DEM neden sorumluluk almak yerine şov yapıyor.

Neden DEM Parti PKK’ya silah bıraktırmıyor?

DEM yöneticileri neden hiç bir işe yaramıyor?

PKK’ya silah bıraktırmak için, DEM Parti’ye büyük bir sorumluluk düşüyor.

Terörsüz Türkiye Süreci fazla uzamamalıdır.

Türkiye’yi iç savaşa sürüklemek için pusuda bekleyenler var.

DEM Parti üzerine düşeni yapmalı ve PKK’nın silahsızlandırılması için mücadele etmelidir.

DEM eğer bunu başaramazsa, tamamen biter.

Hem siyasal olarak biter hem sosyolojik olarak biter.

DEM diye bir parti kalmaz. Kalmamalı.

DEM Parti bunu başarmak zorundadır.

*

DEM Parti PKK'ya silah bıraktırmak istiyorsa;

Ahmet Türk ya da Pervin Buldan başkanlığında; 15-20 kişilik bir komisyon kurarak, Kandil'e gidip PKK'nın yöneticilerini (Cemil Bayık, Bese Hozat, Murat Karayılan, Duran Kalkan, Mustafa Karasu, ...) alıp getirerek, TSK'ya, Türk Adaletine teslim etmelidir.

Bu gerçekleştiğinde zaten olması gereken her şey olacaktır.

Türkiye, Erdoğan-Bahçeli, TBMM, … her kurum ve kişi zaten yapacağı her şeyi yapacaktır.

Olması gereken budur.

Olması gereken DEM Parti’nin PKK’ya silah bıraktırması için elinden her şeyi yapmasıdır.

Ama, DEM’de bu iradeyi göremiyoruz.

*

Eğer PKK’nın tepesindekiler Türkiye’ye teslim olmak istemiyorlarsa, Irak’ta kalabilirler.

Ya da başka seçenekler değerlendirilebilir.

Diğer PKK elemanları da TSK'dan bir generalin komutasında teslim olabilir.

Yargılamalar Kandil'de yapılabilir.

Ya da grup grup Türkiye’ye getirilerek, yargılamaları yapılabilir.

Türkiye'ye getirilmesi gerekeneler Türkiye'ye, diğer ülke vatandaşları olanlar da vatandaşı oldukları devletlere teslim edilebilir.

DEM Parti bu tarihi sorumluluğu yerine getirmelidir.

DEM Parti eğer bunu başaramazsa, tamamen devreden çıkarılmalıdır.

Hiçbir şekilde artık muhatap alınmamalıdır.

*

PKK'ya kim silah bıraktırabilir?

Temennimiz DEM Parti üzerinden PKK’ya silah bıraktırılmasıdır.

Böyle giderse DEM Parti bunu başaramayacak.

PKK'yı destekleyen Kürtler (DEM Parti, Abdullah Öcalan, Selahattin Demirtaş, Pervin Buldan, Ahmet Türk, ...) PKK'ya silah bıraktıramaz.

PKK'ya ancak; PKK'yı desteklemeyen, PKK ile yıllardır mücadele eden Kürtler silah bıraktırabilir.

DEM Parti bunu başaramazsa, tamamen devreden çıkarılarak, PKK ile mücadele eden Kürtler devreye alınmalıdır.

PKK’nın marjinalleştirilmesi için, yıllardır PKK ile mücadele eden Kürtler üzerinden hareket edilmelidir.

***

Türkiye büyüyecektir.

Türkiye, stabil kalabilecek bir ülke değildir.

Türkiye'nin imparatorluk hinterlandı (... Selçuklu, Eyyubi, Abbasi, ... Osmanlı) Türkiye'nin stabil kalmasına müsaade etmez, etmiyor da.

Türkiye büyüyerek ilerleyecektir.

İslam ülkeleri Türkiye liderliğinde birleşmek zorunda kalacaktır.

