Bir yaratık düşünün ki 3500 derece ısı yayan bombalarla 3000 Filistinliyi eritiyor! Eritmek ne demek yahu bu çağda! Hani çağdaşlık, hani insan hakları, hani insana saygı, hani insancıllık! Hani mülkiyet hakkı, hani can ve mal güvenliği! Yüzyıllardır Filistinlilerin elinde bulunan; dedelerinden, babalarından kalma evlerini, bağ ve bahçelerini ellerinden alıp kendileri oraya yerleşmek istiyorlar! Bu, ne insanlığa ne de vicdana sığar!
Göstermelik ateşkesle Siyonizm, durmadan katliamına devam ediyor. Ateşkes var; ama yok! Sözde var; özde yok! Bu ne yaman çelişkidir! İnsanlığını yitirmiş insancıkların söylediklerinin yaptıklarının çelişkisidir bu! Bu insancıkların böyle davranmalarının nedeni; bunlar, dünyayı yutma istekleriyle ellerinden gelse dünyayı yutacaklar! Kendini kral kabul eden Siyonizmin hizmetkârı Tramp, dünyayı yemeyi gözüne kestirmiş, habire sağa sola saldırmak için bahane arıyor. Doymak bilmeyen yamyam; dünyanın zenginlik kaynaklarına bakıp salyası akıyor. Bu çıkar kıskançlığıdır. Çıkar kıskançlığının öncüsü İblistir. Çünkü o Hz. Adem’i (as) kıskandığı ve Allah’ın ona değer vereceğini sezdiği için secde etmedi ve böbürlendiği için kovuldu ve lanetlendi. Başkalarını küçümseyerek onları tehdit edip onlara hayat hakkı tanımadan ellerindeki zenginlik kaynaklarına sahip olmaya çalışmak bu nedenden ötürü şeytanın pisliklerinden olan çıkar kıskançlığıdır. Şairi dinleyelim:
Firavun’a bebekleri kestiren,
Gazze’de bebekleri boğazlayan,
Testereyle Zekeriya’yı kestiren,
Mesih’i öldürmeye çalışan,
Gözü dönmüşlerin çıkarcılığı değil miydi?
Çıkar kıskançlığı canavarlığının üzerinden,
Bu kadar zaman geçti!
Hala çıkar kıskançlığı kıskacında dünya,
Gözünü kırpmadan öldürüyor gözüne kestirdiğini!
Filistin’de Siyon, Şam’da Baas, Miyanmar’da Budist,
Sudan’da Siyon/Arap, Doğu Türkistan’da Şi Cin (şeytan)
Presliyorlar insanları acımasızca!
Atıyorlar karanlık, havasız, susuz zindanlara!
Bin yıllar geçse de huy değişmemiş baksana!
Görünüşüyle modern; çıkarcılığıyla ilkel,
Çıkar kıskançlığından kafası hala ilkel!
Yalan ve gösterişli laflardan öteye geçmez!
Hemcinsinin canavarı olmuş insan (!)
Öldürüyor olmamalı hemcinsini insan!
Sınırlar çıkıyor karşıma kara kara!
Çizilmişler vaktiyle emperyal ellerce!
Kundağımı attılar suya yüzdüm de yüzdüm,
Çıkamadım kıyıya,
Dağ gibi dalgalar çıktı karşıma!
Köprüyü geçeyim dedim,
Sendeleyerek dereye yuvarlandım!
Asasız Musa’yım çölün bağrında,
Tur’a çıkmak istiyorum,
Harun yok yanımda!
Nemrut’un putlarını kırayım dedim,
Put kıran dedem yoktu yanımda!
Söndürmek istedim Filistin ateşini,
İbrahim yoktu yanımda!
Seyahate çıkmak istedim çölde,
Bilge yoktu yanımda!
Ebreheleri kovmak istedim,
Belirmedi ebabiller mavi deryada!
Yanar bağrım, yaralıyım bebeğim,
Kundağını yüzdürmek istedim suda,
Takip eden kardeşim yoktu kıyıda!
Hırçın dalgalardan kurtarmak istedim seni,
Tatile çıkmıştı balinalar,
Kaldım denizin ortasında!
Susuzluğunu gidermek istedim ıssız vadide,
Su aradım Safa ve Merve arasında,
İsmail yoktu yanımda!
Kurtarmak istedim seni dehlizlerden,
Yoktu Yusuf yanımda!
Kurtarmak istedim seni Ebu Cehil’den,
Gül yoktu yanımda!
Mehmet Şerif Cebe