Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki girişimler küçük çaplı görünse de o günün şartlarında çok önemli yatırımlar olarak kabul edilmelidir. Nitekim Savunma Sanayiinin bu ilk atılımları zaman içinde büyüme trendine girmiş olmasına rağmen, çeşitli sebeplerle engellenmiş veya kapanmaya mecbur bırakılmıştır.
Birinci Dünya Savaşı’nda birçok cephede düşmanla mücadele eden Osmanlı Devleti’nin çöküşü üzerine, Milli Mücadele neticesinde Anadolu’nun kurtarılması ve Cumhuriyetin kuruluşu sonrasında önemli savunma yatırımları yapıldı.
Cumhuriyet Savunma Sanayii tarihini üç döneme ayırarak incelemek doğru olacaktır: 1923-1950 yılları; 1950-1975 yılları; 1975-2000 yılları arası.
1923-1950 yılları arasında devlet tarafından kurulan savunma sanayii fabrikaları sınıflarına göre şöyledir:
Kara Kuvvetleri yatırımları:
Ankara Silah Fabrikası (1923); Bakırköy Barut Fabrikası (1923); Erzurum Silah Fabrikası (1936); Kırıkkale Tüfek ve Top Fabrikası ve Barut Fabrikası (1939)
Hava Kuvvetleri yatırımları:
Tomtaş Kayseri Uçak ve Motor Fabrikası (1925); Eskişehir Uçak Tamir Fabrikası (1926); THK Etimesgut Uçak Fabrikası (1941)
Deniz Kuvvetleri yatırımları: Gölcük Tersanesi (1926)
Özel sektör Milli Savunma yatırımları ise şunlardır:
Şakir Zümre Silah Fabrikası (1925); Nuri Killigil Silah ve Cephane Fabrikası (1930); Vecihi Sivil Tayyare Mektebi (1932); Nuri Demirağ Uçak Fabrikası (1936)
Şakir Zümre Silah Fabrikası
İstiklal Savaşı yıllarında Türk ordusuna askeri teçhizat veren Şakir Zümre, 1925 yılında Haliç kıyısında bulunan Karaağaç semtinde Silah Fabrikasını kurmuştur. Tam adı “Türk Mevadd-ı Harbiye ve Tenviriye Fabrikası” olan tesiste uçak bombaları, el bombaları, tabanca ve deniz bombaları üretilmiştir. 1944 yılında savunma sanayiinden vaz geçerek soba, madeni eşya ve tarım aletleri imalatına başlamıştır. 1966’da kurucusu Şakir Zümre’nin vefatından dört yıl sonra “Türk Sanayii Harbiye ve Madeniye Fabrikası” faaliyetine son vermiştir.
Nuri Killigil Silah ve Cephane Fabrikası
Bir döneme damgasını vuran Osmanlı Devleti Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın kardeşi ve “Kutül Amare” kahramanı Halil Paşa’nın yeğeni olan Nuri Killigil; Birinci Dünya Savaşı’ndan önce, İtalya’nın Trablusgarp’a saldırması üzerine mahalli kuvvetlerle işbirliği yaparak Libya’yı savunmak üzere Kuzey Afrika’ya gitti. Büyük savaşın son yılında Enver Paşa Nuri Paşa’yı “Kafkas İslam Ordusu Komutanı” olarak görevlendirdi. 25 Mayıs 1918’de Gence’ye giderek bu zor mücadeleye başlayan Nuri Paşa, dört ay boyunca geceli gündüzlü büyük bir fedakarlıkla çalıştı. Sonunda 15 Eylül’de düşmanları temizleyerek Bakü’yü fethetti.
Emekli olunca çok sevdiği askerlik mesleğiyle ilgili bir iş alanı seçerek silah, cephane ve gereçlerini imal etmek üzere çalışmalara girişti. 1933’te Zeytinburnu ilçesinde 1938’de Haliç kıyısındaki Sütlüce’de bir fabrika kurarak silah ve cephane üretimine başladı. Nuri Paşa fabrikasında tabanca, bomba, uçak bombası, tapa, havan topu, el bombası gibi savunma sanayiinin önemli malzemelerini üretti. Genelkurmay Başkanlığı’nın siparişleri yanında, yurtdışından da yüklü miktarda talepler geldi. Özellikle 1948 Arap İsrail Savaşı sırasında Suriye ve Mısır’dan gelen cephane siparişlerini yetiştirmek için fabrikada üç vardiya mesai uygulandı.
2 Mart 1949 günü fabrikada bir yangın çıktı ve hemen itfaiyeye haber verildi. Her zaman olduğu gibi işinin başında olan Nuri Paşa, işçileri fabrikadan uzaklaştırarak alevlerin arasına daldı. Ancak kısa bir zaman sonra çok büyük bir patlama oldu. Sadece Sütlüce semti değil, bölgenin tamamı sarsıldı, çevredeki binaların camları kırıldı ve fabrika yerle bir oldu. Nuri Paşa’nın cesedi dahi bulunamadı. Enkazdan çıkan bazı eşyalara bakılarak öldüğüne karar verildi.
Haftaya Türkiye’nin ilk yerli uçağını yapan Vecihi Hürkuş ve Türkiye’nin ilk özel uçak fabrikasını kuran Nuri Demirağ’ı anlatalım, İnşaallah.