Uluslararası sistem de bunu zorunlu kılıyor.

İran ile yapılan savaş bize bunu bir kez daha gösterdi.

Türkiye’nin yanında olan kazanır, karşısında olan da kaybeder.

***

Kocaeli Belediye Akademisi

AK Parti 2028 (2027 erken seçimleri) seçimlerine şimdiden hazırlanmalıdır.

Özellikle yerel yönetimler üzerine hazırlanmalıdır.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Modeli stratejisi ile hareket edilmelidir.

Türkiye’nin geleceği için, belediyelerin PKK ve CHP’den alınması şarttır.

Bunun için de şimdiden adayların yetiştirilmesi gerekiyor.

Kocaeli BB Modeli ile PKK ve CHP ile mücadele stratejisi esas alınmalıdır.

Belediyeleri CHP ve PKK (DEM Parti)’dan kurtarmak için, şimdiden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde, geleceğin belediye başkanları hazırlanmalıdır.

81 ilden belediye başkan adayları, Kocaeli BB bünyesinde kurulacak olan, Türkiye Belediye Başkanları Akademisi (BEL-AK)’inde eğitim görerek, geleceğe hazırlanmalıdır.

Belediye başkan adayları şimdiden hazır olmalıdır.

Her bölgeden bir büyükşehir belediye bünyesinde de akademiler kurulabilir.

Ama en uygunu, başarılı bir belediye olan Kocaeli BB bünyesinde bir akademinin kurulmasıdır.

***

Ulus bilinci değil, millet bilinci

Arap ülkelerinde neden ulus bilinci yok diyorlar?

Aslında Araplar neden ırkçılık yapmıyor diyorlar?

Arapları ırkçılık yapmaya itiyorlar.

Araplar geçmişte büyük imparatorluklar (Emeviler, Abbasiler, …) kurmuş bir millettir.

Çok sayıda Arap devleti var şuanda.

Arap ülkelerinde ulus bilinci değil, millet bilinci var.

İSLAM Dini ırkçılığı reddettiği için; ırkçılık yok, milliyetçilik var.

Kürtlerde de ulus bilinci değil, millet bilinci vardır.

Türkiye'de de ulus bilinci değil MİLLET bilinci var.

Arap ülkelerinin yöneticileri batılı ülkelerin güdümündedir.

Ekonomik olarak batılı ülkelerin sistemleriyle entegre edilmiştir.

Bağımsız hareket edemiyorlar.

Aslında işgal atındadırlar.

Bundan dolayı birlik olamıyorlar.

Türkiye bu konuya da el atmalıdır.

İslam ülkelerinin geleceğinin yöneticileri Türkiye’de eğitim görmelidir.

Bu konuda yapılan çalışmalar arttırılmalıdır.

İslam dünyasını batı etkisinden tamamen çıkarmamız gerekiyor.

İslam dünyasını batı etkisinden tamamen kurtarmamız gerekiyor.

***

İran’a kara harekatı Azerbaycan (Zengezur) Üzerinden yapılabilir

Türkiye’yi Azerbaycan üzerinden İran ile karşı karşıya getirebilirler.

ABD (İsrail-İngiltere), İran'a kara harekatını Azerbaycan üzerinden yapabilir.

ABD, Zengezur Koridoru'nu boşuna satın almadı.

ABD, Hazar Denizi'ne de gelecek.

Hazar Denizi'ne geldikten sonra da Gürcistan üzerinden Karadeniz'e de ulaşacak.

Hem ÇİN’i hem Rusya’yı, Türkiye’yi yanlarına almadan kuşatamazlar.

Türkiye’yi Azerbaycan üzerinden Rusya ile karşı karşıya getirmeye çalışabilirler.

Uygurlar üzerinden de ÇİN ile karşı karşıya getirmeye çalışabilirler.

Buna göre hareket etmemiz gerekiyor.

