Dünya dibi gürünmeyen bir karanlığa doğru sürükleniyor. İnsanlık o eski mutlu mesut günlerinde değil. Zengini fakiri kimse halinden memnun değil. Yani iyi değilim, diyemediğimiz günlerden geçiyoruz.

Cemal Süreya’nın dediği, “Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu namussuz bir çağ bu biliyorsun...”

Ülkelerin lambaları sönüyor. İnsanlığın fişi çekiliyor. Kötülük her yerde can alıyor. Ocaklar sönüyor. Dünyayı çepeçevre saran savaşlar, açlık, yokluk ve yoksulluk…Bir insanlık sığamadı şu koca dünyaya…

Tek cümleyle, “İnsan toprak alma derdinde, toprak insan alma derdinde.. Ne toprağın gözü doydu, ne insanın...”

Gelin bu bayram günü, bu korkunç duruma sebep olanlar için şu cümleyi kuralım: Örgütlü kötülük Amerika, İsrail ölsün. Toprağa karışsın. İnsanlık huzur bulsun.

"Çocuklar ölmüş." diyorum. "hangi taraftan?" diyorlar. Çocukların tarafı olmaz ki..."

Hiç abartmıyorum, çocukları vurulan bu dünyanın durumu hiç iyi değil. Ruh hali iyi değil. İnsanlık son günlerini yaşayan bir insan psikolojisi içinde. Bu hale gelmiş, hiç büyümeseydim diyen çok insana rastlıyorum…

“Keşke bayramı bekleyen o heyecanlı çocuklar olarak kalsaydık..." diyorum. Bazen bir ‘nasılsın’ ifadesi, küçük bir tebessüm, bir el dokunması yeter omuzumuza diyorum, kendimize gelmemiz için. Ne derin bir yalnızlık içindeyiz değil mi?

Coğrafyamızı işgal ettiler, parçaladılar, yakıp yıktılar sustuk. Gazze hepsinden beter oldu yine sustuk. Bu kes İran üzerinden geliyorlar.

Bana abartma, bu kadar dert etme diyorlar. Ben, "ateş senin bağrında yanmıyorsa, tavsiye vermek hep kolaydır." diye cevap veriyorum. Dünyayı yakacaklar diyorum. Nükleer bir tehlikenin eşiğindeyiz, uyanın diyorum.

Kendinize gelin diyorum. Ailene, eşine dostuna, konu ve komşuna, ülkene sahip çıkın diyorum.

Kendine gelmen için bu bayramı bir vesile bilin. En yakınından ve en yakınlarından başlayarak eşini ve dostunu, gidemiyorsan arayıp bir hal hatır sor diyorum.

Yaşlı adam telefonu bozuk diye tamirciye götürür.

Tamirci:

-Telefon sağlam, herhangi bir sorun yok der.

Yaşlı adam gözyaşları içinde:

-Telefonum sağlam ise o zaman çocuklarım beni neden aramıyor? der. Halimiz ve gidişat işte bu…

Yine de vakit geçmiş değil. Hadi, anne ve babandan başla el öpmeye. Sarıl. Yakınlarına git. Eşine dostuna uğra, hal ve hatır sor, muhabbet et, iyi olacağız, iyileşeceğiz. Hiç bir hal kalıcı değil çünkü. Bırakma kendini, vazgeçme, vazgeçmek acizliktir.

Bugün bayram. Bayramınız, bayram gibi olsun efendim.