Muharrem İnce ön seçim şartıyla İstanbul'a adaymış. Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Gel bakalım Muharrem" sözünden ötürü seçimi kaybettiğini iddia eden İnce, halkın "Yetiş Muharrem" demesini bekliyor. Peki, CHP İnce'yi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday gösterir mi?

Muharrem İnce niye aday gösterilir?

CHP'nin İstanbul için daha güçlü bir adayı olmadığı için.

İstanbul'daki ciddi oranda Kürt seçmenin olduğu ve bu seçmenlerden oy alabileceğini düşündüğü için.

Seçim kaybetme rekoru kırmak üzere olan ve yakında Guinness Rekorlar kitabından CHP'ye teklif geleceğinden, seçmenini bir nebze heyecanlandırabilecek bir aday olduğu için.

Eğer CHP İstanbul'u kazanırsa sadece yerelde değil genel seçimlerde de AK Parti için hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı için.

Kılıçdaroğlu ve MYK'sı kendi rantları için; kazanırsa koltukları için son bir umut, kaybetse de 'bizlik bir durum değil, o da sürekli kaybediyor' diyerek, her zamanki gibi koltuk siyaseti güdeceğinden, 'Game of thrones' dizisini aratmayacak bir hamle ile ileri sürebilir.

Muharrem İnce niye aday gösterilmez?

İnce'nin aslında halktan sakladığı ancak içtenlikle inandığı "adam kazandı" ifadesinin medyaya yansıyarak skandal oluşturduğu ve hafızalardan silinmediği için.

Seçimden sonra "Kılıçdaroğlu'nun karşısına rakip olmayacağım, ben vefalı adamım..." deyip saatler sonra çark ederek, "Kılıçdaroğlu onursal başkan olsun, ben genel başkan adayı olayım..." dediği ve ret edilince de imza toplayarak rakip olduğu için.

Kazanırsa İstanbul'dan CHP'yi yönetmeye kalkacağından herkesin emin olduğunu bildiği için.

Seçimi kaybettiği gecesinde Kemal Kılıçdaroğlu'na "Şu kadar oy aldım istifa edin" çağrısı yapacağından kimsenin şüphesi olmadığı için.

Unutulduğu düşünülse de, İnce'nin Ramazan ayında soğuk birasını yudumladığı unutulmadığı ve İstanbul'un bilinçli muhafazakar kesiminin zırnık oy koklatmayacağı için.

(Gerçi bu madde sadece İnce için değil, tavan CHP olunca…Somut örnek olsun.)

Bu millet Kemal Kılıçdaroğlu'nun çarklarına zor alıştı, bir de seni kaldıramaz Muharrem Bey!

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Tayyip Erdoğan'a karşı uğradığı hezimetin nedenini Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Gel bakalım Muharrem" sözüne bağlıyor:

Seçimden sonra ise "O gün biz seçimi kaybettik!" demişti.

Seçimden bir kaç gün sonra, yüzde 31'le büyük bir başarının altına imza attığını iddia etmişti. 40 yıl sonra CHP'yi yüzde 31 gibi büyük bir oranla tanıştırdığını söylemişti.

Hem başarılı, hem de değil, hem biz kaybettik diyor, hem de Kılıçdaroğlu'na bağlıyor…

Bu ne yaman çelişki Muharrem Bey?

Teşekkür turuna çıkmayacak mıydı yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum?

Seçimin ardından hemen teşekkür turu yapacaktı, ardından da, Türkiye'yi karış karış dolaşıp Cumhurbaşkanlığı için seçim propagandasına başlayacaktı hani…

Haksızlık da etmeyeyim sadece 2 vilayete gitti Muharrem Bey, karşılık bulmadı ve boyunun ölçüsünü alıp Ankara'ya dönmüştü. Belki de sebebi budur.

Ben Tayyip Erdoğan'a benzemem diyordu. Doğru söze ne denir Muharrem Bey…

İstanbul'u kestirmiş gözüne şimdi de...

Bay Muharrem bir kere sen kendine inanmamışsın, ahali niye inansın ki sana?

CHP İstanbul adaylarını yeniliyor…

Bu hafta CHP'li üst düzey isimlerle konuştum. Kulislerde Beylikdüzü ve Büyükçekmece dışındaki CHP'li belediyelerin tamamına yakının adaylarının değişeceği konuşuluyormuş...

İstanbul'da ki CHP'li belediyeleri hatırlayalım: Adalar, Ataşehir, Avcılar, Bakırköy, Beşiktaş, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Çatalca, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Sarıyer, Silivri, Şişli…

Melih Gökçek, MHP ve Hayati Yazıcı…

Ben şahsen Melih Gökçek'in, MHP'den kazanacağını bilse dahi aday olacağını düşünmüyorum. Kim ne derse desin, Gökçek siyasi arenada nadir vefalı insanlardan…

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, MHP'nin Gökçek'i aday olarak düşündüğü konusunda sorulan soruya, "Melih Gökçek'i laf olsun diye görevden almadık" diye lüzumsuz bir laf etti.

Ağır bir laf... Altında ne var bilmiyoruz...

Melih Gökçek haklı olarak lafın altında kalmadı, "Suçluysam suçumu açıkla..." dedi.

Hayati Yazıcı kendi adına konuşmadıysa eğer, AK Parti hem halka, hem de Gökçek'e karşı bir açıklama borçlu. Siyasi açıklamalarda sonu üç noktalı açıklama yapılırsa, bin bir türlü devam ettirilebilir. Hele böyle hassas dönemlerde daha da dikkatli olmak gerekir.

Şimdiden bu sürecin vatanımıza, milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.