***

İranlılar neden savaşıyor Suriyeliler neden kaçtı?

İranlıların düşmanı bellidir.

ABD-İngiltere-İsrail ittifakı.

Düşman belli olduğu için, İranlılar kiminle savaşacağını, kiminle karşı karşıya olduğunu biliyor.

Ama, İran içinde bir iç savaş çıkarırlarsa, işte o zaman iş değişir.

İranlılar da birbirleriyle savaşmak yerine, komşu ülkelere göç etmek zorunda kalabilirler.

İşte Suriyeliler bunu yaşadı.

ABD-İsrail, … direk Suriye ile savaşmadı.

Suriye’de iç savaş çıkardılar.

Suriyeliler de birbirleriyle savaşıp kardeş kanı dökeceklerine, komşu ülkelere göç etmeyi tercih ettiler.

Maalesef İranlılar da kaçmak zorunda kalabilir.

İran’da; Beluciler, Türkler, Kürtler, Farslar, .. birbirlerine düşürülebilir.

O zaman İranlıların önemli bir kısmı sınırdaş ülkelere göç etmek zorunda kalabilir.

Yani İranlılar düşman belli olduğu için düşmana karşı birleşip savaşıyor.

Suriyeliler de düşman belli olmadığı için, göç etmek zorunda kaldılar.

***

Su verip petrol alacağız

Türkiye-Suudi Arabistan Barış Suyu Kanalı

Suudi Arabistan başta olmak üzere, İslam ülkeleri susuz bir döneme girecek.

Durum bunu gösteriyor.

Fırat ve Dicle'nin sularını Suudi Arabistan, Ürdün, ... gibi ülkelere göndermek için, bir su kanalının yapılması bir zaruret haline gelebilir.

Suyu hem barış hem ekonomi için kullanabiliriz.

Su verip petrol, doğal gaz, … alabiliriz.

***

Talibanizm ile Kemalizm

Afganistan ile ilgili zaman zaman bazı şeyler gündeme geliyor.

Özellikle kadınlarla ilgili bazı iddialar gündeme sık sık geliyor.

İddialar doğruysa,

Taliban bir zamanlar Türkiye'de uygulanan Kemalizm rejimini uyguluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan önce, Türkiye'de başörtüsü takmak yasaktı, Afganistan'da da sakal bırakmamak yasak.

Türkiye'de başörtüsü takmak yasaktı.

İran'da başörtüsü takmamak yasaktı.

Kemalizm rejiminin ikizleri; İran, Afganistan, ... rejimleri

Birbirlerinden bir farkları yok.

*

Kemalizm ile Velayet-i Fakih arasında bir fark var mı?

Kemalistler ile İran mollaları arasında bir fark var mı?

İran rejimi ile Kemalizm, mollalar ile Kemalistler arasında hiçbir fark yoktur.

Atatürk ile Ayetullah Humeyni arasında da bir fark yoktur.

Atatürk de Hümeyni de devrimcidir.

CHP'nin tek parti dönemi Kemalist rejimi ile İran’ın Velayet-i Fakih rejimi arasında bir fark yoktur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü mehdi olarak gören Kemalizm Tarikatı Müritleri Kemalistler ile 12. İmamı bekleyen İran mollaları arasında hiçbir fark yoktur.

Türkiye Erdoğan ile bunları aştı.

Afganistan ve İran da bunları aşacak.

***

Nüfus artışı ancak İSLAM AHLAKI ile sağlanabilir.

Türkiye’nin nüfusu ciddi bir artış göstermiyor.

Bu durum geleceğimiz için tam bir felakettir.

Kadınları fabrikalarda çalışmak zorunda bırakmakla nüfus artışı sağlanamaz.

Toki üzerinden 1+1 ev yapmakla nüfus artışı sağlanamaz.

Evleri küçülterek nüfus artışı sağlayamayız.

Aileyi, ahlakı, ... yok eden dizilerle nüfus artışı sağlanamaz.

