0

Yine zırvalıyor bizim Kemal,

Diyor ki özetle:

"Cumhuriyet seçimle kurulmadı, kanla kuruldu.

Rejimi değiştirmenize izin vermeyeceğiz!"

Amaaan Kemal!

Yine kan yine göz yaşı!

Sen ki, Cumhuriyet'i "kan dökerek" yıkmaya çalışanların Meclis'teki uzantılarına, PKK terör örgütüne mabad dayamışlara aleni destek veren Kemal!..

Sen ki, FETÖ tutuklularına 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bile destek veren Kemal!...

Niye böylesin sen; niçin her ülke düşmanına gül atıyorsun Kemal?

Birileri der ki;

"FETÖ meşhur kaset işini niçin tezgahladı zannediyorsun?"

"Kemal Efendi'nin birden bire parlatılmasının bugünlere hazırlık olduğunu göremiyor musun?"

Hayır!

Göremiyorum ve bilemiyorum!

Kemal efendi, senden bile ümidi kesmek istemiyorum!..

İTALYA'YA BAK, SEN DE YAPABİLİRSİN KEMAL EFENDİ!

Hadi utanma söyle:

Bir gün…

Bu aziz milletin helal oylarıyla Devlet Başkanı olmak istemez miydin?

Düşünsene;

Recep Tayyip Erdoğan'a rest çekmişsin…

Çatı adayı, matı adayı arayışlarına girmeden, "delikanlı gibi" çıkmışsın karşısına Devlet Başkanlığı'na aday olarak…

Kapışmışsın!..

Bu aziz millet seni tercih etmiş; "Kemal" demiş, "Sen Atatürk'ün koltuğunda oturmuş bir adamsın. Sen, laikliğin yılmaz bekçisisin!..

Oyum senin olsun Kemal, beni sen yöneteceksin!."

Düşünsene bir Kemal Efendi, hayali bile güzel değil mi?

Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi kariyeri böyle sona ermiş;

Kemal Kılıçdaroğlu karşısında o acı mağlubiyeti yaşayarak…

Böyle bitmiş!..

Müthiş olur değil mi?

Bu satırları okurken suratının buruştuğunu, "Benimle dalga geçiyor adam!" dediğini duyar gibiyim.

Hadi ama, Hadi Kemal Efendi, hey meeeen, sen de yapabilirsin!

Bak, İtalya referandumunda "Hayır" dedi vatandaş, belki de Türkiye'de de böyle bir sonuç çıkar!

Belki de, gündemdeki Başkanlık Düzenlemesi senin için fırsattır.

Meclis'te 330'u aşarak milletimizin önüne gelecek düzenlemenin reddedilmesini sağlayabilirsen, daha da çabuk "kahraman" olursun!..

Tayyip Erdoğan'ın sırtını yere getiren lider!..

Büyük bir fırsat bu senin için, Başkanlık Sistemi millet tarafından reddedilirse Recep Tayyip Erdoğan orada bir gün duramaz!..

Bu bile heyecanlandırmıyor mu seni?

Hadi ama…

Atatürk diyor ya; senin damarlarında asil kan var…

Öyle diyor.

Muhtaç olduğun kudret damarlarında olduğu söylenen o asil kanda.

Çık ve "Ey Recep Tayyip Erdoğan!" de;

"Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir!"

Sünnisi ile alevisi ile…

Türk'ü ve Kürdü ile…

Madem öyledir ve madem "aklın gereği" senin peşinden gitmektir…

Ata'na güven ve Recep Tayyip Erdoğan'a "dur!" de.

Bu asil millete ya güven…

Ya da…

Çek git!..

"Bodrum"a filan yerleş!..

Artık kararını ver Kemal Efendi;

Siyaset yapacaksan, bir başka ülkeden bir "Ata"nın tekilf ettiği gibi "damızlık" getirecek değilsin.

Bu milletle yürüyeceksin ya da bu milletin tercihiyle gönderileceksin.

Darbeye karşı olduğunu filan da söylüyorsun ya, millete gel o vakit.

Korkma Kemal!..

