Sevgili okurlar, şimdi koltuğunuza veya sandalyenize iyice yaslanın... Ve birazdan yazacağım örneği zihninizde canlandırmaya çalışın...


Efendim içinde 20'li yaşlardaki gencin bulunduğu araç, aşırı hız nedeniyle yoldan çıkarak tarlaya devriliyor. Tabi devrilmenin etkisiyle, sürücünün yanında oturan yolcu aracın arka camından fırlayarak yola düşüyor.


Yola düşen yolcunun üzerinden de, gece karanlığı olması nedeniyle iki araç geçiyor. Dikkatinizi çekerim... Yolcunun üzerinden iki araç geçiyor diyorum.


Dolayısıyla da, 20'li yaşlardaki genç kurtarılamayarak hayatını kaybediyor. Bu arada sürücü emniyet kemerinin takılı olması yüzünden, o elim kazayı ayak kırıklarıyla atlatıyor.


Değerli dostlar, bu üzücü kaza şöyle bir dram daha ortaya çıkardı. Kamu davası nedeniyle, kazayı yapan sürücü genç de şu anda ceza evinde... Dram içinde dram yani...


İbret Alınmalı...


İşte az önce bahsettiğim bu kaza geçenlerde bizim Simav'da yaşandı. İstedim ki, sizler kaza anını zihninizde canlandırarak, aşırı hızın insanların bbaşına neler getirdiğini anlayın...


Ha birde emniyet kemerinin nasıl hayat kurtardığını bizzat görün... Hiç kusura bakılmasın... Trafikte yolculuk yapıyorsak, emniyet kemerimizi takmaya mecburuz... Bu iki iki daha dört eder gibi kesin bir kural...


Aslına bakarsanız, Trafikte kurallara uymadan yaşanan sıkıntılara "kaza" dememek lazım... O sıkıntıları insanların "bile bile kabullenmesi" olarak görmek gerekir. Çünkü trafikte kurallara uymuyorsan, her türlü sıkıntı başına gelebilir kardeşim...


Yazının başlığına, "Kurallara Uymanın Mükafatı" diye yazdım. İşte o mükafatta: Hedefinize sağ salim, sıkıntısız bir şekilde ulaşmaktır. Allah aşkına söyleyin... Bundan ala mükafat mı olur?


Biliyorsunuz... TBMM Genel Kurulunda 6 maddelik değişiklik kabul edilerek, Trafikte yeni dönem başlamış oldu. Bu yeni dönemle, hem para cezaları ağırlaştı... Hem de işin içine hapis cezası girdi.


Keşke herkes Trafik kurallarına harfi harfine uysa... Ve böyle cezalara gerek kalmasa... Ama nerdeeee...