Nüfus artışı için; kadını merkeze alan İSLAM AİLE AHLAKI, İSLAM AİLE MODELİ stratejisi ile hareket etmek gerekiyor.

Aksi halde nüfusumuz daha da düşer.

Aileyi ön plana çıkaran diziler yapmalıyız.

Aileyi ders programlarına, ders kitaplarına yerleştirmeliyiz.

Aile dersi müfredatta olmalıdır.

İslam Aile Ahlakını yaygınlaştırmalıyız.

Genç yaşta evliliği teşvik etmeliyiz.

Aile zayıflarsa, devlet de zayıflar.

***

İran’ın bölünme, parçalanma tehlikesi var

İran'ı nükleer silahlarla parçalayıp, 10 kantona bölebilirler.

ABD (İsrail-İngiltere), İran'a son derece ağır bir bombardıman yapabilir.

Bunun hazırlıklarını yapıyorlar.

İran'ın bütün altyapısını tahrip edebilirler.

Gerekirse nükleer silahlar da kullanırlar.

İran'ın; su, kanalizasyon, elektrik, internet, barajlar, petrol ve doğalgaz tesisleri, nükleer tesisleri, ... bütün stratejik alanlarını vurabilirler.

İranlılar çaresiz kalıp komşu ülkelere sığınmak zorunda kalabilir.

İranlılar;

Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Afganistan, Pakistan, Irak, ... gibi ülkelere sığınmak zorunda kalabilir.

ABD-İsrail-İngiltere ŞEYTAN üçgeni ittifakı tam bir felakete hazırlanıyor.

İran'ı en az 10 kantona bölecekler gibi görünüyor.

İranlıları birbirine düşürüp, stratejik bölgelerini işgal etme üzerine plan yapıyorlar.

ABD sürekli gemilerle asker getiriyor.

İran’ı oyalıyorlar.

Dünyayı oyalıyorlar.

Türkiye dışında ciddi bir mücadele veren ülke yok ne yazık ki

İran’ı birbirine düşürüp, Suriye’ye tekrar dönüş yapacaklar.

Suriye ile işleri henüz bitmedi çünkü

Ve Kürtler

Yine en büyük oyunları Kürtler üzerine kuracaklar.

İran, Irak, Suriye, … Kürtlerini PKK, Barzani, Talabani, … ya da yeni bir aktör üzerinden tek çatı altına birleştirmeye çalışacaklar.

Kürtleri kullanmaya çalışacaklar.

PKK’ya silah bıraktıramazsak, PKK’yı daha da büyüterek, devletleştirecekler.

***

İsrail ABD'yi işgal etmiş.

ABD'yi Amerikalılar değil, Siyonist Yahudiler yönetiyor.

ABD'yi Donald Trump değil, Benyamin Netanyahu yönetiyor.

ABD'nin Başkenti Washington değil, Tel Aviv

ABD Tel Aviv’den yönetiliyor.

Bu dünya için tam bir felaket.

Siyonizm hem ABD’yi hem dünyayı yönetiyor.

Siyonizm hem ABD’yi hem dünyayı felakete sürüklüyor.

***

Çanakkale geçilmedi, Hürmüz geçilecek mi?

Çanakkale geçilmez demişti, Çanakkale'nin kahramanları; Cevad Çobanlı, Seyit Onbaşı, ... gibi kahramanlarımız.

İranlılar Hürmüz geçilmez diyebilecek mi?

Çanakkale Zaferi nasıl ki İngiltere'nin dünya hakimiyetinin sonunu getirmişse,

Hürmüz Zaferi de ABD'nin dünya hakimiyetinin sonunu getirebilir.

Osmanlı, İngiltere'nin dünya hakimiyetini sonlandırmıştı.

İran da ABD'nin dünya hakimiyetini sonlandırabilecek mi?

