Sanat, edebiyat ve düşünce dergisi Yitiksiz, “Filistin Özel Sayısı”nı yayımladı. Merhum şairimiz Cahit Zarifoğlu’nun “Filistin bir sınav kâğıdı/Her mü’min kulun önünde” mısraları, Mescid-i Aksa ile birlikte derginin kapağına taşındı. 696 sayfalık özel sayı bir kitap olmanın ötesinde âdeta bir ansiklopedi hüviyetinde. Çok değerli imzaların kıymetli yazıları, şiirleri ve tahlilleriyle günışığına çıkan Yitiksöz’ün 32. sayısı, Filistin hakkında yazacak veya konuşacak olanların mutlaka görmesi, okuması ve kütüphanesinde bulundurması gereken bir kaynak özelliği taşıyor. Fırat Görgel’in sahibi olduğu, yazı işleri müdürlüğünü Duran Doğan’ın yaptığı derginin Genel Yayın Yönetmeni Duran Boz. Elbette Yayın Koordinatörü olarak görev yapan Harun Kadıoğlu ile yayın kurulundaki seçkin imzaların da katkısı büyük.

VİCDANLAR DEVRE DIŞI BIRAKILDI

“Soykırım Mantığı Üzerine” başlıklı sunuş yazısında şu satırları okuyoruz: “Günümüzde Filistin’de yaşananlar, yalnızca siyasi bir hesaplaşma değil; insan onuruna yönelik sistemli ve bilinçli bir saldırının göstergesidir.” Ölüm ve öldürmenin Gazze’de günlük hayatın sıradan bir parçası hâline getirildiği, neredeyse bir inancın ritüeli gibi işlendiği vurgulanırken şöyle devam ediliyor: “Bu durum, sistemli bir biçimde bir halkı yok etme iradesinin, kimi ideolojik gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışıldığı bir soykırım sürecini işaret eder. Siyonizm’in ilk dönemlerinden bu yana şekillenen yayılmacı ve ayrımcı anlayış, bugün askerî operasyonlarla, abluka politikalarıyla ve sistematik hak ihlalleriyle somutluk kazanmıştır. Gazze’de öldürülen her çocuk, yalnızca bir bireyin değil insanlık ruhunun katledilmesidir aynı zamanda. Vicdan, insanın fıtratında yer alan şaşmaz bir ölçü olsa da bu ölçü devre dışı bırakılmış, insan, işleyen ölme ve öldürme düzeninin aparatı durumuna getirilmiştir.”

ZULME SESSİZ KALANLAR

Bir de bu cihanşümul kötülüğe sesini çıkarmayan korkaklar ve insanlıktan nasibini almamış nadanlar var. Onlar için şöyle deniliyor: “Dünya kamuoyunun bu soykırım karşısındaki sessizliği, aleni bir biçimde suça ortak olma anlamına gelmektedir. Zira sükût, ikrardan sayılır. Ölüm, artık Orta Doğu’da raflara dizilmiş bir ürün gibi pazarlanmakta; kıyıma direnenlerle sessiz kalanlar arasındaki uçurum, her geçen gün daha da derinleşmektedir. Kutlu öğretimimizde/inancımızda bir insanı diriltmek bütün insanlığı diriltmek anlamını taşır. Bu nedenle, insanın öz benliğinde var olan ‘diriltme’ eğilimini, yani hayatı ve yaşatmayı savunma bilincini yeniden hatırlamak zorundayız. İnsanlık onurunu savunmak, sadece Filistin halkı için değil; kendi geleceğimiz için de bir zorunluluktur.”

YA ÖLÜM YA DİRENİŞ

Filistinlilere 1947 yılından beri Siyonist İsraillilerin yaptığı zulümden, Yahudilerin toprak hırsızlığından kısaca bahsedildikten sonra şöyle deniliyor: “O günlerden başlayarak yoğunluğunu arttırmak suretiyle devam eden soykırım, Filistinlilerin önüne iki seçenek koydu: Ya her gün ölümlerden birini seçerek sessizce yok olmak, ya da onurluca direnerek bu hayatı tamamlamak. Gazzeliler, olanlar karşısında onurluca bir direnişi seçerek, şehadetle sonuçlanacak bir hayatı tercih etmeye devam ediyor. Onların çağın acımasız sistematiği karşısında yeniden bir diriliş çağı destanı yazmayı tercih etmeleri insandaki sorumluluk algısının çağları aşan gücünü ortaya koyuyor.”

