Çeçenistan denildiğinde milletimizin zihninde Şeyh Şamil, Cevher Dudayev, Aslan Mashadov ve Rus işgaline karşı vatanını savunan Çeçen mücahitleri gelir. Çeçenistan davası, mazlum bir halkla dayanışmanın sembolüdür.
Bu nedenle Kadirov ailesini Şeyh Şamil’in temsil ettiği mücadeleyle aynı çizgide göstermek, tarihî gerçekleri görmezden gelmektir.
Ahmet Kadirov, Birinci Çeçen Savaşı’nda bağımsızlık mücadelesi saflarında yer almasına rağmen İkinci Çeçen Savaşı sırasında Rus tarafına geçmiş ve 2000 yılında Putin tarafından Çeçenistan idaresinin başına atanmıştır. Müteakiben oğlu Ramazan Kadirov, 2007’de yönetimi devralmış ve Putin’e bağlılığını siyasi kimliğinin merkezine yerleştirmiştir.
Putin’i “idolü” olarak nitelendirmesi, Şeyh Şamil’in istiklal çizgisiyle arasındaki uçurumu göstermeye yeterlidir.
Kadirovçular Çeçen mücahitleri temsil edemez!
Ukrayna’da Rusya adına savaşan “Kadirovçular”, Çeçenistan’ın bağımsızlık mücadelesinin temsilcisi değillerdir. Bir askerin Çeçen olması, onu “Çeçen mücahidi” yapmaz.
Mücahitlik; üniformayla veya etnik kimlikle değil, uğruna mücadele edilen haklı davayla anlam kazanır.
Rusya’ya sadakat göstermek ya da para karşılığında başka bir halkın topraklarında savaşmak, “î‘lâ-yi kelimetullah” mücadelesi olarak sunulamaz.
Kadirov yönetimi, Ukrayna savaşına verdiği desteğin yanı sıra işkence, hukuka aykırı alıkoyma, muhaliflere baskı ve zorla kaybetme iddialarıyla da tartışılmaktadır.
Türkiye’de öldürülen Çeçenler unutulmadı
Türkiye’de Çeçen dava adamlarının suikastlara uğraması ve Avrupa’da Kadirov yönetimiyle bağlantılı kişilerin karıştığı suikast planlarının yargıya taşınması, endişe ile karşılanmaktadır.
Bu hadiseler hâlâ hafızalardayken Kadirov ailesinin adı, tartışmasız bir devlet adamının adıymış gibi değerlendirilemez.
Keçiören’in parkına hangi isim yakışır?
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın katıldığı bir görüşmede “Hacı Ahmet Kadirov Parkı” açılacağının duyurulduğu kamuoyuna yansımıştır. Şayet böyle bir karar alınmışsa mesele basit bir isimlendirmeden ibaret görülemez.
Millîyetçilik duyguları kuvvetli Keçiören’in kalbine, bağımsızlık mücadelesini terk ederek Moskova’nın safına geçen bir siyasetçinin adını vermek, Çeçen davasına gönül veren insanların vicdanını yaralayacaktır.
Bu tercih, Şeyh Şamil, Cevher Dudayev ve Aslan Mashadov’un mücadelesiyle Kadirov ailesinin Moskova yanlısı çizgisinin arasındaki tarihî ayrımı ortadan kaldırır.
Keçiören Belediye başkanına sesleniyoruz; Sayın Mesut Özarslan, bu yanlıştan dönmelisiniz!
Çeçenistan’ın yakın tarihini, Ahmet Kadirov’un saf değiştirmesini ve Kadirov güçlerinin Ukrayna savaşındaki rolünü araştırınız. Çeçen kanaat önderlerini ve Kafkasya uzmanlarını dinleyiniz.
Keçiörende bir parka bir Çeçen büyüğünün adı verilecekse;
Şeyh Şamil vardır!
Cevher Dudayev vardır!
Aslan Mashadov vardır!
Rus işgaline karşı vatanını savunan nice Çeçen mücahidi şehitler vardır!
Keçiören Belediyesi bu yanlıştan dönmeli ve kamuoyunun vicdanını rahatlatmalıdır. Çünkü bazı isimler yalnızca tabelalara yazılmaz; bir milletin hafızasına, acısına ve vicdanına kazınır.
Şeyh Şamil’in mirasının üzerine Kadirov’un gölgesi düşürülmemelidir!
22.08.2026