0
Aslında "misafir" ile "yolcu" aynı anlamdadır. Yolcu kelimesinin karşılığı olan bu Arapça kelime Türkçe'de "konuk" anlamında kullanılır.
O nedenle "üç günlük dünyada misafiriz" denildiğinde konuk anlamında kullanılır. Ama "seferi namazı" veya "sefere çıkmak" derken ki "sefer" kelimesi "misafir" kelimesiyle aynı kökten olan ve yolculuk anlamında kullanılmıştır.
Peki dünyada "konuk" olmak ile "yolcu" olmak arasında ne fark vardır?
Başka bir deyişle "yolcu" ile "konuk" olan kişinin bulunduğu nokta ile olan ilişkisi nedir?
Yolcu olan kişinin bulunduğu nokta ile ilişkisi sadece oradan geçiyor olması iken, konuk olan kişinin orada bulunuyor olmasıdır.
İlkinde bulunduğu noktadan sadece geçiyor ikincisinde oraya uğramışlık vardır. İlkinde planlanmış bir durum varken ikincisinde planın geçtiği yer vardır.
Eğer bu dünyada konuk olduğumuzu kabul edersek kendimizi konuk olduğumuz yerde belli bir süre geçireceğimiz için orada planlama, yatırım ve bağlılık durumları söz konusu olur.
Ama eğer yolcu olarak kabul edersek o yolculuğun asıl amacına odaklanırız. Geçtiğimiz yerin sadece geçilen bir yer olduğunu, yatırım, konaklama ve yerleşiklik bilinci gelişmemiş olur.
Birinde kapitalizm mal mülk biriktirme ve yerleşik hayat sanmak gibi bir yanılgıya yol açarken diğerinde yani yolculuk anlayışında yere, mal mülke ve kapitale bağlanmak onun için beklemek gibi bir yanılgıya yer olmayacaktır.
Konukluk bakış açısında mülkiyet bilinci yoğun gelişir, sahiplenmek, ötekini dışlamak gibi hırsların gelişmesine zemin hazırlanırken, yolculuk anlayışında bu tür hırsların insanda varlık göstermesine asgari zemin imkanı olur.
İslam dininde insan bu dünyanın içinden geçen bir yolcu kabul edilirken, kültürümüzde insan bu dünyanın geçici konuğu yani "misafiri" kabul edilir.
Oysa biz bu dünyada konaklanmış değiliz. Çünkü eğer ölüm sonrası hayata inanıyorsanız bu yaşam ölüm sonrası yaşama doğru çıkılmış bir yolculuktan başka bir şey olmaması gerekir.
İnsanın kendine yabancılaşmasının temelinde var oluş amacını unutmuş olmasıdır. Bir çok düşünürün kullandığı yabancılaşma kavramı bizde insanın var oluş amacını unutup var olduğu yeri ve mekanı ve bu mekanda yer alan nesneleri yaratılış amacı sanma yanılgısıdır.
Yabancılaşmanın temel başlangıç noktası aslında insanın bu dünyada geçici olduğunu yani geçen bir yolcu olduğunu unutmakla başlar.
Bu temel yanılgı dünyaya ve dünyanın içindeki her şeye verdiğiniz anlamı değiştirir. İnsanın çevresindeki varlıklar ve olaylar ile kurduğu bağ onun yaşam felsefesini ifade eder.
Onlara kimisi sadece iş gören nesneler gibi bakarken kimisi de onlara tapar ve onlar için savaş çıkarır.
Hayatımızda yer olan varlıklara ve olaylara elimizin tersiyle itilebilecek varlıklar gibi bakabilmektir yolculuk anlayışı.
Konukluk anlayışı da nesneleri sahiplenip insanlar arasında paylaşım sorunlarının çıkmasına sahip olmaktır.
Biri Kabil'in yoludur öteki Habil'in yoludur.