FİLİSTİNLE DERTLENENLER SEVGİYE LAYIKDIR

Yitiksöz, bu sayısıyla tarihî ve insani bir ödevi/görevi yerine getirmiştir. Zamana tanıklık etmiş ve gelecek nesillerin şuurlu ve sağlıklı bir şekilde geçmişi değerlendirebilmelerini sağlamış, Siyonizm’in kanlı ve kötü tarihini gözler önüne sermiştir. Zaten aydına düşen görev de bu değil mi? Çağına ayna olmak! Filistin meselesine bigâne kalanlar aydın falan olamaz. Gazze’nin ve Kudüs’ün derdiyle dertlenenler ise hürmete şayan, sevgiye layık gerçek insanlardır. Metinlere geçmeden önce ortak vicdanın yankısı olan bir çizgi bizi selamlıyor. Filistin, Kudüs ve Gazze konusunda hem seçkin bir çizer hem de kâmil bir mümin olarak verdiği eserlerle gönüllerde taht kuran Hasan Aycın’ın çizgisi… Kitap boyunca bu sarsıcı çizimlerden bazılarını görebiliyoruz. Kitapta imzası olanların sayısı çok fazla. Hepsi de burada zikredilmeyi hak ediyor. Hatta yazdıklarından örnekler de verilebilir. Lakin buna yerimiz müsait değil. Ben de bu muhteşem özel sayıyı baştan sona incelerken en azından tanıdığım şair ve yazarların hiç olmazsa isimlerini bir araya getireyim dedim. Bu dahi Filistin, Kudüs ve Gazze konusunda kutlu bir şahitliktir. İşte Yitiksöz’e eserleriyle emek veren vicdan sahibi insanlarımızdan bir kısmı: Ömer Erdem, A. Ali Ural, Hüseyin Akın, Suavi Kemal Yazgıç, Âdem Turan, Necip Evlice, Bahtiyar Aslan, Metin Önal Mengüşoğlu, Mehmet Aycı, Ali Emre, Orhan Âlimoğlu, Cemal Aydın, Yıldız Ramazanoğlu, Ali Haydar Haksal, Şaban Sağlık, Kâmil Büyüker, İsmail Kıllıoğlu, Sema Noyan, İhsan Kabil, Peren Birsaygılı Mut, Selçuk Küpçük, Ergün Yıldırım, Salih Tuna, Mustafa Çiftçi, Süleyman Ragıp Yazıcılar, Mustafa Ruhi Şirin, Selvigül Kandoğmuş Şahin, Bedir Acar, Mehmet Şeker, Bünyamin Yılmaz, Özcan Ünlü, Cihan Aktaş, Sadık Yalsızuçanlar, Ali Emre, Mustafa Uçurum, Ali Bal. Yitiksöz Filistin Özel Sayısı’nın sonunda “Kronolojik Filistin ve Filistinlerin Mücadele Tarihi” de bulunuyor. İnancım odur ki, Filistin davasına Türkiye’deki mümtaz kalem erbabı sahip çıktıkça kötülük odağı İsrail asla insanlığı ve hür vicdanını yenemeyecek, kirli ve sapık amacına hiçbir zaman ulaşamayacaktır.

SADECE MUSTAFA KUTLU

İbrahim Tenekeci’nin yönetiminde 75’nci sayısına ulaşan Muhit dergisinin kapak konusu, sevilen hikâyecimiz, yazarımız Mustafa Kutlu. Dergâh Yayınları’nda çalışırken Kutlu ile yakın dostluk kuran Tenekeci, iyi bir kadro ile mükemmel bir Mustafa Kutlu portresi ortaya koyuyor. Büyüğümüzün sadece iyi hikâyeciliği ve yazarlığı ele alınmıyor, bilhassa edebiyat yolunda kabiliyetli olanları bulup onları yetiştirerek gösterdiği “hoca”lık vasfına da işaret ediliyor. Özel sayının imza sahiplerinden bir kısmını görelim. Mustafa Kutlu ağabeyimizi gönülden sevenleri biz de buradan selamlayalım: Arif Ay, Dursun Çiçek, Erol Göka, Güray Süngü, Hasan Aycın, Hasan Öztürk, Hüsrev Hatemi, İbrahim Kalın, İbrahim Tenekeci, Kâmil Y eşil, Kemal Sayar, Mehmet Dinç, Mehmet Şeker, Mustafa Özel, Ömer Lekesiz, Sibel Eraslan.

YATAĞAN 36 YILDIR YAYINDA

Önceleri köy iken şimdi de Muğla’nın 13 ilçesinden biri olan Yatağan’da güzel bir dergi yayımlanıyor. Adı Yatağan. İsmini ilçeden alıyor. “Denizli-Yatağan ve Çevresi” yayın organı olan “tarih kültür folklor dergisi”, 36 yıldan beri istikrarlı biçimde okuyucularına ulaşıyor. Sahibi Rasim Aytin, derginin Genel Yayın Yönetmeni ise dostumuz Mustafa Nadir Önay. Uzun yıllar düzenli biçimde yayımına devam eden dergide ilim, sanat, kültür ve medeniyet merkezli yazılar yer alıyor. Önay, “Editörden” başlıklı köşede bölgede 100 yıldan beri hayali kurulan sanayi sitesinden bahsediyor. Dergideki bazı yazıların başlıkları şöyle: “Sanayi Sitesine Merhaba”, “Bıçakların Üzerinde Ustaların Alın Teri Kalmadı”, “Hüsnü Akşit’in Hatıra Defteri”, “Apalızâde Hafız Ahmet Efe (Yatağanlı Hoca) “, “Goca Mustafa”, “Başarının Sırrı: Amatör Radyoculuktan Bilim İnsanlığına Giden Hayat”, “Bostancı Baba”, “Kadim Türk Metallurji Geleneği: Demirci-Savaşçı Alp ‘Yatağan Baba’nın İzinde” Dergide Gürbüz Azak’ın “Bir Kiracı Nazmi Bey” yazısı ile Prof. Dr. Tuncer Baykara’nın “Hocalığımın İlk Zamanları” ve “Hüsnü Dayı’mın Hatıraları” başlıklı yazıları mutlaka okunmalıdır. İrfanla bezenmiş metinler çok kıymetli. Mustafa Nadir Beyi ve dergiye emeği geçenleri yürekten kutluyorum.