MANİSA… ERDOĞAN'A YAKIN, ARINÇ'A UZAK OLSUN!

Ah Bülent Arınç ah; bir vakitler ne de sevmiştik sizi!..

Siz…

FETÖ darbesini bekleyecek ve neden sonra "Ahmaklık etmişim" diyecek adam mı idiniz?

Yazık oldu.

Neyse, Sayın Arınç'ın memleketi Manisa'ya gelelim…

"Yerli ve Milli RUH" der ki;

-Bugünlerde Manisa'da İl Başkanı'nı belirleme süreci yaşanıyor.

Dikkat edilmesi gereken nokta şudur ki;

Manisa'daki yeni yapı, Bülent Arınç'a uzak, Recep Tayyip Erdoğan'a yakın olsun!..

Yani…

Aklımda böyle bir isim var; Milli Nizam çizgisinden, köklü bir ailenin evladı, sağlam adam da…

Ben yine de isim mevzuuna girmeyeyim.

Sayın Erdoğan, Sayın Yıldırım….

Bu işle özel olarak ilgileniyorlardır herhalde!..

Aman, arıza olmasın, Manisa mühim yer!..

YALNIZ DEĞİLSİNİZ!

Sayın Cumhurbaşkanı, "yalnızlığına" vurgu yapınca…

Aklıma o film geldi.

O film;

"Yalnız Değilsiniz!"

Yıllar önce, başörtüsü zulmü inim inim inletirken bu film gelmişti gündemimize.

Üstün İnanç'ın eseri, Yönetmeni Mesut Uçakan, başroldeki "başörtülü" kız Gamze Tunar.

Uçakan ve Tunar ile birer söyleşim yayınlanmıştı o günlerde.

Gamze Tunar bizim camiadan değil.

Mesut Uçakan bizden ve bildiğim kadarıyla "yapayalnız".

Desteksiz!..

Sayın Erdoğan "yalnız!", Mesut Uçakan yalnız, 28 Şubat'ta büyük mücadeleler vermiş nice insanımız yalnız!..

Ahmet Yenilmez, o da bizden bir sanatçı…

Der ki;

"Hak düşmanlarına ne destekler verildi de, bizim gibi ülke sevdalıları ihmale mahkûm!"

Doğru…

Ahmet Yenilmez yalnız.

Ben de yalnızım!..

Bu yazıyı okuyan nice kardeşim de "yalnızlıktan" mustarip.

Davaları sırtlayan değerlerimiz yalnız kalıyor.

Yazık!..

ALLAH ERDOĞAN'I BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN!

Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre ücretlerinde Türk Lirası'na geçti.

Güzel.

Tebrikler ve teşekkürler Sayın Mehmet Görmez hocam.

Malûm bu konuyu geçen yılki ziyaretimde gündeme getirmiştim.

"EURO"ya kilitleme işinden vazgeçilmesini talep etmiştim.

Nihayet oldu.

Sen çok yaşa, Allah başımızdan eksik etmesin Sayın Cumhurbaşkanım.

HAY SİZİN DİLİNİZİ!..

Dr. Murat Topaldoğlu dedi ki;

"Ya kardeşim atlı mı kovalıyor, yemeğinizi niçin bu kadar hızlı yiyorsunuz? Bir zeytini dört ısırıkta bitir, ekmeği minik minik parçalarla ye… Ne yapmak istiyorsun, gözü göbeği salmak mı?"

Azarı işitince geçmişe döndüm.

Bazı "geveze" adamlar, yemeğimi yavaş yavaş yerken "Bak evlat, yemeği nasıl yiyorsan işini de öyle yapasın! Hadi çabuk çabuk, çabuk, çabuk!" derlerdi.

Biz de alıştık öyle, hızlı hızlı ye!

Allah aşkına, bilmediğimiz konularda konuşmayalım.

Birbirlerimizi yanlışa yönlendirmeyelim,

Çok şey bilmemize gerek yok, haddimizi bilelim!..

Herkesin bildiği konuda konuştuğu bir ülkeyi özlüyorum!..