Ağustos 1869’da meydana gelen yangın, Samsun’da büyük yıkım meydana getirmişti.

Yangın sonrası baş gösteren asayiş hadiseleri Samsunlularda ümitsizlik, çaresizlik, tükenmişlik hissine sebebiyet vermişti.

Şehir üstünde adeta uğursuzluk bulutları dolaşıyordu…

Samsun’da baş gösteren psikolojik çöküş, uğursuzluk, ümitsizlik hali İstanbul’a kadar ulaşmıştı.

Sultan Abdülaziz Samsun’a teftiş heyeti göndermiş, gelen heyet gözlem, inceleme, teftişin ardından makama sundukları raporda; şehirde manevi buhran yaşandığı belirtilerek kutsal emanetlerden kafi miktarının şehirdeki manevi sıkıntıların def’ini sağlamak üzere gönderilerek halkın ziyaretine açılmasını teklif edilmişti.

Osmanlı arşiv kayıtlarında belirtildiği üzere Sultan Abdülaziz iradesiyle;

Kâbe-i Muazzama örtüsü, Puşîde-i şerif - Ravza-i Mutahhara, Hz. Peygamberin Kabe-i şerifi sanduka örtüsü ile sakal-ı şerif deniz yoluyla Samsun’a gönderilmiş, limanda törenle karşılanmış, Seyyid Kutbuddin Hazretleri türbesinde ziyarete açılmıştı.

Cümle Samsun, bölge insanı mukaddes emanetleri günlerce ziyaret etmiş, şehrin üzerinde kara bulutlar dağılmış, şehirde manevi iklim, huzur, bereket ortamı hasıl olmuş, halkın yüreği ferahlamıştı.

Müfettişler kutsal emanetlerin şehre ulaşması, halkın büyük teveccühle ziyaretleri sonrası arz ettikleri ikinci raporda, kutsal emanetleri Samsun’a göndermesiyle oluşan manevi iklimde Halife Abdülaziz Han’a hürmetle dualar edildiği belirtiliyordu.

Anlattığım vaka, evvelki İl Kültür Müdürümüz Sayın Adnan İpekdal’ın, Bütünşehir Dergisi’nin 2. nüshasında, ‘Bu Şehrin İrfan Satılan Çarşıları’ başlıklı yazısında teferruatıyla yer almaktadır.

Şimdi sizlere hatırlatmamın sebebi…

Bakın şimdi…

Samsun Atakum’da inşa halinde Yalı Mescidi şikâyet üzerine mahkeme kararıyla yıkıldı.

Gerekçe;

Kıyı Kanunu’na aykırılık;

Yapı, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalıyordu. Kıyılar herkesin eşit, serbest kullanımına açıktı. Mescit söz konusu kurala uymuyordu.

İmar planına, mevzuata aykırılık:

Ruhsat, yürürlükte imar planı kullanım kararlarına, 3194 sayılı İmar Kanunu’na, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’ne uygun değildi.

Alan otopark vb. amaçlıydı, planda mescide yer ayrılmamıştı.

Mahkeme oy birliğiyle karar verip ruhsat iptal edilince, Samsun Büyükşehir Belediyesi 2025 Haziran’da mescidi yıktı.

Bitmedi…

Yalı Mescidi yıkılınca belediye yeniden mescid yapımına başladı, tamamlandı hatta ilk Cuma namazı kılındı…

Gelgelelim…

Samsun’un Atakum ilçesi Adnan Menderes Bulvarı sahilinde yapımı tamamlanan İskele Mescidi yine şikâyet üzerine Samsun 2. İdare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından yıkılmayı bekliyor.

Aynı sahilde Yelken Kulüp, Sheraton Otel kaçak yahut mevzuatlara aykırı şekilde yıllardır ayakta duruyorken Atakum Sahilinde yapılan iki mescid şikâyetler üzerine mahkeme kararıyla yıkıldı, yıkılacak…

Bitmedi…

Biz Atakum sahilinde 17 km boyunca ihtiyacı hissedilen Cami mücadelesinde milim ilerleme kaydedemez, yapılanlar mahkeme kararıyla yıkılırken…

Ne oldu biliyor musunuz?