İLİK DÖNEM KADIN YAZARLARIMIZ

Olağan Hikâye dergisinde dosya konusu “İlk Dönem Kadın Yazarlarımız”. Vefalı bir davranış. İsimleri unutulmaya başlanan bazı hanım şair ve yazarlarımızın günümüz okuyucularına ve edebiyat meraklılarına hatırlatılması anlamlıdır. Dergideki bazı başlıklar ve yazarları şöyle: “Nezihe Muhiddin Romanlarında Babalar ve Oğullar (Yunus Emre Özsaray), “Nezihe Muhiddin’in Tiyatro Oyunlarında Kadınlık Mefkûresi” (Merve Çakır), “Bir Kadın İmzasının Ardındaki Sima: Fatma Âliye Hanım (Şerife Saliha Bozoklu). Dergi bu seriyi devam ettirmeli ve unutulmuş diğer hanım edebiyatçılar ve münevver kadınlarımız hakkında yeni dosyalar yapılmalıdır. Ve ileride bu dosyalar, kitaplaştırılarak okuyucuya toplu biçimde sunulmalıdır.

AHMET CEVDET PAŞA DOSYASI

Edebiyat Ortamı, yeni sayısında kapağa önemli bir tarihçimizi, hukukçumuzu ve fikir adamımızı taşıdı: Ahmet Cevdet Paşa. İlk yazı S. Burhanettin Kapusuzoğlu’na ait. Başlığı “Dâhi Allâme Ahmet Cevdet Paşa”. Ergin Ergül ise Ahmet Cevdet Paşa’nın iki ustasını “İbn Haldun ve Mevlâna”yı anlatıyor. İlerleyen sayfalarda Murat Baburoğlu’nun “Ahmet Cevdet Paşa ve Tarih-i Cevdet” makalesini okuyoruz. Kübra Güler’in yazısı, “Ahmet Cevdet Paşa’nın Bilim Tarihine İlişkin Bir Metni” adını taşıyor. Edebiyat Ortamı, farklı konulardaki yazılar ve şiirlerle devam ediyor. Her sayısıyla okuyucularına bir de kitap armağan eden dergi yöneticileri, geleneği bozmuyor. Bu sayı ile birlikte okurlara Ergin Ergül’ün Çok Yönlü Bir Düşünür Ahmet Cevdet Paşa isimli eseri hediye ediliyor.

TAT VE KOKU

Üç aylık kültür ve sanat dergisi Bizim Külliye’de dosya konusu “Tat ve Koku”. Dergide imzası yer alanlar arasında Bahtiyar Aslan, Fatma Pekşen, Kemal Batmaz, M. Halisin Kukul, M. Naci Onur, Muhsin İlyas Subaşı, Müjgân Üçer, Namık Açıkgöz, Nazım Payam, Nesrin Karaca, Osman Suroğlu, Şaban Sağlık, Vefa Taşdelen ve Yahya Akengin de bulunuyor. Hece dergisinin Mart sayısında kıymetli edebiyat hocası Dursun Ali Tökel ile “Şiir ve İdrak” üzerine yapılmış güzel bir mülakat var. Tökel, Mehmet Âkif Bıyıklı’nın sorularına cevap veriyor. Dergide bir vefa numunesi olarak da gazeteci yazar Ayşe Olgun’a bir bölüm ayrılmış. Ayşe Olgun ile röportaj yapan Rabia Bulut. Cihan Aktaş ve Yıldız Ramazanoğlu ise yazılarında Ayşe Olgun’u anlatıyorlar. “Avrupa”nın dosya konusu olarak işlendiği Nihayet dergisinde Necati Tonga’nın “Hazire-i Evrak” sayfalarındaki fotoğraflar dikkatimi çekti. Hakkında iki kitap yazdığım iyi şairimiz Ziya Osman Saba’nın bilinen ve bilinmeyen fotoğrafları, el yazı kupürleri bir araya getirilmiş. Bu azminden, gayretinden ve hamiyetperverliğinden dolayı Necati Tonga’yı kutluyorum. Merhum Ziya Osman Saba’yı sevenler değerli, kadirşinas, paylaşımcı ruha sahip ve iyi insanlardır.

Ve diğer bazı dergiler: Alaca, Olağan Şiir, Hece Öykü, Kardeş Kalemler, Dil ve Edebiyat, Kardelen Çocuk ve Zafer. Dergiler yakından takip edilmeli, okunmalıdır. Zira mecmuaların sayfalarına taşınan metinler, bizim kültürümüz, sanatımız, edebiyatımız, inancımız ve bütünüyle medeniyetimizdir.