Birileri ne kadar uzak durursa dursun…

Bir konu toplumun gündemindeyse, rahatsızlıklar hemen her “Aile”de konuşuluyorsa…

Dert bini aşmışsa…

Bir şekilde hem siyasetin, hem de medyanın gündemine geliyor.

İşte, insanlarımızı “evlilikten soğutan” bir uygulama:

Süresiz nafaka.

Ömür boyu nafaka mahkûmiyetinin büyük bir adaletsizlik olduğunu söyleye söyleye dilimizde tüy, yaza yaza kalemimizde mürekkep bitti.

Yetkililer, bu uygulamaya son verilmesi için gerekli adımların atılacağını defalarca dile getirdi ama…

Bir türlü adım atılmadı, yargı paketlerinde yer almadı bu mesele.

Milyonlarca insan bunu bekliyor; uygulamanın “adaletsizliği” kabul ediliyor ama bir türlü mesafe alınamıyor…

Nedense?

Belki takip etmişsiniz, bu konu yine gündeme geldi.

Hak ettiğinden çok az yer buldu medyada ama konunun üzerinde duran, altını çizen Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Sayın Mehmet Uçum olunca, mağdur ve mağdureler ümitlendi doğrusu.

Aile Hukukunda Güncel Sorunlar Çalıştayı’nda konuşan Sayın Uçum, toplumda süresiz nafakanın hakkaniyetsiz olduğu ve adil olmadığı yönünde çok ciddi bir algı bulunduğunu gözlemlediklerini belirtince, konu gündemde “bir miktar” yer bulabildi.

Bu konunun gündeme gelmesini sağladıkları için teşekkürler Sayın Uçum’a Çalıştay’ın diğer katılımcılarına.

AMAN AMAN!

Birçok gencimize “Aman aman, yarın öbürgün boşanma olur, ömür boyu nafaka mahkûmiyeti gelir, iyisi mi böyle devam!” dedirten bir uygulama, süresiz nafaka.

Çok kısa süre evli kaldığınız halde, ömür boyu “yoksulluk nafakası” ödemeye mahkûm olabiliyorsunuz…

Süresiz Nafaka mahkûmları için “umut hakkı” pek yok ne yazık ki…

Zira borç, ancak nafaka alacaklısı kişi ölürse, yeniden evlenirse, yoksulluk denilen durumu ortadan kalkarsa, haysiyetsiz hayat sürdüğü ispatlanırsa bitiyor.

*

“Yoksulluğun ortadan kalkması” ispatlanması zor bir durum.

Alacaklı taraf kayıt dışı çalışıyor, gelirinin çoğunu saklıyorsa…

Fırıldaklar çeviriyorsa, ispatlaman neredeyse imkânsız.

“Nafakayı alan kişinin evlilik yapması” halinde de borç bitiyor ama süresiz nafakayı alanlardan bazılarının bu düzenli gelirden olmamak için resmi nikâh yapmadığı da biliniyor.

Bu durumu gösteren nice haberle karşılaşıyoruz.

Fiilen biriyle evli gibi yaşıyor, alttan alttan aynı evde kalıyor, ortak hayat kuruyor ama kâğıt üzerinde evli görünmediği için nafakayı almaya devam ediyor.

Bu durumda yapılması gereken, nikâh dışı birlikteliği tam mânâsıyla ispat etmek.

Artık dedektif mi tutarsın, ne yaparsın?

Nafaka alacaklısının “haysiyetsiz hayat sürmesi ” halinde borç kesiliyor ama…

"Haysiyetsiz hayat sürmek" ne demek?

Toplumun genel ahlak kurallarına aykırı, süreklilik arz eden bir yaşam tarzı: Örneğin fuhuş yapmak, maddeye bağımlısı olmak, küçük düşürücü davranışlarda bulunmak ağır suç işlemek…

Boşanmış bir kişinin birkaç ilişki yaşaması “haysiyetsiz hayat sürme” anlamına gelir mi?

Tartışmalı.

Bir de “özel hayatın gizliliği” denilen bir durum var.

Boşanmış olsalar bile, eski “eş”in özel hayatını (örneğin yeni ilişkisini) gizlice videoya çekmek kesinlikle suç,

– TCK 134, özel hayatın gizliliğini ihlal.

Evlilik bitmişse (hatta evliyken bile) eşlerin birbirinin mahremiyetini ihlâl etme hakkı yok.

"Delil toplamak için" diye bir mazeret kabul edilmiyor; bu, suçu meşrulaştırmıyor.

Sen delil olsun diye “kayıtları” alsan bile, hukuka aykırı yolla elde edilmiş delil (zehirli ağaç ilkesi) geçerli olmuyor.

Yani eski eşin “o türden münasebetini” kayıt altına almak özel hayat ihlâli oluyor, suç oluyor ve bu yolla elde edilmiş delil de delilden sayılmıyor.

Yani birçok durumda süresiz nafakadan kurtulmak mümkün olmuyor.

Bu durum da birçok erkeği ve kadını rahatsız ediyor.

Birçok kadını, evet…

Düşünün, asgari ücretli bir erkek boşanmış ve ikinci evliliğini yapmış ama ömür boyu nafaka borcu peşinden geliyor.

Süresiz nafakaya mahkûm olan boşanmış kişi, bir başkasıyla evlenince de o borcu her ay tıkır tıkır ödemeye devam ediyor..

Yoksa…

Sıkıntı!..

Öncelikle nafaka alacaklısı ödenmeyen nafaka için ilâmlı icra takibi başlatıyor.

Ödeme emri tebliğ edildikten sonra 7 gün içinde ödeme yapılmazsa maaşa, emekli aylığına veya mal varlığına haciz konulabiliyor…

Alacak bu yolla tahsil edilemezse, alacaklı, icra (ceza) mahkemesine şikâyette bulunabiliyor.

Şikâyet üzerine, ödenmeyen her dönem (aylık nafaka) için ayrı ayrı 3 aya kadar tazyik hapsi cezası verilebiliyor.

Bu hapis ertelenemiyor, para cezasına çevrilemiyor; sadece şikâyet edilen dönemin nafakası ödenirse tahliye olunuyor.

Birikmiş borçlar için tekrar tekrar şikâyet edilebiliyor, yani teoride birden fazla hapis riski var.

Var oğlu var!

*

Süresiz Nafaka meselesi “yeni mağduriyetlere” sebebiyet verilmeksizin mutlaka çözüme kavuşturulmalı.

Birlik ve beraberliğe giden yoldaki en büyük engellerden biri de “Süresiz Nafaka” uygulaması zira!