İranlılar ABD-İsrail ile mücadele edilebileceğini bütün dünyaya gösterdi.

ABD-İsrail ancak nükleer silah kullanarak İran’ı etkisiz hale getirebilir.

Gazze’de soykırım yapan ABD-İsrail her seçeneği değerlendirebilir.

İran’ı da İslam dünyasını da çok zor günler bekliyor.

***

Türkiye, Dünya Altın Borsası'nı kurmalıdır.

Türkiye’nin yumuşak gücü Selam (İslam=Barış)

SELAM Altın Borsası (SAB)

Dünya altın piyasasını tamamen kontrolümüze almalıyız.

Türkiye’de yastık altı altın birikimi en yüksek olan 10 il:

1. Antalya – 43,6 milyar TL

2. Bursa – 42,85 milyar TL

3. Kocaeli – 34,73 milyar TL

4. Konya – 29,50 milyar TL

5. Adana – 22,40 milyar TL

6. Balıkesir – 20,74 milyar TL

7. Muğla – 20,50 milyar TL

8. Mersin – 20,46 milyar TL

9. Manisa – 16,50 milyar TL

10. Eskişehir – 16,37 milyar TL

Ayrıca, TCMB'nin resmi altın rezervleri Ocak 2026 itibarıyla 134 milyar dolar bandına yaklaşırken, toplam brüt rezervler 200 milyar dolar eşiğini aştı. Türkiye, son 5 yılda en hızlı altın biriktiren OECD ülkesi oldu.

Altın üzerinden hareket ederek, dünya ekonomisine yön verebiliriz.

***

Haftanın Twitter (x.com) mesajım

*

“İsrail'in bundan sonraki hedefi Mesut Barzani ya da Neçirvan İdris Barzani Barzani'dir.

İsrail (ABD-İngiltere), Türkiye içinde de DEM Parti yöneticilerini hedef alacaktır.

Bu suikastları de PKK'lılara yaptıracaktır.

PKK da İsrail de ABD de Terörsüz Türkiye Süreci'ne karşıdır.

DEM Parti yöneticileri de bir tercih yapmalıdır.

DEM Parti

ya Türkiye'nin yanında yer alacak

ya da İsrail (ABD-İngiltere)'in yanında yer alacak.”, https://x.com/Galipilhaner/status/2036650812684840975 , ÖÖ 6:46 · 25 Mar 2026

*

Barzaniler şimdilik oyuna gelmedi.

ABD-İsrail (Donald Trump-Benyamin Netanyahu) Barzaniler üzerinden Kürtleri İran’a karşı kullanmak istedi.

Bizzat Donald Trump Barzani’yi arayarak, Kürdistan Devleti vaadinde bulunarak İran’a karşı Kürtleri ayaklandırmasını istedi.

Fakat Barzaniler şimdilik bu oyuna gelmedi.

28 Mart 2026 günü İdris Neçirvan Bazrani hedef alındı. Uyarıldı.

IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’nin Duhok vilayetindeki konutuna İHA saldırısı gerçekleştirildi.

Bu bir CIA-Mossad operasyonu.

Barzani ailesi ölümle tehdit edildi.

ABD eğer Barzanileri kullanamazsa, Barzanileri ortadan kaldırarak, yeni bir aktör çıkarabilir.

Talabani üzerinden de hareket edebilir.

PKK üzerinden PJAK’ı da kullanabilir.

Eğer Terörsüz Türkiye Süreci olmasaydı, PKK şuanda İran’da özerklik ilan etmişti bile.

Kürtleri ayaklandırmaya çalışacaklar.

İran’da Türk-Kürt çatışmasını da deneyecekler.

Türkiye’yi savaşa çekmek için her yola başvuracaklar.

Ya Barzaniler, Talabaniler, .. üzerinden ya da PKK üzerinden Kürtleri İran’da kullanmaya çalışacaklar.

İslamcı bir Kürt örgütü de kurabilirler.