Samsun Atakum’da Kore gazilerine minnet borcunu ödeme gayesiyle kurulan ‘Agape House - Sevgi Evi’, evrim geçirerek ibadethaneye, Protestan kilisesine dönüşüverdi…

Kültür merkezi, sevgi evi, sosyal yardım, gazilere tekerlekli sandalye falan filan derken Pastör Orhan (Ant) Pıçaklar, Samsun’u Protestan cemaatinin merkezi haline getirdi.

Samsun Protestan Kilisesi’nin, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin ibadethaneler şartlarını taşımadığı, imar planında ibadet alanı lejantı olmayan yapının, büyüklük, otopark kapasitesi, emsal değerleri, yapı yaklaşma mesafesi, teknik standartlara uygunsuzluğuna rağmen, ruhsata aykırı biçimde ibadethaneye çevrilmesi kimseyi rahatsız etmedi, şikâyet edilmedi, mahkeme ruhsatını iptal etmedi…

Bitti mi, bitmedi…

Konya'da 2011 yılında, otel inşaat kazısı sırasında ortaya çıkan Selçuklu kale kalıntıları özel ‘Müze Otel’ tasarımıyla şehir turizmine kazandırılırken, Samsun'da tarihi Samsun Kalesi kalıntıları üzerine 2009 yılında iş merkezi yapıldı.

Samsun Kalesi, iş merkezinin bodrum katında otopark haline getirildi, çürümeye bırakıldı, kaderine terk edildi.

Bitiriyorum…

Eski Ticaret Bakanı Dr. Mehmet Muş 2023 yılının başlarından itibaren şehrin kronikleşmiş ekonomik meselelerine neşter vurdu, teker teker hal yoluna koyarak, yıllar yılı yerinde sayan, patinaj yapan Samsun’u ekonomik anlamda adeta uçurdu.

Büyük hedefler koydu; Samsun’u Türkiye'nin 10 sanayi şehri arasına sokmak, kuzeyin üretim merkezi haline getirmek…

Sona doğru sizlere Maslow’u ihtiyaçlar Piramidi’nden bahsedeceğim…

Maslow’a göre insan ömrü şu hiyerarşiyle gelişip, olgunlaşıyor;

Fiziki İhtiyaçlar;

Nefes alma, yeme, içme, uyuma, haz alma…

Güvenlik İhtiyaçları;

Beden bütünlüğü, barınma, korunma…

Sosyal İhtiyaçlar;

Sevmek, sevilmek; arkadaşlık, aile, mahremiyet…

Saygınlık İhtiyacı;

Statü, başarı, itibar, tanınma…

Kendini Gerçekleştirme İhtiyacı;

Erdemli olma, problem çözme, gerçekleri kabullenme…

Şehrimizi insana benzetecek olursak;

Samsun henüz fizik ihtiyaçlarını karşılayabilerek, sosyal saygınlık statüsüne, şehremini seviyesine yükselebilmiş değil…

Samsun hala piramidin ilk iki basamağında;

Yeme, içme, barınma, korunma…

25 yıllık Ak Parti iktidarı Samsun’u yukarıya, son iki seviyeye; Sosyal İhtiyaçlar; sevmek, sevilmek; arkadaşlık, mahremiyet… Saygınlık İhtiyacı; statü, başarı, itibar, tanınma seviyesine çıkartamadı…

Neticeyi kelam;

Sadece ekonomik çarkların dönmesiyle, betonların yükselmesiyle şehirlerin ruhu inşa edilemiyor.

Beden devleşirken ruh cılız kalıyorsa şehir, otoparka çevrilen ecdat yadigârı kalelerin, çifte standartlarla yıkılan mescidlerin enkazı altında can çekişiyor demektir.

1869’da Samsun’un üzerine çöken manevi buhranı, şehrimizin yok edilen kültürel, manevi iklimi, piramidin altlarına sıkışıp kendini gerçekleştiremeyen halinde yeniden görüyor, hatırlıyoruz…

Yalnızca turizme; yeme, içmeye, barınmaya odaklanmış, sosyal gelişim; kültür, sanat, edebiyat, maneviyat, tarih şuuruna hasret bırakılmış kadim şehrimizin acilen titreyip kendine gelmesi gerekiyor.

157 yıl önce üzerimize çöken gri bulutların dağıtılmasında olduğu veçhile, yorgun ruhlarımızın arındırılıp manevi huzur iklimlerinin yeniden tesis edilebilmesinin yegane çaresi;

Samsun’un yeniden kırklanması lazım!