Kıbrıs’ın yanısıra Gürcistan ve Azerbaycan fatihi olarak anılan Lala Mustafa Paşa, Kanuni Sultan Süleyman’ın torunu Hüma Hatun ile evlenerek saraya damat oldu. Şehzade Selim’in lalası olduğu için onun padişahlığı döneminde önemli görevlere getirildi. En önemli rakibi Koca Sinan Paşa ile siyasi mücadelesinde; köylüsü olan Sokullu Mehmed Paşa tarafından bazen desteklenen bazen engellenen Lala Mustafa Paşa, kazandığı zaferler sayesinde yükselerek vezir oldu. Ömrünün son üç ayında Sadrazam olacakken yine Sinan Paşa’nın baskısıyla ancak Sadaret kaymakamlığı yapabildi.

Bosna’nın Sokol köyünde doğduğu, Yavuz Sultan Selim’in padişahlığı sırasında İstanbul’a getirildiği ve kardeşi Deli Hüsrev Paşa’nın desteğiyle sarayda berberbaşı olarak görev yaptığı söylenmektedir. Kanuni devrinde sarayda bazı önemli görevlerde bulundu. Fakat 1555 yılında Damat Rüstem Paşa Sadrazam olunca, Filistin’e Sancak Beyi olarak gönderildi.

1557’de Manisa Valisi Şehzade Selim’in lalası oldu. Şehzade Selim ile Şehzade Bayezid arasındaki taht mücadelesinde, Selim’in tarafını tuttu. İki kardeşin arasındaki gerilimi tırmandırdığı ve Konya civarında savaşmalarına sebep olduğu için Veziriazam Rüstem Paşa onu Şehzade Selim’in lalalığından aldı. Sırasıyla Tımışvar, Van, Erzurum, Halep ve Şam Beylerbeyi oldu.

7 Eylül 1566’da Kanuni’nin ölümü üzerine İstanbul’a gelen II. Selim tahta çıktı. Onun padişah olması üzerine sadrazamlık bekleyen Lala Mustafa Paşa, hemşerisi Sokullu Mehemed Paşa tarafından Yemen’deki isyanı bastırmaya gönderildi. Daha Mısır’da iken Beylerbeyi Koca Sinan Paşa’nın telkiniyle görevinden azledildi. İstanbul’a dönen Lala Mustafa Paşa affedildi ve vezir yapıldı.

Padişah II. Selim, Akdeniz’deki Osmanlı hakimiyetini güçlendirmek için korsanlara destek veren Venedik’in elinden Kıbrıs’ı almak istiyordu. Lala Mustafa Paşa, Sultanın Kıbrıs’ın fethi fikrine destek vererek, Sokullu Mehmed Paşa’ya rağmen bu seferin serdarı oldu.

Piyale Paşa komutasındaki 200 parça donanma ile birlikte Lala Mustafa Paşa emrindeki 60.000 kişiden oluşan Osmanlı Ordusu, sefere çıktı. 2 Temmuz 1570'te Limasol'a çıkarma yapıldı. Burası ve Larnaka ele geçirildi. 45 gün süren kuşatma sonunda, 9 Eylül 1570'te Lefkoşa fethedildi. Kış yaklaştığı için Magosa kuşatması ilk bahara bırakıldı. Nisan ayında başlayan kuşatma Temmuz sonuna kadar sürdü. Nihayet 1 Ağustos 1571'de Magosa Kalesi'nin teslimiyle Kıbrıs'ın fethi tamamlandı. Lala Mustafa Paşa, 15 Eylül 1571’de adadan ayrıldı ve İstanbul'a döndü.

İran’a yapılacak olan sefer için hem Lala Mustafa Paşa hem de Sinan Paşa beraber görevlendirildi. Fakat iki vezir de bu işten memnun olmadı. Bunun üzerine Sokullu Mehmed Paşa, tercihini Lala Mustafa Paşa’dan yana yaparak, Sinan Paşa’yı görevden aldı. 1578’de Çıldır’da Safevi kuvvetlerini mağlup eden Lala Mustafa Paşa Tiflis’e girdi ve Şirvan’ı fethetti. Dağıstan ve Gürcü beylerini itaat altına aldıktan sonra Erzurum’a geldi. Ayrıca Kars Kalesini tamir ettirdi. Âli Mustafa Efendi, onun İran Seferi sırasındaki zaferlerini “Nusretname” adlı kitabında anlattı. 1580’de Sokullu’nun ölümü üzerine İstanbul’a döndü.

Sadrazam Ahmed Paşa’nın vefatı üzerine yeniden bu makam için ümitlenen Lala Mustafa Paşa, yine Sinan Paşa’nın padişaha baskısı neticesinde ancak Sadaret Kaymakamı olabildi. Sultan II. Murad ona veziriazam gibi hareket etme yetkisi verdi. Fakat 7 Ağustos 1580’de vefat etti. Eyüpsultan’da defnedildi.

Hayır sahibi bir insan olan Lala Mustafa Paşa, Erzurum’da beylerbeyi iken 1563'te cami, mektep ve hamamdan oluşan "Lala Paşa Külliyesi"'ni yaptırdı. Şam’da beylerbeyi iken 360 odalı han, hamam ve tekke; Kıbrıs'ın fethinden sonra Magosa’da katedralden çevrilen bir cami; Konya Ilgın’da cami, kervansaray ve bedesten; Kars ve Tiflis’te de cami yaptırmıştır.