0

Anayasa maddelerinin değişikliği vesilesiyle insanlar arasında adeta bulmaca bilmece veya Erkan Yolaç'ın evet-hayır oyunu gibi sahneler sıkça görülmeye başlandı. Gençler pek hatırlamaz, bir zamanlar televizyonların gözde programlarındandı. Evet ve hayır diyen, oyunu/yarışı kaybediyordu. Oysa şimdi önümüzde bir oyun değil sahici bir seçim var. Bu tercih, ülkemizin daha uyumlu, dengeli, uzlaşmacı bir sisteme geçişini öngörmektedir. Evet'le bunun önü açılacaktır.

Gündelik hayatta yer almaya başlayan komik bazı evet/hayır diyalogları paylaşmak istedim.

-Anne çay alır mısın?

-Evet yavrum, zahmet olacak!

Baba hemen devreye girer:

-Evet deme hanım, bana siyasi mesaj mı veriyorsun?

-Ayol ne siyasi mesajı, canım çay istiyor, sevgili kızım da çay getirecek, hayır mı diyeyim?

-Kızımız da soruyu doğru sorsun!

-Ne diyeyim babacığım?

-Ne bileyim, başka türlü sor, mesela çayın açık mı demli mi olsun diye sor.

-Aman baba, çok abartmadın mı?

-Hayır! Bak ne güzel oldu? Hayır dedirttin bana. Şayet "Hata yaptım değil mi babacığım?" deseydin, soruyu yanlış sormuş olur ve bana "evet" dedirtmiş olursun. Tamam mı?

-Evet babacığım, buna dikkat edeceğim.

-Bak yine "evet" dedin, tövbe estağfirullah, alış artık.

-Evladım zil çaldı mı?

-Evet hocam!

-Evet deme!

-Hocam zil çaldığı için evet dedim. Hayır mı deseydim? Sizi kandırsa mıydım?

-Sadece 'zil çaldı' de… Bu yaşta politize olmuşsunuz. Bana "evet" dedirtemezsiniz.

-Hocam bizim sınıfa mı dersiniz?

-Evet sizin… Hayır… Tabi ki sizin sınıfa. Geç bakalım sınıfa, geveze seni!

-Bu otobüs Kızılay'a gidiyor mu acaba?

-Evet amca, gidiyor.

-La havle…

-Ne oldu amca, bir yanlış mı yaptım?

-Şimdiki nesilde hiç anlayış, zarafet kalmamış. Fırsatını bulunca hemen mahalle, pardon, sokak baskısı kurmaya çalışıyor. "Evet" demek zorunda mısın yavrum? Sana referandum tercihini mi sordum?

-Yok amca ne referandumu, tabi ki evet diyeceğim ama bu otobüs de sizi gideceğiniz yere götürür.

-Yok ben binmem buna? Belki Beştepe'ye gidiyordur!

-Sen bilirsin amca, bu inatçılık yüzünden daha çok beklersiniz.

-Belediyemize yaptığınız başvuru sonucu, evlenmenize mani bir hal olmadığı tespit edildi. Adem oğlu Badem Bey, Havva kızı Mavra'yı kendinize eş olarak kabul ettiniz mi?

-Eeeeveet!

-Peki Havva kızı Mavra Hanım, siz de Badem Bey'i kendinize eş olarak kabul ettiniz mi?

-Haaayıır!

-Anlayamadım, hayır mı dediniz?

-Hayır, tabi ki hayır dedim.

-O zaman evlenmek istemiyorsunuz?

-Hayır, istiyorum.

-O zaman evet deyin.

-Ben evet diyemem! Bana evet dedirtemezsiniz! Bana baskı uygulayamazsınız! Devletin imkanlarını kullanarak evet sayısını arttıramazsınız. Zaten milletin çoğu "evet" diyecek ama beni buna zorlayamazsınız.

-Kızım, burası referandum alanı değil, önünde pusula da yok! Siz bize başvurdunuz. Böyle diretirseniz nikahınız gerçekleşmemiş olacak.

-O zaman iki ay sonra gelirim ben de. Referandum bitsin o zaman gelirim. Haydi Badem, Mayıstan önce olmaz bu iş. Ben gidiyorum…