Tahmin ettiğimiz oldu;
ABD-İsrail Siyonist-Evanjelist İttifakı İran’ı vurdu.
Uluslararası hukuk kağıt üzerinde varsa da, gerçekte yok.
Eşkıya dünyaya hükümdar oluyor.
ABD-İsrail terör ittifakı, Irak’ı “demokrasi götürmek için” vurmuş, 1.5 milyon Müslüman’ı dünya barışı için katletmişti!!!
Tecavüzler ve diğer alçaklıklar hep bu amaç içindi!!!
Şimdi de…
“Güvenlik tehdidi” varmış!!
İran rejimi bütün dünyayı tehdit ediyormuş!
Venezuela Devlet Başkanı’nı karısıyla birlikte yataktan alıp kaçırarak gözünün ne denli döndüğünü gösteren kirli ittifak, küle döndüreceği güne kadar dünyayı yakmaya devam edecek.
İran'a diz çöktürerek Ortadoğu dedikleri alanda İsrail hegemonyasını iyice koyulaştırmayı hedefliyorlar.
Sonra da…
Bugün değilse yarın, yarın değilse öbürgün,
İslam Dünyası’nın liderliği misyonunu yeniden üstlenmiş olan Türkiye’ye saldıracak kirli ittifak.
Aslında bugüne kadar nice kereler saldırdı; burada darbeler yaptırdı, klasik, postmodern, dostmodern darbeleri plânladı.
İnsanlarımızı katletti.
Ayaklanmalar çıkarttı.
Ekonomimizi alt üst etti.
Bunları yaptı ama daha da ilerisi var:
Türkiye’ye doğrudan savaş açmak!
Günün birinde bunu yapmayı plânlıyorlar.
Türkiyemiz de tedbirlerini alıyor.
Savunma sanayisini güçlendirmek, sınır ötesi operasyonlarla güvenlik duvarlarını kalınlaştırmak, Suriye’yi “güvenilir ülke” haline getirmek, “terörsüz Türkiye” adımlarını atmak…
Hepsi, Devlet aklının Evanjelist İttifaka karşı tedbirleri...
İRAN YANLIŞ YAPSA DA!
İran rejiminin Türkiye’ye bakışına ilişkin eleştirilerimiz, tepkilerimiz malûm.
Bugüne kadar her sıkıştıklarında, her hedef alındıklarında kendilerine sahip çıkan, destek veren Türkiye’yi “arabulucu” olarak görmek istemedi İran rejimi.
İstanbul’u itti; Umman dedi, Cenevre dedi!
İran rejiminin tavırlarını not etmekle birlikte, bu rezil saldırılar karşısında da İran’a destek vermek durumundayız.
Zira…
Eşkıya dünyaya hükümdar olmak istiyor!
Hükümdar olma yolunda da hızla ilerliyor!
Eşkıya “Tanrıyı kıyamete zorlama” sapkınlığına ara vermeksizin devam ediyor.
“İran düşerse Türkiye de düşer!” demiyorum, hayır.
“Eşkıya durdurulamazsa bütün dünya yanar!” diyorum.
Siyonizm’e, Evanjelizm’e duyulan nefret artıyormuş, dünya halkları ayaktaymış, insanlığın vicdanı ayaktaymış…
Bunları geçiniz!
Bu sapkın ittifak bunlara aldırmaz!
Bu sapkın ittifak, ne kadar insan, özellikle de Müslüman katlederse o kadar “sevap” kazanacağına inanıyor!
Dünyayı ne kadar yakarsa, “Tanrı’yı kıyamete zorlamak” (!) için ne kadar pislik yaparsa o kadar “sevap” kazanacağına inanıyor!
Biz…
Müslümanlar…
Kıyametin tamamen Allah’ın iradesine bağlı olduğuna inanırız.
Onlar…
Sapkınlar…
Tanrı’nın insan müdahalesine açık olduğuna inanır!
Tanrı’nın “aceleye getirilebileceğine” inanır!
Bu sapkın anlayış o kadar yaygındır ki…
Şu anda dünyanın tek gerçek süper gücü olarak bilinen ABD’de yaşayanların dörtte biri böyledir!
Evanjelist’tir!
*
ABD ekonomisi, dünya ekonomisi büyük ölçüde bunların elindedir.
Cebimizdeki telefona kadar bunların elindedir!
*
Bugün saldırıyla karşı karşıya kalan İran’ın verdiği, verebildiği karşılıklar bu kirli ittifakı durdurmaya asla yetmez.
Kuzey Kore, Rusya, Çin…
Oralardan da hayır gelmez.
Oralar zulmün sol ayağı!
Yani…
Yine Türkiye’ye düşüyor iş.
Bu hayasızca akını Selçuklu, Osmanlı, Türkiye durduracak İnşaAllah!
Merhum Üstad Necip Fazıl’ın işaret ettiği o büyük yük ve büyük dâva:
“Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük!..”