Irak’ın anayasasını koalisyon güçleri yaptı. Suriye’ninkini mezhepçi Esad… Lübnan’da da Irak modeli var. İran’da ise Cumhuriyet Muhafızları… Türkiye’de de cuntanın nefesi sinmiş anayasa hala yürürlükte. 1982’de 177 maddeden oluşan anayasanın şu an itibarıyla 154 maddesi bulunmakta. 103 maddesi aynen duruyor. 51 maddesi değişti. 23 maddesi kaldırıldı. Millet tam anlamıyla akla karayı seçti. Anasından emdiği burnundan geldi. 20 yıldır anayasayı düzeltmeye çalışan bir ülkeyiz. 2007, 2010 ve 16 Nisan 2017 halk oylamasıyla köklü değişiklikler yapılsa da cuntanın şaşılığı hâlâ şıpır şıpır üzerinde duruyor. 367 kararıyla cumhurbaşkanı seçimini tıkayanlar, Irak’ın koalisyon güçleri değildi. Ama onların “bizim çocuklar” dediklerinin düdükleriydiler. İşte karar: “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin eylemli içtüzük değişikliği niteliğinde olan 27.4.2007 günlü, 96. birleşiminde alınan 11. Cumhurbaşkanı’nın seçiminde gözetilmesi gereken toplantı yeter sayısı ile ilgili kararının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, 1.5.2007 gününde karar verildi.” Tam olarak keyfilik, tam olarak kaos… 2007’de cumhurbaşkanını halkın doğrudan seçmesini sağlayan anayasa değişikliği kabul edildi ise de 2014 yılında uygulanabildi. 2010’da yapılan değişiklikle mahkemelerin yapısı değiştirilirken, cuntacıların yargılanmasının önünü açacak geçici 15. Maddenin kaldırılmasını bile cumhuriyetin kazanımlarına, laikliğe aykırı bulanlar FETÖ aparatıyla ve kaset kumpaslarıyla süreci baltalamaya çalıştılar. 2017’deki değişimle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildi, ülke biraz nefes aldı. Fakat kriz, kaos tehlikesi devam ediyor. Güçlü Lider faktörü olumsuzlukları izole edebiliyor. Ancak bu sürdürülebilir değil. Terörsüz Türkiye/Bölge’nin cuntasız anayasası olmalı… “Bir sağdan astıysak bir de soldan astık.” “Asmayalım da besleyelim mi?” Halkı, koyun sürüsü gören, Müslümanlıkla ve Türklükle zıtlaşacağını kendine yol edinmiş zihniyetin sinmediği, bir anayasa yapılmalıdır. Kuran kurslarını tehlike gören, belediye başkanını kıyafetinden dolayı tahkire yeltenen aparatlar her yerdeler.

Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in: “Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin." demesi boşuna değil. Bir ülkenin Başkenti’nin değiştirilmesi teklifi neden suç olabilir? Vatan toprağının her karışı kutsal değil midir?

Soykırımcıdan iftariyelik Boykot ürünleriyle iftar sofralarını “çeşitlendirmeye” çalışan Siyonistler aklımızla, neslimizle, inancımızla alay ediyorlar. Yani, Gayri Müslimler Ramazana hazırlanıyorlar…

Dünyanın gözü önünde ‘ateşkes’ Siyonist, katil, soykırımcı Gazze’de ateşkesten sonra da katledilmeye devam ediyor.

Gazze kasabı, Gazze Barış Kurulu üyesi…. Uluslararası Ceza Mahkemesinin tutuklanması yönünde karar verdiği Netanyahu, Gazze Barış Kurulunda… Şaka gibi… Katillerin merhametine kalmış bir “medeniyet”…