Okuyucum beni her bir şeyden haberdar ediyor.
Bayram ziyaretlerinde, balkon dinlenmelerinde “gündeme” biraz ara verelim dedik, ne mümkün.
Mesaj yağmuru kesintisiz devam etti kafa dinlemeye çalıştığımız günlerde de.
Bir haber:
“ANNELER SANAYİDE!”
TRT Haber’in haberi düştü önüme, düşüren sağ olsun.
Bir de tahrik etmiş ki…
Aynen şöyle:
“Tır şoförü işi tamam, şimdi de Anneler Sanayide!”
Görselde bir kadın…
Anne imiş…
Elinde kaynak makinesi…
Yanında tombalak, kel bir usta…
İşi öğretiyor!
Kadınlarımız sanayilerde çalışmasın mı?
Kaynak yapmasın, motorla, kaportayla uğraşmasın mı?
Annelerimiz bilhassa…
Zira…
Projenin adı bu:
“ANNELER SANAYİDE!”
*
Biz orada burada büyümüşüz ya…
Oradan yaralıyız.
Aklımıza ilk gelen de, “ANNELER SANAYİDE, PEKİ ÇOCUKLARA KİM BAKACAK?” sorusu oluyor haliyle.
Bebeklere, çocuklara kim bakacak?
“Bakıcı anne!”
“Kreş!”
*
ANNELER SANAYİYE, ÇOCUKLAR BAKICI ANNEYE!
Peki anneler kendi çocuklarına aynı zamanda bakıcı anne olsalar olmuyor mu?
Olmuyor.
OECD kriterleri öyle demiyor.
Bilmem kaçıncı beş yıllık kalkınma plânı da öyle demiyor.
Ben öyle diyorum.
“ANNELER SANAYİDE!”
*
Mecburi eğitim 12 sene.
Mecburi eğitimden çıkan gençlerin hemen tamamı üniversitede.
Bitirince?
“Anneler Sanayide!”
İş-Kur destekli proje!
*
Belki bu sayede erkek ustalar daha bakımlı gelirler sanayiye.
Bunu gözlemledim.
Kadın-erkek karma çalışılan yerlerde her ikisi de daha bakımlı gelmeye dikkat ediyor işe.
Bir filmde duymuştum:
“Kadınlar olmasa vücut geliştirme salonları sinek avlar!” diyorlar.
Farz-ı muhal yani, hemen ciddiye almayın!
*
KADINLAR SANAYİDE…
Yok, ismini eksik yazdım:
“ANNELER SANAYİDE!”
-Annemi sanayiye verdim.
-Hanımı sanayiye verdim.
-Bizim kızı sanayiye verdim.
Bir zamanlar çırak ustaya teslim edilirken, “Eti senin, kemiği benim!” denirdi.
Şimdi ne diyeceğiz bu durumda?
Hiçbir şey demeyeceğiz!
(Bilginize:
ANNELER SANAYİDE projesinin Aile Bakanlığı ile
Sayın Bakan @MahinurOzdemir ile uzaktan yakından ilgisi yok.
İş-Kur destekli özel proje.
Bazı yorumlarda Aile Bakanlığı ve Sayın Bakan işaret edilmiş de...
Alâkasız.)
SİZLERLE BİRLİKTE
Dostlar, bir başka mevzu:
Türkiye’de muhalefet yok.
İktidar var ama muhalefet yok.
Şöyle doğruya doğru yanlışa yanlış diyecek…
Sağduyulu bir muhalefet partisi olsa…
Yok!
Milli meselelerde muhalefet olmaz!
Bunu anlatamadık!
AİLEYİ YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN!
Bunu da anlatamadık!
Anamuhalefetin hallerini görüyorsunuz…
Aileye alerjileri var adeta!
Oy oranı düşük partilerden de ümit yok.
Sivil toplum örgütleri derseniz…
Halleri malûm!
Öte yandan birilerinin “Hayra motor, şerre fren” olması gerekiyor.
Bunu arka plandaki görüşmelerle yapamıyorsunuz.
Biraz yapıyorsunuz da…
İzler birbirine karışmış…
Neler yaşadığımı anlatsam, yüzde doksanına inanmak istemezsiniz!
Her neyse…
Biz sonuçtan değil, seferden sorumluyuz.
Netice Rabbim’in takdirinde.
Hayra motor, şerre fren demeye devam edeceğiz kısmetse.
Size düşen dua ve bizi bulduğunuz ortamlarda desteklemeniz...
Sosyal medya çok önemli.
Oradan da devam ediyoruz.
Uğraştıklarımızı bilseniz.
Sizden talebimiz ise…
Bu kadar!
O kadarını da beklemek hakkımız!
Değil mi yoksa!