Sevgili okur, bugün yanlış bilinen bir ekonomik anlayışı yerle bir eden bir yazıyla karşında olacağım. Bu nedenle, yazıyı sonuna kadar okumanı tavsiye ediyorum.
Tabi öncelikle yanlış bilinen şu ekonomik anlayışı bir hatırlatayım... Maalesef günümüzde çoğu insan ticaret yaparken, bir ürünü maliyet fiyatının 3-5 katına sattığında zengin olacağını zannediyor.
İşte bu yaklaşım doğru değildir. Burada esas olan, kişinin yaptığı işte hakkını almasıdır. Eğer insanlar ticaretlerinde hep hakkı olanı alırsa, paraları bereketlenir.
Belki de mevcut sıkıntıların altında, bereketin piyasada görülmüyor olması yatabilir. Geçmişte az paralara çantaların dolduğu günleri ben çok iyi hatırlıyorum. O vakitlerde az paralara çantaları dolduran var ya... Berekettir bereket...
Efendim yazının girişinde, yanlış bilinen bir ekonomik anlayışı bugün yerle bir edeceğim dedim. Haonu bizim buralardan vereceğim bir örnekle yapacağım.
Aslına bakarsanız, bizim Kasım Abi'den daha önce burada bahsetmiştim. Hani o bir dönem günde 15 litre kola içen kişi vardı ya... İşte o kişi: Nam-ı değer Tosçu Kasım dır.
Geçmişte akıllara ziyan kola içişiyleköşeme taşıdığım Tosçu Kasım'ı; bugünde çok ucuza verdiği tostlarıyla köşeme misafir edeceğim.
Fiyatlar o kadar ucuz ki, şimdi okuduğunuzda gözlerinize inanamayacaksınız. Büyük ihtimalle, bizim Kasım Abi 60 lira ile 80 lira arasında dolaşan tost fiyatlarıyla Türkiye'de ön sıralardadır.
Bunu dışarıdan gelen misafirlerimin, Kasım Abi'nin iş yerinde gösterdikleri tepkiye bakarak yazıyorum. Çünkü onlar, tostun kalitesiyle birlikte düşük fiyatları görünce, çok şaşırıyorlar da...
Konuyla alakalı son cümleler: Kasım Abi'nin uyguladığı fiyat tarifesi, bir zamanlar ülkemizde mevcut olan sürümden kazanma mantığının aynısıdır.
Üzülerek yazıyorum... O mantık şimdilerde pek bulunmaz oldu.