Güner Ümit şakayla karışık, bizim de karşı çıktığımız biçimsiz bir lâf edince radikal mezhepçiler ayağa kalktı.

Feci gürültü yaptı.

Cıvıklığından dolayı zor durumda kalan Güner Ümit, nice özür diledi.

Yerlere yattı, ayaklara kapandı ama af çıkmadı!

Güner Ümit’in meslek hayatı bitti!

Yıllar sonra yeniden denemeye karar verdi ama radikal mezhepçiler kendisini affetmemişti.

Pişman olmuş işte!

Yok hayır, demeyecekti!

Binlerce kez af dilendi işte!

Yok, onlarda af yok!

Güldür Güldür Show’un bir skecinde “Papaz” üzerinden mizah yapmaya kalkıştılar.

Ne tepkiler geldi.

Ekip de ne yapsın; özür diledi ve o skeci yayından kaldırdı!

Pınar Fidan, yine mezhepçileri kızdıran bir “mizah” unsuru kullandı.

Tepkiler ayyuka çıktı.

Hakkında soruşturma açıldı.

Sosyal medyada linç edildi.

Manisa’da Ramazan Avuşmak isimli 61 yaşındaki öğretmen, kumpasla karşı karşıya kaldı.

Bir grup öğrenciye “Ramazan Hoca derste Atatürk’e hakaret etti!” iftirası attırıldı.

Ramazan Hoca tutuklandı.

Radikal laikçilerin linç operasyonuna maruz kaldı.

Ramazan Bayramı’nı hapiste geçirdi.

Beyin tümörü hastası hanımefendisi ile engelli çocukları perişan oldu..

Sonrasında…

Atatürk’e hakaret etmediği anlaşıldı ama…

Birilerinin yaptıkları yanlarına kâr kaldı!

Ha bu ara…

Ramazan Hoca’yı laikçiler linç etti, Muhafaza-KÂRlar “ortada kuyu var, yandan geç!” takıldı.

Ben 40 yıllık gazetecilik hayatımda Atatürk’e bir kez olsun hakaret etmedim.

Gazetecilikten evvel de “Kemalist” idim zaten, Atatürk’ü paso överdim.

Atatürk’e hiç hakaret etmemiş ve gerekli yerlerde hakkını da teslim etmiş bir vatandaş olarak, 5816 Sayılı Koruma Kanunu’nun kalkmasını istediğim için ne linçlere maruz kaldım!

Ben linçlendim, bazıları da “Sevmiyorum!” dediği için neler yaşıdı!

***

Ve şimdi…

Biri şarlatanlık yaptı…

“Teolojik espri” kılıfıyla İslam’la, Hazret-i Peygamber’le (s.a.v.), Kuran’ı Kerim’le dalga geçti kıt aklınca…

Buna bizler tepki gösterdik.

Lâikçiler destek verdi.

MuhafazaKÂRlar da ikiye ayrıldı.

Bir kısmı şarlatanlığa destek verdi.

Bir kısmı da…

Şarlatanlığı görmezden geldi.

Ah MuhafazaKÂR kompleks!

Ah Ezik ve de büzük Muhafaza-KÂR takımı!

NATO ZİRVESİ VE TÜRKİYE

NATO’nun 36. Liderler Zirvesi, ittifakın 77 yıllık tarihinde sadece ikinci kez Türkiye’de düzenleniyor.

2004 İstanbul Zirvesi’nden 22 yıl sonra, küresel jeopolitiğin en çalkantılı döneminde Ankara, ittifakın kalbi haline geliyor.

Bu zirve,

NATO’nun “3.0” versiyonunun doğuşuna,

transatlantik yük paylaşımının yeniden tanımlanmasına ve Türkiye’nin vazgeçilmez rolünün tescillenmesine sahne olacak.

Bizler de kısmetse gelişmeleri an be an aktaracağız sizlere.