0

Cumhuriyet tarihinin en önemli kırılma anlarından birisini yaşıyoruz. FETÖ paralel yapı mensubu darbeciler, milletin ödediği vergilerle alınan tankla, uçakla, silahlarla millete, kurumlara, milletin temsil edildiği meclise ve milletin cumhurbaşkanının külliyesine saldırdılar. Millete kurşun sıktılar, meclisi bombaladılar ancak karşılarında özgürlüğüne, demokratik kazanımlarına canı pahasına savunan milletin aziz evlatlarını buldular.

Demokratik kazanımlar yıllar içinde milletin öz güvenini geliştirmiş canı pahasına millet, bağımsız iradesine ve özgürlüğüne sahip çıkmıştır. Artık darbeler dönemi kapanmalı, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi demokratik katılım bilinci gelişmelidir. Millet, özgür iradesiyle seçtiği vekilleriyle kendi kendini yönetmelidir. Her ne şekilde olursa olsun çatışma, terör olayları veya savaş bazı çocuklar, gençler, yetişkinler veya yaşlıların psikolojilerini olumsuz etkileyebilir, kaygı ve endişeye yol açabilir.

Terör olaylarının psikolojik etkileri

Terör olayları çatışma ve savaş sonrası bireylerde ruh sağlığı sorunu olarak genellikle "Post Travmatik Stres Bozukluğu" görülür.

Kişi, ciddi fiziksel bir zararın oluştuğu ya da tehdit edici travmatik bir olayla çatışma, savaş, çok sevilen birinin kaybı ile karşılaştıktan ya da böylesi bir olaya tanık olduktan sonra meydana gelen ciddi bir rahatsızlıktır.

Çoğu kez travmatik olaydan birkaç saat, birkaç gün, daha seyrek olarak da birkaç hafta, birkaç ay sonra ortaya çıkar. Travmatik olaylar yaşayan kişilerin ailelerinde de bu bozukluğa rastlanır. Aynı şekilde acil servis, cankurtaran servisi ve özellikle toplumsal olaylarla iç içe yaşayan kolluk güçleri çalışanlarında da bu durum görülebilir.

Travmatik bir olay tecrübe eden kişilerin birçoğunda, şok, öfke, gerginlik, korku ve hatta suçluluk tepki olarak ortaya çıkabilir. Bu tepkiler olağandır ve birçok kişiye göre zamanla kaybolur.

Post travmatik stres bozukluğu olan bir kişide ise bu tepkiler devamlı ve hatta artan şekilde gözlenmekte, kişinin hayatını birçok alanda engelleyecek kadar güçlü etkiye sahip olur.

Bozukluğa sahip olan kişilerde bu belirtiler bir aydan fazla sürmektedir ve kişi olaydan önceki işlevselliğine geri dönemeyebilir. Post travmatik stres bozukluğu belirtileri olaydan sonraki üç ay içinde gözlenmeye başlanır. Ancak bazı vakalarda olayın yıllar sonrasına kadar belirtiler ortaya çıkabilir. Belirtilerin yoğunluğu ve şiddeti değişiklik gösterir.

Kimi kişiler altı ay içerisinde normal hayatına dönebilirken; kimileri bu rahatsızlığı daha uzun süre yaşamaya devam etmektedirler. Post travmatik stres bozukluğunun belirtileri genellikle üç kategoride incelenir. Tekrar tekrar o anı yaşamak: Yaşadığı travmatik olayı, halüsinasyonlar, kabuslar ve flasbacklar ile ( alakasız bir söz veya çağırışım yapacak bir davranışla o ana dönmek ) tekrar tekrar yaşama durumudur. Bu anılar kişide yoğun bir üzüntü ve strese neden olmaktadır.

Kaçınma: Kişi kendisine travmatik yaşantıyı hatırlatan kişilerden, yerlerden, düşüncelerden ya da durumlardan uzak durur.

Bu durum aile ve arkadaşlardan kopma ve izolasyon hallerini beraberinde getirerek, kişiyi travma öncesinde haz duyduğu aktivitelerden de uzaklaştırmaktadır.

Yüksek uyarılmışlık hali : İnsan ilişkilerinde problem yaşanması ( diğerlerine ilgi hissetme ve
göstermede azalma); uykuyu dalmada yada uyumada zorluk; gerginlik; öfke patlamaları; konsantrasyon güçlüğü ve kolayca korkma yada yerinde duramama.

Bu konuda önemle üzerinde durulması gereken nokta, travmayı kişinin tek başına tolore etmesinin zorluğudur. Zaman kaybedilmeden profesyonel bir yardım alınması tavsiye edilir.