İran devlet haber ajansı Tasnim geçenlerde şöyle bir haber yayınladı; “İranlı müzakereciler, ABD ile mesaj alışverişini durduracak ve Tahran, devam eden ateşkes ihlallerine misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatacak.”

Bu arada İsrail, Lübnan'da İran destekli Hizbullah'a karşı yürüttüğü askeri operasyonlara hız veriyor.

Tasnim haber ajansı, İsrail, Lübnan'daki işgal altındaki topraklardan tamamen çekilip hem Lübnan'da hem de Gazze Şeridi'nde tüm saldırılarını durdurana kadar "diyalog olmayacağını" belirtti.

İsrail Savunma Kuvvetlerine bakacak olursanız İsrail’in Lübnan'dan tamamen çekilmesi söz konusu bile değil.

Peki, tüm bunlar olurken piyasalarda neler oluyor?

Küresel petrol stokları Mart-Nisan aylarında 246 milyon varil azaldı ve Mayıs ayındaki azalma günlük 8,7 milyon varil ile rekor seviyeye ulaştı.

Hürmüz Boğazı'nın kapanması, dünya deniz yoluyla taşınan petrolünün %25'ini keserek, zaten düşük olan rezervleri daha da kötüleştirdi ve fiyatları yükseltti.

ABD kanadında ise ham petrol fiyatları %8,5'e varan artışla varil başına yaklaşık 95 dolara yükseldi; bu da yaklaşık 8 dolarlık bir artış anlamına geliyor.

Uluslararası Brent ham petrol fiyatı ise %7,3'e varan artışla varil başına 97 doların üzerine çıkarak 6 dolarlık bir artış gösterdi.

Gazyağı göstergesi olan ısıtma yağı fiyatları da %7 oranında artarken, toptan doğalgaz fiyatları %4 oranında yükseldi.

Exxon'un Kıdemli Başkan Yardımcısı Neil Chapman, geçtiğimiz günlerde petrol stokları kritik seviyelere ulaştığında petrol fiyatının varil başına 150 veya 160 dolara yükselebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Hal böyle olunca tarım sektörü de büyük zarar görüyor.

İngiltere'nin en güçlü gayrimenkul ve tarım şirketlerinden birine göre, İran-ABD savaşı nedeniyle yaşanan gübre kıtlığı, gelecek yıl küresel gıda fiyatları üzerinde "dramatik" bir etki yaratacak ve bu durum şimdiden İngiliz çiftçilerinin maliyetlerini %70'e kadar artırdı.

Varın Türkiye’yi siz hesap edin.

Guardian gazetesinin haberine göre, Westminster Dükü'nün kontrolündeki 349 yıllık Grosvenor Grubu'nun yönetim kurulu başkanı Mark Preston, savaşın başlamasının ardından fiyatlarda yaşanan %50 ila %70'lik artıştan önce bile gübrenin "zaten oldukça pahalı" olduğunu söylüyor.

ABD’nin başlattığı savaşın yol açtığı duruma bakınız. İran da Gazze ve Lübnan şartı nedeniyle Hürmüz Boğazı’nı açmıyor. Bu durumda enerji piyasası altüst olurken, altın düşüyor ve ülkeler mali krize doğru sürükleniyor.

Düşünün, yarın İran, Hürmüz Boğazı’nı açmaya karar verdi diyelim. Boğazdan normal trafiğin yeniden başlaması için İran'ın boğaza döşediği tüm mayınları kaldırması aylar alacak.

Hadi mayınlar ayıklandı diyelim, Basra Körfezi'nde mahsur kalan tankerlerin varış noktalarına ulaşması haftalar sürecektir.

Basra Körfezi ülkeleri, savaş sırasında hasar gören veya yok edilen tüm petrol ve doğalgaz altyapısı nedeniyle bundan böyle çok daha az petrol ve doğalgaz ihraç edeceklerdir. Bu altyapının tamamen onarılması ve yeniden inşa edilmesi ise yıllar alacaktır.

Kısacası olan oldu.

Isralarla müzakerelerin ertelenmesi de hayra alamet değil. Demem o ki iş çığırından çıkmak üzere. Ülkede kimse bu mevzuları konuşmak istemiyor ama kriz kapının eşiğinde. Bizim gibi ülkeler bundan kötü etkilenecek.

Umarım hükümetimiz bu konuda bir önlem almıştır.

Çünkü büyük sıfırlamacı elitlerin planları tıkır tıkır işliyor. Ve bu durum, yeni dünya rejimi tesis edilene kadar devem edecek.