Slovenyalı ünlü yönetmen Miran Zupanic tarafından, 2022 yılında hazırlanan “Saraybosna Safarisi” (Sarajevo Safari) isimli belgesel, ilk olarak 5. Bosna Hersek Uluslararası Belgesel Film Festivali’nde seyircisiyle buluşmuş ve festivalin en dikkat çeken yapımları arasında yer almıştı.

Ülkemizde de gösterime giren belgeselde; Sırp Cumhuriyet Ordusu’nun, Bosna Savaşı (1992-1995) sırasında, yurt dışından gelen bazı zenginlere, belirli bir ücret karşılığında, Bosnalı sivillerin hedef olduğu “İnsan Avı Safarileri” düzenlediği ve bu vahşet organizasyonundan büyük bir gelir elde ettiği anlatılıyor.

Yönetmen Miran Zupanic, kendisi ile yapılan bir söyleşide; Saraybosna’da yaşanan bu akıl almaz vahşeti, ilk olarak 2019 yılında sinema yapımcısı olan arkadaşı Franci Zajc’den duyduğunu, anlatılanlar karşısında adeta şok geçirdiğini ve bu konuda bir belgesel yapma fikrinin, aklından hiçbir zaman çıkmadığını belirtmişti.

“İnsan Avı Safarisi” hakkında kapsamlı bir araştırma yapmak için 2019 yılında Bosna Hersek’e giden Sloven yönetmen, dönemin şahitleri ile konuşmak istemiş lakin muhatap bulmakta büyük zorluklar yaşamıştı. Savaşın üzerinden yıllar geçmesine rağmen insanların hâlâ korktuklarını ve bu nedenle yaşananlar hakkında konuşmak istemediklerini belirten Zupanic; söyleşi için üç keskin nişancı, Bosna Hersek Ordusu’nda görevli eski bir istihbarat ajanı ve iki şahitten oluşan küçük bir grubu ancak ikna edebilmişti.

Röportaja katılanların anlatımlarına göre; “İnsan Avı Safarisi”ne katılmak için ABD, Kanada, İtalya, Rusya, Fransa, Belçika gibi ülkelerden gelen varlıklı insanlar, önce İtalya’nın Trieste şehrine gidiyor, daha sonra Belgrad’a geçip buradan hava yolu ile Sırp Cumhuriyet Ordusu’nun kontrolü altındaki bölgelere/cephelere götürülüyordu. Sırp ordusu tarafından kendilerine verilen keskin nişancı silahlarıyla Bosnalı sivilleri bir av hayvanı gibi katleden zengin sadist gruplar, yaptıkları barbarlık için Sırplara büyük meblağlar ödüyordu.

İddialar arasında, İtalya’dan Sırbistan Havayolu Aviogenex firması ile direk Sırbistan’a uçan grupların da olduğu, soykırım nedeniyle müebbet hapis cezası alan Sırp komutan Radovan Karadzic’e bağlı birliklerin bu grupları karşıladığı da yer alıyor.

Varlıklı insanların ilkel duygularını masum sivilleri öldürerek tatmin ettiği İnsan Safarilerinin ortalama fiyatı, kişi başı 110 bin dolar civarında seyrediyordu. Öldürülecek avın(!) cinsiyeti, yaşı, sağlık durumu gibi kişisel özellikleri safarinin fiyatını değiştirebiliyordu.

Hamile bir kadın ile ihtiyar bir hedefin fiyatı aynı olmuyordu. Sırplar çocuk, genç kız ve asker/polis hedeflerin fiyatını oldukça yüksek tutuyordu. Bazı durumlarda ise keskin nişancılar, hedef aldıkları insanları hemen ölmeyecek şekilde yaralıyor, yaralıları kurtarmaya gelenleri de vuruyordu.

İnsan Safarisi hakkında, Hırvat gazeteci ve yazar Domagoj Margetic tarafından, 2025 yılında “Plati i Pucaj!” (Öde ve Ateş Et) isimli bir kitap yayımlandı. İçerisinde Zupanic’in iddialarını destekleyen birçok belgenin de bulunduğu kitap, Bosna’da yaşanan barbarlığı tekrar gündeme getirmesi açısından oldukça önem arz ediyor.

İtalyan yazar ve gazeteci Ezio Gavazzeni de bu konunun üzerine giden isimler arasında yer alıyor. Gavazzeni, yaptığı araştırmalar sonucunda yüze yakın İtalya vatandaşının “İnsan Safarilerine” katıldığını tespit etmiş ve katılımcıların isimlerini İtalyan savcılığına bildirmişti.

Gavazze’nin suçlamalarını dikkate alan Milan Soruşturma Savcısı Alessandro Gobbis tarafından, “Bosna Keskin Nişancı Turizmi” ile ilgili bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma açan ülkeler arasında Avusturya’da yer alıyor.

İtalya’da yayın yapan Corriere della Sera gazetesi, 1995 yılında “Keskin Nişancı Turizmi” hakkında bir haber yapmış ancak dönemin yetkilileri, bu haberi ciddiye almayarak tarihi bir hata yapmışlardı.

“Bosna İnsan Avı” ile ilgili yeterli miktarda delil ve şahit olmasına rağmen soruşturma dosyası, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne hâlâ sevk edilemedi. Sırp tarafı ise doğal olarak tüm iddiaları ret ediyor.

Gazze’deki soykırımı görmezden gelen Batılıların, Bosna’da yaşanan bu akıl almaz vahşeti, kabul edip etmemesinin, iddiaların doğruluğunun ispatı açısından hiçbir önemi olmasa da “Bosna İnsan Avı Davası” insanlık onurunu korumak adına, vicdan sahibi kitleler tarafından yakından takip edilmeli, dünya gündeminde tutulmalı ve suçluların gerek mahkemelerde gerekse insanlığın tarihi vicdanında yargılanması için gayret gösterilmelidir.

Bilge Kral Aliya’nın da dediği gibi “Zulmü unutmayın! Çünkü unutulan zulüm tekrarlanır.”