1999 yılında DSP’den Hikmet Sami Türk Adalet Bakanı, Nuh Mete Yüksel Cumhuriyet Başsavcısı’ydı. Yüksel, hukuku “özgürlüklerin kısıtlanması” olarak anlıyordu. Ona göre düşünce suçtu. 85 yaşındaki eski tüfek komünist Mihri Belli’yi bir konuşmasından dolayı evinden polis baskını ile gözaltına aldırmış, üç günlük sorgudan sonra serbest bırakmıştı.
En büyük zevki, laikliğe aykırı davrandıkları gerekçesi ile muhafazakâr partileri kapatmaktı. F. Gülen aleyhine soruşturma başlatmış, bir yıllık hazırlıktan sonra Gülen’i terörist ilan ederek dava açmıştı. Soruşturma başlayınca ağababaları Gülen’i Amerika’ya kaçırmıştı. Tam da Gülen’e dava açıldığı günlerde ortaya Nuh Mete Yüksel’in bir porno kaseti çıktı.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Nuh Mete Yüksel’in bir kadınla yatakta gizli kamera ile çekilen kasedini izlemiş ve kınama cezası vermişti. Sonrasında Yüksel görevi bırakmış yahut bıraktırılmıştı. FETÖ elebaşı Gülen’e dava açan, Recep Tayyip Erdoğan hakkında soruşturma yürüten Başsavcı, Hürriyet’in manşeti ile söylersek, “bir gecelik zevk uğruna” güme gitmişti.
***
1999 yılı milletvekili seçimlerinde 5 parti barajı geçmişti. Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye iade edilmesinin rüzgârı ile DSP yüzde 22 oy alıp 136 milletvekili çıkarmış; CHP, yüzde 8,7 oy oranıyla barajın altında kalmıştı. Seçim sonucu, DSP - MHP - ANAP koalisyon hükûmeti kurulmuş; ancak gayri milli icraatları sonucu 2002’de bu üç parti de barajın altında kalmıştı.
Seçimde Fazilet Partisi’nden başörtülü Merve Kavakçı milletvekili seçilmişti. Meclise yemin etmeye geldiğinde Başbakan Ecevit, kürsüye gelerek “Burası devlete meydan okunacak yer değildir, lütfen bu hanıma haddini bildiriniz” demişti. Ecevit, başörtüsü ile mücadeleye kendisini vakfetmiş bir siyasiydi. Buna karşı FETÖ elebaşı Gülen’e ciddi destek veriyordu.
Merve Kavakçı, tek başına Meclis’e gitmek istememiş, Fazilet Partisi’nden seçilen Nazlı Ilıcak’tan destek istemişti. Ilıcak da Meclis salonuna girmeden Bülent Ecevit’e giderek, “Sayın Başbakanım, Biraz sonra Merve Hanım’ı genel kurul salonuna getireceğim. Kendisi başörtülü bir hanımdır” diyerek güya yardım istemiş, bir bakıma ciğeri kediye havale etmişti.
***
Nuh Mete Yüksel, asıl büyük icraatını akşam vakti milletvekili Merve Kavakçı’nın evine baskın düzenlemeye kalkarak yapacaktı. Nuh Mete Yüksel, basını davet etmiş, yardımcıları ile Meclis’ten kovulduğu akşam Kavakçı’yı tutuklamaya gitmişti. Durumdan Cumhurbaşkanı Demirel ile Başbakan Ecevit’in haberi olunca, binbir güçlükle engellenebilmişti.
Zaman gazetesinin imtiyaz sahibi Alaattin Kaya, 15 Temmuz’dan sonra, “FETÖ’nün Emniyet imamı Kemalettin Özdemir bir sohbetimizde Nuh Mete Yüksel’in çekiminin yapıldığı mekândaki televizyonun, içine gizli kamera yerleştirilen yenisi ile değiştirildiğini keyifle anlattı” diye itiraf edecekti. Kapı açıldığında cihaz kayda giriyor, tuzak kusursuz işliyordu.
FETÖ, on yıl sonda CIA desteği ile aynı kumpası Deniz Baykal’a ve MHP genel başkan yardımcılarına da kuracaktı. Bugün hukuk, sanal kumar, uyuşturucu kaçakçıları, fon hırsızları ve belediye soyguncuları ile uğraşıyor. Türkiye’de hukukun artık Müslümanlarla değil yolsuzluklarla mücadele ettiğini göstermesi açısından sizi yakın geçmişe götürdüm.