0
Bir şehrin İslam mührüdür camiler…
Cami varsa mümin vardır, ibadet vardır, Kur'an vardır, dua ve zikir vardır.
Caminin olmadığı yerlerde de bunlar elbette vardır. Ancak cami, tüm bunlara, daha pek çok şey ekleyerek cemeder, bereketlendirir.
Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl Camiler ve Din Görevlileri Haftasını "cami ve gençlik" temalı kutluyor. Amaç gençlerin camiyi çok yönlü bir mabed olarak görmesini ve camide bir araya gelmesini sağlamak.
Avrupa'da Hristiyan din adamlarının çok ciddi sıkıntılarından biri gençlerin dinden uzaklaşmaları, kiliseye sırt dönmeleridir. Onları kiliseye çekmek için akıl almaz yollara başvurmaktadırlar. Sadece gençler değil, orta yaşlılar da uzak kiliselerden.
Bakılan yere ve iyimser bir kanaate sahip olup olmamaya göre değişse de ülkemizde de bu konu önemini korumaktadır.
Bir anekdotla devam edelim…
İki arkadaş, zamanın birinde köylerinden ayrılarak İstanbul'a giderler. Bir hafta kadar, ayrı ayrı şehri dolaşan iki genç, birlikte köye döndüklerinde yaşadıklarını anlatırlar.
Biri şehrin camiler, tekkeler, medreselerde dolu olduğunu, her tarafta namaz kılan, zikir çeken insanlar bulunduğunu söyler. Diğeri de şehri adeta itila eden meyhanelerden, bataklıklardan, çakırkeyiflerden, ahlaksız kadınlardan bahseder. Yani birine göre şehir tam bir İslam yurdu diğerine bakılırsa batakhane.
Herkes inanç ve yaşayışına göre bir tavır geliştirip, yorum getirmekte.
Bu olaydan hareketle, özellikle mübarek gün ve gecelerde camilere gidildiğinde tüm şehrin orada olduğunu düşünüyorsunuz. Ama bazen de imam efendi ile yaşlı mahalle sakinlerinden başka kimseyi göremiyorsunuz, hissedebilirseniz bir de melekler.
…
Yeni neslin camile irtibatını sağlama anlamında Diyanet İşleri Başkanlığının bu tema'sı çok yerinde. Ama bu etkinlikleri sadece haftayla sınırlı tutmamalı. Camileri gençler için gerçekten bir buluşma merkezine dönüştürmeli. Gençler için cazip hale getirilmeli. Gerek maddi gerekse manevi açıdan çekim merkezi olmalı.
"Geç Kalma, Genç Gel", "Cami Gençlerle Daha Güzel", "Gençler Mihrab Sizi Özledi", "Gençler Kubbeler Sizi Özledi", "Gençler Camiler Sizsiz Çok Issız" gibi sloganlar kulağa hoş geliyor. Bu anlamda anne babalara, cami görevlilerine, öğretmenlere, aile büyüklerine ciddi sorumluluklar düşüyor.
…
Hafta vesilesiyle yaptığı konuşmada, Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez'in verdiği mesajların ana başlığını önemine binaen şöyle sıralayabiliriz:
"Camiler istiklalimizin, istikbalimizin simgesidir."
"Kıblesi olan bir medeniyetin çocukları olduklarını yaşamaları için, çocukları camiyle buluşturmaya devam edelim."
"Cami ve Gençler arasında yeniden bir köprü kurmaya çalışmalıyız."
"Camileri, gençlerin anlam arayışına cevap veren bir mekan olarak tasarlamak zorundayız."
"Gençlere hitap edebilecek yeni bir iletişim dilini camide inşa edebilmeyi hedefliyoruz."
"Camileri, mazi ile istikbali, genç ile yaşlıyı aynı safta birleştiren mekanlar olarak düşünmeliyiz."
"Camiler yalnızca ahiret kelamının konuşulduğu mekan değildir. Gençler camiye gelin ve birlikte anlamlı ve faydalı olmak kaydıyla dünyalık kelamı birlikte konuşalım."
"Modern zamanlarda eğitim, aile ve cami müesseseleri gücünü kaybetmeye başladı."
"Gençlere çağrı: Caminin hayatın merkezine taşınmasında öncü olun."
"Gençler için en büyük tehlike anlam kaybıdır, anlamsızlık girdabıdır."
"Gençlik hayatın, cami de şehrin kalbidir"
…
Camilerin; insana ve hayata ait hukukun merkezi olduğunu Nuri Pakdil Usta ne güzel ifade ediyor: "Yalnız camilerde savunulur alın teri, emek ve ezilmişlerin hakkı."
Öyleyse haydi gençler hak aramaya Hakka ermeye…