, hele bizden hiç mi hiç ayrılmayan, hep yaşayan Yunus. Yunus Emre, yoldan gelip yola giden Yunus, şimdi de Enstitülerle yürekleri yanan, gözleri sonsuzluk ışıltılarına hasret gönüllere can üflemek için yola koyulmuş. İki kapılı bir hanı cismiyle de ismiyle de aydınlatmayı sürdürmekte. Aşıkların ölmediğini Yunus kendi yaşamıyla öğretti bize. Yunus'un ölümsüzlüğü şimdi de Enstitüler aracılığı ile devam etmekte.

Yunus Emre Vakfı

Bütün insanlığı Hz. Adem'den kardeş olarak gören, cesede değil ruha odaklanan bizim aşık Yunus'un dünya görüşünü evrensel boyuta taşıyan merkez Yunus Emre Vakfı olarak Mayıs 2007 yılında manevi değerlerin yaşatılmasını devlet politikası haline getiren vizyon sahibi liderlerin öncülüğünde kuruldu. Amaçları ise "Türkiye'yi, Türk dilini, tarihini, kültürünü ve sanatını tanıtmak; bununla ilgili bilgi ve belgeleri dünyanın istifadesine sunmak; Türk dili, kültürü ve sanatı alanlarında eğitim almak isteyenlere yurt dışında hizmet vermek; Türkiye'nin diğer ülkeler ile kültürel alışverişini arttırıp dostluğunu geliştirmek" olarak belirlenmiş.

Bu amaçların gerçekleştirilmesi için bu Vakfa bağlı olarak Yunus Emre Enstitüsü faaliyetlerine başlamış yurt dışında kurulan merkezlerde yabancılara Türkçe öğretimi çalışmalarının yanı sıra Medeniyetler merkezi, aşıklar yurdu ülkemizin tanıtımı amacıyla kültür ve sanat faaliyetleri yürütmekte, bunun yanında ilmi çalışmalara da destek vermekte.

Her şeyin sahtesi var

Böylelikle bizim değerlerimiz üzerinden gizli ajandalarına insan kaynağı devşiren içimizdeki sinsi düşmanlara alternatif bir yol açılmış oldu. Her hakikatin, hak yolunun bir de sahtesi vardır. Hak yolunda bizler kendi merkezlerimizi kurmazsak yol kesiciler, haramiler kendi hanlarını kurarlar ve masum insanları kendilerine devşirirler. Yıllardır bunun ızdırabını yaşıyorduk. Şimdi şükürler olsun devletimizin vizyoner kararları ile aşık Yunus'un hak yolunda hakikat sevdalıları ile merkezlerimiz yeniden dünyanın dört bir köşesine inşa ediliyor.

İnsan sosyal bir varlık olarak etkileşim içerisinde olmak zorunda. Hak ve hakikatle meşgul edilmediği zaman yapısı gereği şeytan ve uşaklarının etkisi altına girmekte. O yüzden insanı hak yolda yürütecek gerçek öğretmenlere, mürebbilere, yol göstericilere ihtiyacımız vardır. Onlar olmadığı takdirde sahteleri gelir, din adına, aşk adına, hizmet adına kendine kul köle ederler, sonra da yoldan çıkartıp bizim değerlerimiz adına onları vatan, millet, din düşmanı haline getirirler.

43 ülkede faaliyet

Yunus Emre Enstitüsü şu an itibariyle 43 ayrı ülkede faaliyet göstermekte. Bu ülkelerden bir tanesi de Malezya. 2023 hedefiyle birlikte 100 ülkeye ulaşılacak inşaAllah. Malezya'da yeni faaliyete başlayan enstitü başındaki idareci arkadaşlarımızın gayretli çalışmaları ile hergeçen gün daha faydalı hizmetler yapmaya devam ediyorlar. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut beyin Malezya'ya gelişini fırsat bilip bir konferans tertip ettiler. Mehmet bey "Asya ve Avrupa Medeniyetleri arasındaki Osmanlılar" başlığı ile Osmanlı hanedanının dünya tarihindeki yeri, en uzun hanedanlı İmparatorluk oluşu, bereketli Hilal, Avrupa sömürgeciliğinin altında yatan sırlar, Rönesans, Yeni İpek Yolu, Batı'nın bize karşı sinsi düşmanlığının temel referanslarını anlatarak ufkumuzu genişletti.

Aşık Yunus'un Enstitüsü nice arayışlar içinde olan ruhlara nefes olurken, modern dünyanın bilgi kirliğini arıtan merkez görevini de üstlenmiş olması çok sevindirici. Yunus'un yolundan gidenlere selam olsun.