Azerbaycan Bakanlar Kurulu, 21 Eylül 2026 tarihinde aldığı bir karar ile “Azerbaycan Eğitim Kurumlarında Eğitim Gören Öğrencilerin Okul Üniformalarına” ilişkin yeni bir düzenleme yaparak, öğrenci üniformalarının bütünlüğünü bozacak, laik eğitim sistemine aykırı her türlü kıyafet ve sembole okullarda izin verilmeyeceği açıkladı.

Resim1-42

İlham Aliyev Hükümeti, 6 Ekim’de benzer bir kıyafet düzenlemesini öğretmenler için de yapmış, öğretmenlerin laiklik ilkesine aykırı kıyafet ve sembollerle okullara girmelerine müsaade edilmeyeceğini belirtmişti.

Laik eğitim bahanesiyle başörtülü kız öğrencilerin eğitim haklarını elinde alan Azerbaycan yönetimi, kıyafet düzenlemesine gelen tüm tepkilere rağmen geri adım atmayacağını ve insanlık dışı bu uygulamanın devam edeceğini
belirtiyor.

11 milyona yakın nüfusu olan Azerbaycan’ın büyük çoğunluğu Müslüman Türklerden oluşuyor.
Buna rağmen, Yahudilere gösterdiği hoşgörüyle bilinen İlham Aliyev’in kız öğrencilerin ve kadın öğretmenlerin başındaki hicab/başörtüsü ile uğraşması tam anlamıyla skandal bir tutumdur.
Okula giremeyen kız öğrencilerin gözlerinden akan her damla yaş, Aliyev Hükümeti’nin alnına sürülen kara bir leke olarak tarihe geçecektir.

Resim2-43

Ermeni milislerin, Azerbaycan Türklerini rencide edebilmek için Azeri kadınların başörtülerini zorla çıkartıp postallarının altında ezmeleri, hafızalarda hâlâ tazeliğini korurken Bakü’nün yaptığı bu zulüm, Azerbaycan Türkünün tarihine, inancına ve şehitlerine yapılan büyük bir ihanettir.
***
Bir Anı…
Önce, okulumuza tanımadığımız koca koca(!) insanlar geldi.

Sonra ise üniversitenin güvenlikçileri, başörtülü öğrencileri içeri almamaya başladı.

Öyle ki gözleri görmeyen, albino hastası bir kız öğrencinin başındaki örtüye bile el uzattılar.

O kızın yaşadığı utancı ve ıstırabı hayatım boyunca unutamadım.

O arkadaşımızı, okula her gün bir başka kız öğrenci getiriyordu.

Yardımsever öğrencinin başörtüsü yoktu, lakin dev gibi bir yüreği ve cesareti vardı.

Hiçbir zaman engelli arkadaşının elini bırakmadı.

Yeri geldi, yağmur altında saatlerce gözleri görmeyen dostunu bekledi.

Onsuz tek bir adım bile atmadı.

Okulun bahçesinden çıkar çıkmaz arkadaşının başını kendi elleriyle örtüp bembeyaz kirpiklerinden akan yaşları sildi.

İşte Azerbaycan’dan gelen görüntüler, bana acı dolu o günleri hatırlattı.

“Kalbi kör olandan daha kör kim olabilir ki?”