Üniversiteler bilim, fikir, düşünce üretim merkezleri olmaktan çıkarılarak küresel mahfillerin fonlama yoluyla nüfuz edebileceği kurumlar hâline getiriliyor.

Hatırlayacaksınız…

YÖK, Akademide Kadın Çalışmaları Komisyonu tarafından hazırlanan, ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi’ni Mayıs 2015’te yürürlüğe koymuştu.

Hedef; üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığı oluşturmak, dersler açmak, taciz, şiddet önleme mekanizmaları kurmak vesaire…

Uygulama, Şubat 2019’da YÖK Başkanı Yekta Saraç tarafından, ‘Değerlerimizle mütenasip olmadığı, toplumca kabul görmediği’ gerekçesiyle yürürlükten kaldırılmış, çalışmalar durdurulmuştu.

Gel gelelim…

Zannedildiği veyahut beklenildiği üzere üniversitelerde, ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ faaliyetleri sonlandırılmış değildir.

Avrupa Birliği, 2021 yılında yürürlüğe koyduğu şartlarla hibe programlarına başvurularda ‘Gender Equality Plan - GEP’ hazırlanmasını zorunlu hâle getirdi.

2021-2027 dönemini kapsayan AB Horizon Europe Hibe programı, yaklaşık 95,5 milyar Euro bütçesiyle ciddi büyüklükte sivil araştırma, inovasyon fonları arasında yer alıyor.

Sağlık, Dijitalleşme, yapay zekâ, İklim değişikliği, Enerji, Tarım, Uzay teknolojileri, Kültür, sanat, sosyal politikalar başta olmak üzere geniş yelpazede projelere destek sağlıyor.

AB Horizon Europe Hibe Programına başvurular, başvuracak kurum tarafından hazırlanmış ‘Cinsiyet Eşitliği Planının’ resmî internet sitesinde yayımlanması, cinsiyet dengesi politikalarını içermesi, ayrımcılıkla mücadele mekanizmaları oluşturması, projelerin toplumsal cinsiyet planlarıyla birleştirilmesinin hedeflemesi, uygulama, izleme süreçlerinin tanımlanması şartlarına bağlandı.

Türkiye’den üniversiteler, araştırma merkezleri, teknoloji şirketleri, kamu kurumları, program kapsamındaki fonlara başvuru yapabilmek üzere, ‘Cinsiyet Eşitliği Planı - GEP hazırlarken;

‘Toplumsal Cinsiyet ve Fırsat Eşitliğini Destekleme Eylem Planı’nın uygulanması adına gerekli mekanizmaları oluşturmak, faaliyetlerin yürütülmesini izlemek, değerlendirmek, sürdürülebilirliğini güçlendirecek şekilde iyileştirilmesini güvence altına almak, somut kaynak tahsisi sağlamak, hem personel hem öğrenciler arasında cinsiyet bazlı veriler toplamak, yıllık raporlama, izleme yapmak yükümlülüklerini yerine getirmek zorundalar.

2023’te 36 üniversitenin yanı sıra tespit edebildiğim kadarıyla, 2026 Horizon Europe Hibe Fonlarına başvuru yapmak üzere GEP hazırlayan üniversiteler;

Koç, Bilkent, Özyeğin, Kadir Has, Sabancı, Akdeniz, Uludağ, Mersin, Manisa Celal Bayar, Eskişehir Teknik, Marmara, Yıldız Teknik, Ege, TED, İTÜ, Türk Alman, Yaşar, İstanbul, İzmir Ekonomi, Sivas Bilim ve Teknoloji, Ondokuz Mayıs…

Ayrıca, Türkiye Bilimler Akademisi – TÜBA, 2025–2028 dönemine ait resmi GEP hazırladı.

Üniversitelerin Çoğu Senato - Rektörlük onaylı, Horizon Europe yahut BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine atıflı GEP belgelerini hazırlayarak resmi internet sitelerinde yayınlıyorlar.

Görüldüğü üzere YÖK’ün 2019 yılında kaldırdığı, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi, üniversiteler tarafından AB fonlarından faydalanmak üzere ‘Toplumsal Cinsiyet ve Fırsat Eşitliği Politikası’ adıyla uygulanmaya devam ediyor.

Üniversiteler YÖK’e rağmen mi adım atıyorlar yoksa el altından ‘kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyin’ mesajı mı gönderiliyor?

Bilinmesi elzem üç gerçek;

1 - Bedava peynir sadece fare kapanında olur.

2 - Modern zamanlarda sömürgecilik toprak işgaliyle değil, kavram işgaliyle yürütülmektedir.

3 - Üniversitelerin asıl sınavı, AB fonlarından para kazanmak değil; bilim üretirken ruhumuzu, kimliğimizi, mukaddeslerimizi koruyabilmektir.

Muhatabım YÖK müdür, bizzat üniversiteler midir bilemiyorum lakin sormak durumundayım;

Akademiler, fon, bütçe, finansman uğruna, İslam’ın insan tasavvurundan, ahlak anlayışından vaz mı geçmelidirler?