Dünyanın en tanınan antik mozaiklerinden Çingene Kızı’nın eksik parçalarından biri, uzun yıllar süren takip ve iade çalışmasının ardından Türkiye’ye getirildi. Mozaiğin 13’üncü paneli, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi koleksiyonuna dahil edilerek yeniden ait olduğu kültürel bütünlüğün parçası oldu.

Roma döneminin önemli kentlerinden Zeugma’da bulunan ve bakışlarıyla dünya çapında ün kazanan Çingene Kızı mozaiği, yalnızca Gaziantep’in değil Türkiye’nin de en bilinen kültürel simgeleri arasında yer alıyor. Mozaiğe ait kayıp bölümlerin yıllar sonra yeniden bir araya getirilmesi ise eserin tarihsel anlatısının tamamlanması açısından önem taşıyor.

Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nde düzenlenen teslim töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 13’üncü panelin mozaiğin bütününün daha kapsamlı incelenmesine ve Zeugma eserlerinin kendi bağlamı içinde yeniden değerlendirilmesine katkı sunacağını söyledi.

Törene Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ile çok sayıda davetli katıldı.

Zeugma’nın simgesi yıllar sonra yeni bir parçasına kavuştu

Fırat Nehri kıyısında kurulan Zeugma Antik Kenti, Roma döneminde ticaretin, sanatın ve farklı kültürlerin buluştuğu önemli merkezlerden biri olarak biliniyor. Kentten günümüze ulaşan mozaikler ise dönemin yaşam anlayışını ve sanat seviyesini yansıtan eşsiz eserler arasında gösteriliyor.

Bu eserlerin en dikkat çekeni olan Çingene Kızı mozaiği, gizemli yüz ifadesi ve etkileyici bakışları nedeniyle yıllar içinde uluslararası ölçekte tanınan bir kültür mirasına dönüştü.

Mozaiğin bazı bölümleri ise geçmişte yasa dışı kazılar sonucunda yurt dışına çıkarıldı. Türkiye’nin yürüttüğü çalışmalarla mozaiğe ait 12 panel daha önce geri alınarak 2018 yılında Zeugma Mozaik Müzesi’nde ziyaretçilerin ilgisine sunuldu.

Bilimsel incelemeler kayıp panelin izini ortaya çıkardı

13’üncü panelin Türkiye’ye dönüşünde bilimsel çalışmalar belirleyici rol oynadı.

Bakan Ersoy’un aktardığı bilgilere göre, panelin aynı kompozisyona ait olabileceği Grenoble Alpes Üniversitesinden Dr. Camila Felag’ın araştırmaları ve Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay’ın bilimsel değerlendirmeleriyle ortaya konuldu.

Bu tespitlerin ardından Bakanlık tarafından yapılan incelemelerde panelin geçmişte satışa konu edildiği ve el değiştirdiği belirlendi. Ersoy, ilk aşamada ABD makamlarından eserin durumuna ilişkin bilgi istendiğini, ancak o dönemde alıcı bilgilerine ulaşılamadığının bildirildiğini ifade etti.

Sürecin takip edilmeye devam ettiğini belirten Ersoy, Bakanlık uzmanlarının uluslararası müzayede hareketlerini izlediği sırada panelin yeniden satışa sunulduğunu tespit ettiğini söyledi. Bunun üzerine daha önceki bilimsel değerlendirmeler ve yapılan başvurular doğrultusunda iade girişimleri yeniden başlatıldı.

ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda panelin Türkiye’ye dönüşü sağlandı.

Eksik parçalar döndükçe kültürel hafızamız güçleniyor

Teslim törenindeki konuşmasında kültür varlıklarının yalnızca fiziksel eserler olmadığını vurgulayan Ersoy, her parçanın ait olduğu tarihsel bağlamla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

13’üncü panelin Zeugma Mozaik Müzesi koleksiyonuna katılmasının önemli bir kazanım olduğunu belirten Ersoy, eserin bilimsel çalışmalar açısından da yeni imkânlar oluşturacağını söyledi.

Bakan Ersoy, “Eksik parçalar yerine döndükçe yalnızca bir mozaiği tamamlamıyor, zedelenen bir hafızayı onarıyor, tarih sayfalarındaki boşlukları dolduruyoruz” ifadeleriyle kültür varlığı iadelerinin taşıdığı anlamı anlattı.

Çingene Kızı mozaiğinin bir parçasının daha Türkiye’ye dönmesinin, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede bilimsel araştırmaların, hukuki süreçlerin ve uluslararası iş birliklerinin birlikte yürütülmesinin önemini gösterdiğini kaydetti.

Türkiye ve ABD arasındaki iş birliği iade süreçlerini güçlendiriyor

Yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarının geri getirilmesi için farklı ülkelerle iş birliklerinin sürdüğünü belirten Ersoy, ABD ile yürütülen çalışmaların bu süreçte önemli sonuçlar verdiğini dile getirdi.

2021 yılında iki ülke arasında imzalanan Kültür Varlıklarına İlişkin Mutabakat Zaptı’nın, kaçakçılıkla mücadelede önemli bir araç olduğunu belirten Ersoy, söz konusu anlaşmanın yeni bir beş yıllık dönem için uzatıldığını açıkladı.

Bu gelişmenin Türkiye ile ABD arasındaki kültürel miras alanındaki iş birliğinin devam ettiğini gösterdiğini ifade eden Ersoy, ortak çalışmaların yeni iadelerin önünü açtığını söyledi.

Son 24 yılda 13 bin 454 kültür varlığı Türkiye’ye döndü

Çingene Kızı mozaiğinin 13’üncü panelinin dönüşü, Türkiye’nin son yıllarda hız verdiği kültür varlığı iade çalışmalarının yeni örneklerinden biri oldu.

Ersoy, 2002 yılından bu yana 13 bin 454 kültür varlığının Türkiye’ye kazandırıldığını, bu eserlerin 9 bin 139’unun son sekiz yıl içinde geri getirildiğini açıkladı.

Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelenin yalnızca yurt dışındaki eserlerin takibiyle sınırlı olmadığını belirten Ersoy; kaçak kazıların önlenmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve eserlerin yerinde korunması için de çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Çingene Kızı mozaiğinin kayıp panelinin Zeugma’ya dönüşü, bir sanat eserinin eksik parçasının tamamlanmasından öte bir anlam taşıyor. Yıllar önce koparılan bir bölümün yeniden yerine dönmesi, geçmişin kültürel hafızasının bugüne daha bütünlüklü şekilde aktarılmasına katkı sağlıyor.