0

KÜÇÜK çocuklar, Allah'ın varlığını bilmezler ama kendilerini yaratan ve kendilerinden çok güçlü olan bir varlığın olduğunu hissederler. Genellikle de 4 yaşından sonra çeşitli sorularla bir varlığın var olduğunu anlamlandırmaya çalışırlar. Allah'ın varlığı ile ilgili olarak sıklıkla sorular sorup, zihin dünyalarının içindeki soruların cevap bulmasını isterler. Bu sorular bazen anne ve babalar için cevaplaması zor sorular olabilmektedir. Bazen tam anlamıyla cevap bulunamadığı için geçiştirme cevaplara başvurmak kısa vadede çözüm olabilmektedir. Çocuklar gelişimsel olarak bazı özellikler gösterirler. 3 yaşında olan bir çocuk sürekli neden, nasıl gibi sorular sormaya ve cevaplar bulmaya çalışır. Çocuk bulduğu cevaplar sayesinde, dünyanın nasıl bir yer olduğunu, kendi zihin dünyasında konumlandırmaya çalışır. Çocuklar 4 yaşlarından itibaren ve bazen daha erken dönemlerde omnipotent güçlerle kendilerini anlatma yoluna sıklıkla başvururlar." Omnipotent" kelime olarak çok fazla hatta limitsiz güç ve otorite sahibi olup, her şeye gücü yeterek, sınırsız gücü her yerde kullanmak demektir. Çocuklar sihirle veya güçle kendilerini ifade etme yoluna sıklıkla başvururlar. Doğa üstü güçlerle, gerçekliği karıştırırlar. Bazen bu durum birbirine karışır. Çocuklar gerçek olmaya hikayeler anlatıp bunu gerçekmiş gibi inandırmaya çalışırlar. Zamanla, bu doğa üstü güçlere olan inançları normal olarak azalmaya başlar ve gerçeklik algıları gelişir. Fakat çocukların sıra dışı, limitsiz güce olan inançları yavaş yavaş azalsa da, her zaman masallar, hikayeler, çizgi filmler omnipotent gücü simgeleyen nesneler, karakterler dikkatlerini çekmektedir. Genel anlamda bakıldığında bu gibi hikayeler veya olaylar yetişkinlerin bile dikkatini çekmektedir. Sırlı, gizemli, olağan üstü bütün olaylar bütün insanların dikkatini çekmektedir. Her doğan çocuğun mucize olduğunu, her doğan güneşin ve her yıldızın arkasında olağan üstü bir gücün olduğunu kabul etmek, hayatın ne kadar olağan üstü olduğunu da gözler önüne sermektedir. Bu yüzden insanların hepsinde çocuk da olsa yetişkin de olsa, sıra dışı bir gücün olduğuna inanmak bir ihtiyaçtır. Yetişkinlik döneminde bu ihtiyacı karşılayan kaynak (Allah inancı) daha belirginleşirken, bu durumun seyri çocuklarda daha farklı ilerlemektedir. Çocuklara Allah'ı anlatırken, sıra dışı bir güce inanma fikrinin doğal olduğunu bilmek gerekir. Bir şeyi başardığında Allah'ın kendisini çok sevdiğini ve hep seveceğini söylemek gerekir. Hoş olmayan ve anne baba tarafından hoş karşılanmayan bir durum karşısında, "hoş olmayan hareketleri yapmazsan, Allah seni daha çok sever" demek daha uygun olur. "Allah'ın nerede" olduğunu soran bir çocuğa,
her yerde olduğunu söylemek gerekir. "Ben Allah olmak istiyorum" diyen bir çocuğa, "demek sen Allah gibi güçlü olmak istiyorsun" deyip, çocuğun Allah hakkında ne bildiğini sormak gerekir. Çocuk bildiği her şeyi söylediğinde müdahale edilmesi gereken yerlerde müdahale etmek yerine çeşitli hikayelerle doğru olanı anlatmak çok daha faydalı bir tutum olur. Çünkü çocuklar küçük yaşlarda öğrendikleri güzel bilgiler doğrultusunda, ileriki yaşlarında Allaha olan yakınlıklarını hissedebilirler.