0
Yıl: 1993.
Rahmetli Erbakan Hoca "Büyük Oyun"a şu sözlerle dikkat çekiyordu:
"Eskiden bize ilgi göstermeyen çevreler, şimdi bize hoş görünmeye çalışıyorlar. Eskiden yolumuza engel koyanlar, şimdi engelleri çekmek ister gibi davranıyorlar. Adeta bizim iktidara gelmemizi ister gibi çalışıyorlar.
Bu adamlar bizim iktidara gelmemizi 'HOŞGÖRÜ' ile karşılıyorlarsa bunda bir bit yeniği vardır. Anladığım kadarıyla, bu adamlar iktidara gelmemize zorluk çıkartmama kararı aldılar. Biz iktidara geldikten sonra da bizi iktidarda perişan etmeyi düşünüyorlar!"
Rahmetli, bu değerlendirmelerine Roosevelt'in bir sözünü eklemeyi de ihmal etmiyordu:
"Siyasi hayatta bir şey olmuşsa, biliniz ki bunu bir yapan vardır!"

Üçyüzler Meclisi, "Nerede kimi, nasıl ve ne zaman getirelim; kimi, nasıl ve ne zaman götürelim"in hesaplarını ince ince yapıyor ve sonuç da alıyor Rahmetli Erbakan'ın "tespitlerine" göre.
Bugüne kadar şahit olduklarıma bakınca, ben de öyle bir "hisse" kapılıyorum.
Bu "his" ile demişim ki bir dörtlüğümde:
"Zaferin Gururu Sana,
Kendisi Onlara Düşer!..
Sen Övünürken Geçmişle,
Âtiyi Onlar Parseller!.."
Bu hep öyle olmuş;
Zaferleri hep "Milletimiz" kazanmış ama kaynaklara hep "Düşmanlarımız" çökmüş!..
"Nice coşkulu marşlar, kahramanlık türküleri…"
Nice "destanlar" yazmışız ama…
Sonuçta…
Onlar kazanmış!..
Memleketlerimizin uçurumun kenarına geldiği her durumda…
Kurtarma sorumluluğunu "biz" üstlenmişiz…
Lakin…
Kurtulmasına vesile olduğumuz memleketlerin "paryaları" olmuşuz her seferinde!..
Bu sefer öyle olmayacak inşallah, geçmişte yaptığımız hataları yapmayacak…
Tarihin "tekerrür etmesine" izin vermeyeceğiz!..
Gidişattan endişelerimiz var ama…
Varsın olsun…
Dualarımız da var!..
Şimdi…
Bugünlerde…
Geriye dönüyor ve "28 Şubat Süreci"nin o en ateşli yıllarında vermeye çalıştığımız mücadelenin zorlu aşamalarına bakıyorum…
Ne tezgahlar, baskılar, zulümler…
Neler, neleeer!..
Sonra…
28 Şubat Karar Duruşması:
Müebbet var, hapis yok!..
-Zaman aşımı, yaşlılık, sağlık durumu, iyi hal…
Arayana "vesile" çok!..
Ömrünü 28 Şubat yollarında tüketmiş bu kardeşiniz de orada…
Duruşma salonunun bir tarafında…
Sanık avukatlarının "Gülen Bakışları"na aldırmadan.,..
Düşünüyorum;
-İşler nereye gidiyor?..
-28 Şubatçılar…Galip mi, yenik mi?
-Neydi yapmak istedikleri?
Mesela…
Başörtüsünü "kökten" yasaklamak mıydı?..
Derlerdi ki o yıllarda:
"Geleneksel başörtüsüne karşı değiliz, siyasallaştırılmış başörtüsüne/ türban'a karşıyız!"
Yani…
Başörtüsünün kendisi olsun ama "ruhu" pek olmasın!..
Bunu isterlerdi!..
"Ne kadarını başardılar, ne kadarını başaramadılar?"..
Etrafa…
Ve ekranlara bakıp…
Tefekkür etmeli!..
Sonra…
"Hakk'ı ve Adalet'i üstün tutma çabamızı" hedef alırlardı!..
Önümüze "katsayı engelleri" koymalarına rağmen, "üstün başarı" göstermemize pek gıcık olurlardı!..
Şimdi….
"Katsayı" engeli yok!..
Ve şimdi…
Durum ne?..
Tefekkür etmeli!..
Sonra…
"Faiz'in her çeşidine kökten karşı çıkmamıza!"…
En çok da ona kızarlardı!..
Şimdi…
"Faiz karşıtlığımız devam ediyor mu?" aynı kıvamda.
Yoksa…
Faizin bazı çeşitlerini "meşru" görür mü olduk?..
Tefekkür etmeli!..
Niçin…
"Yalnızlık"tan şikayet eder olduk!..
Niçin…
"Eğitim ve kültürdeki başarısızlıktan şikayetçiyiz hala?.."
Neyimiz eksikti, niçin yapamadık?..
"Destanlar" yazmadık değil bu süreçte;
Yine çok büyük destanlar yazdık…
Ne "muhtıra"lar, ne "kapatma davaları", ne "kalkışma"lar, ne "darbe girişimleri" atlattık…
Tanklara, uçaklara ne kafalar attık…
Attık ama…
Bir şeyler eksik…
Büyük bir şeyler eksik…
Koca bir ülke…
"Hesabî değil, hasbî olalım!" diye diye…
"Kral olsan ne yazar, gireceğin iki metrelik mezar!" diye diye…
"Değerli kardeşlerim, makam, mevki, mal, mülk bunların hepsi geçicidir. Asıl olan hep söylediğim gibi, bu kubbede 'hoş' bir 'seda' bırakmaktır."
diye diye…
Gecesini gündüzüne ekleye ekleye…
"Ruhu" diri tutmaya çalışan bir "Başkomutan"a bakıyor!..
Koca Bir Millet'in "Büyük Vefası."
Başkomutan'ın "Karizması."
Ve…
Hakkını yemeyelim;
Muhalefetin, bu süreçte çok işe yarayan "acziyeti ve şaşkınlığı"!..
***
Ateş çemberinin ortasında, zorlu yürüyüş…
Büyük oyunlar…
Büyük direniş!..
Birileri…
Sayın Erdoğan'ın "zeminini" kaydırmaya çalışırken…
Birileri…
Merhum Özal'a yapılanları Sayın Erdoğan'a yapmaya çalışırken…
Birileri…
İnce ayar stratejilerle, "Erdoğansız 2023 sonrası"nı planlarken…
Nereden gelip nereye gittiğimizin muhasebesini yapmamızı zorlaştıran gündem keşmekeşinde…
Gidiyoruz gündüz gece!..