Millet ve maarif, bu iki temel sağlam olmayınca üzerine hiçbir şey inşâ edilmiyor. 18 Mart 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Kongre Salonu’nda 81 ilden gelen öğretmen ve yöneticiler iftar programında buluştu.

Milletin evinde yine milletin kendisi vardı. Biz de Tokat’tan İl Milli Eğitim Müdürümüz Hüseyin Kır Beyefendi olmak üzere yeni emekli olan Hayati Erdemir, Ahmet Sefa Kesler, Fatih Polat ve bendeniz davetli olarak iftar programına katıldık.

“Şüheda 1915”

Günün ilk programında “Şüheda 1915” tiyatro oyunu, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünde Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı anma programında ilk kez sahneye taşındı. “Çanakkale geçilmez!” ruhunun yansıtıldığı oyunun tarih ve senaryo danışmanı Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin, senaryosu ise Prof. Dr. İbrahim Sarıtaş ve Utku Koçak’a ait.

Gösterimin ardından Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’a “Yaşasun Askerler Bir Veda Bir Vefa” sembolünün yer aldığı, Tokat’ın yazmacılarının elinden çıkan, Birinci Dünya Savaşı’nın en zor yıllarında cepheye uğurlanan onbeşlilerin heybesinde birer dua gibi bırakılan mendilin bulunduğu “Yaşasun Askerler Tablosu”nu hediye etti. Ayrıca oyunu izleyenlere Çanakkale cephesine uğurlanan ve tarihe “Onbeşliler” olarak geçen genç askerlere anneleri tarafından verilen ve Tokat Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan mendil örnekleri hediye edildi.

İftar programında konuşan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğretmenler, eğitim temsilcileri ve maarif davasına emek verenlere katılımlarından dolayı teşekkürlerini iletti.

18 Mart Şehitler Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıl dönümünün de idrak edildiğini hatırlatan Tekin, Çanakkale’nin milletin en ağır şartlar altında bile diz çökmediği, istiklalinden ve istikbalinden vazgeçmediğini bütün cihana ilan ettiği yer olduğunu vurguladı.

“Maarifin Kalbinde Ramazan”

Ramazan ayının “Maarifin Kalbinde Ramazan” başlığıyla son derece canlı, kuşatıcı ve ruhu olan bir iklim içinde idrak edildiğini bildiren Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Muhterem Cumhurbaşkanım, öncelikle Türkiye'ye, bizlere, bu iklimi yaşattığınız için, bu mücadeleyi verdiğiniz için, bu mücadelede bizi yanınıza yol arkadaşı olarak aldığınız için size şükranlarımı arz ediyorum." diye konuştu.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ramazan etkinliklerine dair eleştirilere cevap niteliğinde şunları ifade etti: ”Hiçbir çocuğumuzu zorlayacak, ayrıştıracak yahut mahremiyetini zedeleyecek bir usule tevessül etmedik. Gönüllülüğü esas alan, aileyi okulun tabii refiki kabul eden bir dikkatle evlatlarımızın ortak hayat şuuru, birlik hissi ve kardeşlik ahlakıyla tabii biçimde tanışmasına imkân hazırladık.”

Ramazan Bayramı Tebriki

Konuşmalarını yapmak üzere kürsüyü teşrif eden Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan, öncelikle katılımcıların Ramazan ayını ve Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek şöyle dedi: “Hoş geldin ramazan, diyorduk. Şimdi, elveda ramazan, diyoruz. Ramazan Bayramı'nın buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabb'imden niyaz ediyorum."

"Cennet vatanımızın her karış toprağı Çanakkale'dir"

Sayın Cumhurbaşkanı’mız, Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıl dönümünü büyük bir gururla idrak ettiklerini vurgulayarak şunları kaydetti: “Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferi'nin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yâd ediyorum. Anadolu; her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan iradedir. İttihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna vardır. Çanakkale'de Balkanlar vardır. Çanakkale'de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır.”

Köklerden Geleceğe

Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeminde iftar programın konuğu öğretmenler ve elbette eğitim de vardı. Bu konuda Cumhurbaşkanı’mız şunları söyledi: “Köklerden Geleceğe' şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk.”

Merhum Nurettin Topçu’nun “Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir.” sözüne atıfta bulunan Cumhurbaşkanı’mız Erdoğan, “Muallimler yani öğretmenler, devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve millî bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir.” dedi.

“Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir.”

Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan son günlerde öğretmenlere yönelik şiddet eylemleri sebebiyle dikkat çeken açıklamalarda bulunarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır."

İftar programına katılan öğretmenlerle hatıra fotoğrafı çektiren Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile aynı masada iftarımızı yaptık. Kısa da olsa sohbet etme imkânımız oldu. Kendilerine şükranlarımızı, hürmetlerimiz bildirdik ve oğlum Ali Kerem’in selamını ilettim, kendileri de Ali Kerem’e selam söyledi.

Eğitim Ailesi İle İftar programında milletiyle aynı sofrada bulunan bir Cumhurbaşkanı vardı. Cumhurun iradesi, duygusu, beklentisi, saygısı ve sevgisi oradaydı. Mübarek bir günde bizleri buluşturan Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin başta olmak üzere emeği geçenlere kalbî şükranlarımızı sunuyorum.