renklerin de hafızası vardır.

bir rengin başka bir renge değdiği yerde kalan iz gibi… bazen eski bir duvarın üzerinde, bazen bir eski kilimin dokusunda, bazen de gökyüzünün değişen yüzünde kendini gösterir.

siyahın kendine ait bir derinliği vardır. ağırdır, sessizdir. içinde sakladıklarını hemen göstermez.

beyaz ise ışığı sever. aydınlıktır, ferahlatır. dokunduğu yere açıklık kazandırır.

sonra gri vardır.

ilk bakışta siyah ile beyazın arasında duruyor gibi görünür. üstelik gri, siyah ile beyazın karışımından elde edilebilir. fakat ortaya çıktığında artık yalnızca bu iki rengin karışımı değildir.

içinde siyahın izi, beyazın açıklığı olabilir, ama kendisi başka bir renktir.

belki de grinin asıl hikâyesi burada başlar.

siyah griye baktığında geçmişten kalan bir izi görür.

ona şöyle der:

"bendin."

siyah için gri, bir zamanlar kendisine ait olan koyuluğun yumuşamış hâlidir. içinde kendinden kalan bir gölge bulur.

beyazın griye bakışı ise başkadır.

beyaz, grinin içindeki açıklığı görür.

ona şöyle der:

"bana benzemek istiyorsun."

beyaz için gri, kendisine yaklaşan bir renktir. biraz daha aydınlansa beyaza dönüşecekmiş gibi bakar ona.

böylece aynı griye bakan iki renk, iki ayrı hikâye görür.

oysa gri, ne siyahın eksilmiş halidir ne de beyazın tamamlanmamış hâli.

gri, gridir.

kendi tonu, kendi derinliği ve kendine has bir karakteri vardır.

grinin asaleti tam burada saklıdır.

kendisini göstermek için bağırmaz. parlamaya çalışmaz. başkasının koyuluğundan güç almaz, başkasının ışığına sığınmaz.

sakin durur.

çünkü net olmak her zaman keskin olmak demek değildir. bazen bir renk, en açık cümlesini yumuşak bir tonla söyler.

gri böyle bir renktir.

gri tutarsız bir renk değildir.

iki arada bir derede değildir.

bir yere ait olmak için başka bir renge dönüşmesi gerekmez.

gri nettir.

kendi tonunda, kendi derinliğinde ve kendi karakterinde nettir.

renkler yalnızca kendi başlarına görünmez. ışık onları değiştirir, gölge onları derinleştirir, hava onlara başka bir yüz kazandırır.

denize bakarsınız, bazen mavi görünür, bazen yeşile çalar.

gökyüzü berrakken başka, bulutlar gökyüzünü kapattığında başka bir renge bürünür. hava bulanır, denizin yüzü griye dönebilir.

ama deniz başka bir deniz olmamıştır.

değişen, ona düşen ışıktır.

gökyüzüdür.

havadır.

bizim bakışımızdır.

aynı deniz farklı zamanlarda farklı görünür, fakat özü değişmez.

belki yanılgımız da burada başlıyor.

bir şeyin gözümüzde değişmesini, onun kendisinin değişmesi sanırız.

oysa bazen değişen şey, baktığımız değil, bakışımızdır.

bazen insanlar da renklere bakar gibi bakarlar hayata.

bir şeyi hemen tanımlamak isterler.

koyuysa siyah, açıksa beyaz…

oysa bazı renkleri anlamak için ilk bakış yetmez. ışığın değişmesini, gölgenin çekilmesini, gözün alışmasını beklemek gerekir.

çünkü bir rengi görmek başka, onu anlamak başkadır.

bir rengin kıymeti, başka bir renge ne kadar benzediğiyle ölçülmez.

siyahın derinliği vardır.

beyazın aydınlığı.

gri'nin asaleti.

gökyüzü mavi olduğu için güzeldir.

yaprak yeşil olduğu için.

gece siyah olduğu için.

akşamın kızıllığı, toprağın kahverengisi, taşın grisi…

her biri kendi rengiyle bütüne güzellik katar.

belki hayatın güzelliği de biraz böyledir:

kendi rengini bulmak ve o renkten utanmamak.

onu başka bir renge dönüştürmeye çalışmamak.

çünkü Allah, dünyayı tek renkten yaratmamıştır.

gecenin siyahını da yaratmıştır, sabahın beyazını da.

bulutların grisini, denizin mavisini, toprağın rengini, yaprakların yeşilini, gün batımının kızıllığını da…

her biri ayrı bir tefekkür kapısıdır.

renkler Allah'ın ayetleridir.

onlara yalnızca bakmak değil, görmek gerekir.

o zaman anlarız.

her şey birbirine benzemek zorunda değildir.

güzellik, aynı renge dönüşmekte değil, kendi rengini kaybetmeden yan yana durabilmektedir.

renkler yan yana geldiğinde birbirini yok etmez.

aksine birbirinin güzelliğini görünür kılar.

baktığımız her renkte, onu var eden kudret'in sanatını görebilmek…

hayatın en güzel taraflarından biri de budur.

çünkü renkler yalnızca gözümüzün gördüğü şeyler değil,

Allah'ın ayetlerinden bize düşen sessiz işaretlerdir.