“Vadedilmiş topraklar” iddiası üzerine ABD’nin İsrail Büyükelçisi Evanjelik Hristiyan Mike Huckabee, İncil’e atıfta bulunarak: “Teolojik olarak bu toprakların İsrail'e ait olduğunu iddia etti. Huckabee ayrıca şunları ileri sürdü: "Dolayısıyla İncil'e göre, evet, bu, Yahudi halkına sonsuza dek mülk olarak verilen vaat edilmiş topraklardır. Eğer bir gün İsrail bu toprakların tamamı üzerinde egemenlik veya kontrol kurarsa hepsini almaları sorun olmaz. Teolojik ve tarihsel olarak, Kutsal Yazılara göre, bu Tanrı'nın onlara vaat ettiği topraklardır."

Evanjelikler ikiye ayrılır: Hristiyan evanjelikler ve Siyonist Evanjelikler. İki ayrı dinin kitaplarından; hem Tevrat’tan hem İncil’den kanıt getiriyorlar. Nasıl oluyor da başlangıçta Hz. İsa’nın (as) Resul oluşuna karşı çıkıp “bizden değildir” diye onu öldürmeye çalışanlar; bugün de ne hikmetse aynı görüş ve hedefte birleşmişler. Hz. İsa’yı (as) çarmıha germek isteyen Siyonistler ile Hz. İsa’nın (as) dininde olduğunu iddia eden Hristiyanlar bugün işbirliği içinde dünyayı kasıp kavuruyorlar! Kaldı ki bugün yeryüzünde İncil’in ve Tevrat’ın aslı/orijinali maalesef bulunmamaktadır! Buna tarihi bir gerçekle örnek verelim: MS 325’te İznik’te toplanan konsüle birbirini tutmayan 400 adet İncil getiriliyor ve bunların arasından yine de birbirini tutmayan 4 adedi konsülde kabul ediliyor!

Bu kutsal toprak meselesi Kur’an-ı Kerim’de maide suresinin 21, 22, 24 ve 26. ayetlerinde anlatılmaktadır: Hz. Musa (a.s.) onlara: “Ey kavmim! Allah’ın size yazdığı (vadettiği) kutsal toprağa girin ve arkanıza dönmeyin! Yoksa kaybedenler olarak dönmüş olursunuz.”(Maide: 21)

”Onlar ise şu cevabı vermişlerdi: “Ey Musa! Orada zorba bir toplum var. Onlar oradan çıkıncaya kadar biz oraya asla girmeyeceğiz. Oradan çıkarlarsa biz de hemen gireriz.” (Maide: 22)

”(İsrailoğulları) “Ey Musa! Onlar orada bulundukları sürece biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, savaşın! Biz burada oturacağız!” demişlerdi.” (Maide: 24)

Bu cevapla bugünkü İsraillilerin ataları olan İsrailoğulları kendilerine verilmiş olan kutsal yurtları için ilahi emri dinlemediklerinden Allah, onlara Tih çölünde kırk yıl aç, sefil, perişan ve yardımsız, güçsüz bir şekilde şaşkın şaşkın dolaşmaları cezasını veriyor! Onlara kutsal toprakları yasaklıyor!

“(Allah) “Orası (kutsal toprak) onlara kırk sene yasaklanmıştır. (Bu sürede) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen yoldan çıkmış o toplum için üzülme!” demişti.” (Maide: 26)

Gelin görün ki bunların torunları olduğunu iddia edenler, bugün bu kutsal toprakları kendilerine vadedilmiş topraklar diye geri almaya çalışıyorlar. Ataları oraya girip Amalikalılarla savaşıp almadılar! Allah onlara bu toprakları verdi ama onlar gitmedikleri için bu haklarını kaybettiler! Artık torunların böyle bir hakkı ileri sürmeleri anlamsızdır.