Sevgili okur, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara "Ramazan etkinlikleri yapın talimatı", ülkemizde laiklik tartışmalarını yine hortlattı.


Sizi bilmem... Lakin ben böyle bir tartışmanın hortlamasını epeydir bekliyordum. Çünkü, muhafazakarlar mevcut ortamın kıymetini pek bilemediler. Bilemedikleri içinde, böyle tartışmalarla muhatap oluyorlar.


Biliyorsunuz... Kul verile nimetlerin kadrini ve değerini bilmezse, Allah o nimetleri kulundan alır. İşte buradada böyle bir durum var.


Hiç kusura bakılmasın... Şu anda ülkemizde yıllardır hayali kurulan bir ortam var. Mevcut ortam sadece dindarlara rahatlık sağlamıyor. İşte görüyorsunuz... Oruç tutmayanlar da oldukça rahat bir şekilde hareket edebiliyorlar.


Peki geçmişte durum böylemiydi? Maalesef hayır... O dönemde, Ramazan ayları geldi mi hoca kılıklı soytarılar ekranlara çıkarlar... Ve insanların aklını kurcalayacak konular açarlardı. Bu da kişilerin zihnine şüphe tohumları ekerdi.


Anlayacağınız... Geçmişte önemli zamanlar dindarlar için hep zehir olurdu. Hani burunlarından gelirdi desem, hiç de abartılı olmaz...


Hele hele 28 Şubat sürecinde, işte bu laiklik sopasıyla dindarlara etmedikleri zulmü bırakmadılar. O sıralarvar ya... ALLAH demek ve kulluğun gereğini yapmak suç olarak görülüyordu.


Başörtüsü zulmü deseniz, onu yazmaya sayfalar yetmez... Maalesef bu zulüm, Hanımların canlarını çok acıttı çok. Koskoca devlet, 3-5 karışlık bez parçasını takıntı haline getirdi.


Ben son günlerde yapılan laiklik tartışmaları dindarlara bir işaret vermelidir derim... Eğer dindarlar mevcut ortamdan memnun iseler, bu ortamın devamı için ellerinden geleni yapsınlar.


İmkanlar elden gittiğinde, son pişmanlık bir anlam ifade etmiyor.