Halil Ali Bezmen, işçilerine Kemalizm aşılıyormuş
“Paşabahçe'deki Fethi Paşa Korusu'nu ve karşısındaki yalı arazisini ağababam, arkadaşlarım Can ve Yıldırım Baştımarların ailesi Dündar Beylerden satın almış ve ailemizin bu arazi ve tesislerini fabrikamızın işçilerine ve ailelerine tahsis etmişti. Daha Türkiye'de sosyal kanunlar çıkmadan, çalışanlarına kamp yaptırır, besler, sıhhatlerini kazanmalarını, önündeki yalı arazisinden denize girip spor yapmalarını sağlardı. Çocuklarına sünnet düğünleri, büyüklere müzikli danslı eğlenceler yapılır, bizler de bu günlere katılır, patronuyla, çalışanıyla bir büyük aile olduğumuzu hissederdik. Bunlardan istifade etmek isteyen işçilerimize ücretli yıllık izin verilirdi.
“Atatürk, gençliğin nasıl yetişmesini istiyorsa, Halil Ali Bezmen, onları öyle yetiştiriyor, evlâtlarına ve torunlarına bunu böyle öğretiyordu.” (Giritlilerin ayrı bir millet olduğunu müdâfaa eden siteden naklen: http://giritliler.blogspot.com/2011/04/ailemin-ciftlikleri.html; 5.11.2018) (Mustafa Kemâl’in Hastalığı, Ölümü, Cenâzesi; Yeni Söz, 25-26.11.2018/68-69)
Tipik bir Sabataî âilesi: Pamir / Nermin Bezmen
2018 senesinde, İnternet’te, A. Handan Yalvaç Kaplan’ın Pamir Bezmen âilesi hakkında -onlarla görüşerek ve büyük bir hayrânlık hissiyle hazırlanmış- bir röportajına tesâdüf etmiş, o zamân bunu değerlendirememiştik. 2011 senesine âid olmakla berâber hâlen de muharrirenin İnternet Sitesinden ulaşılabilen röportaj, Bezmen’ler ve daha umûmî olarak Sabataîler hakkında fevkal̃âde câlib-i dikkat̃ ve ender rastlanır cinsden bilgiler ihtivâ ediyor. Geniş bir kısmını ik̆tibâs ediyoruz:
Girit ve Selânik Sabataîlerine mensûb, “yüzünü Batı’ya çevirmiş” bir âile
“Pamir Bezmen Ayşe Şermin Hanımla Mehmet Cazım Bey’in oğludur. Çok kültürlü bir ailenin ilk çocuğu olarak 1936 yılında dünyaya gelir. Sonra Nil sonra da Tibet doğar. Baba Demirzade Cazım Bey Giritten, anne Şermin Hanım ise Selanik’ten göç etmişlerdir. Cazım Bey İngilizce, Fransızca, Arapça ve Elenika konuşur. ‘Safranbolu Evleri’ni sergileyen ünlü suluboya ressamlarımızdan Şermin Hanım High School mezunudur. Aydın, yüzünü batıya çevirmiş uzun bir geçmişi biriktirmiş, harmanlamış bir aileye mensuptur, Pamir Bezmen.
Pamir Bezmen’in anne tarafı, Endülüs’den Livorno’ya, oradan da Selânik’e hicret etmiş Marranolardan
Pamir Bey’in anne ailesinin kökleri İtalya’nın Livorno kentine, babasınınkiler ise Girit, Spina Longa’ya dayanır. Tekstil tarihimizin en önemli isimlerinden “Mensucat Santral”in yapı taşları yaklaşık 400 sene önce Livorno’dan kopup önce İstanbul’a, sonra Selanik’e ve yüzyıl başında İstanbul’a geri dönerek, yerleşen bu aileye kadar uzanır. Ticaretle uğraşan Selanik’in ünlü tüccarlarından Halil Ali ve yine çok büyük tüccar Refik Recep’in kızı Vedia Hanımın evliliğinden Fuad Bey, Şermin Hanım, Nazım Ali ve Refik dünyaya gelir. Neredeyse mübadeleden bir çeyrek sene önce aile 1900’lü yılların başlarında Selanik’ten İstanbul’a taşınır. Pamir Bezmen’in arşivlerden, aile sözlü tarihinden derlediği bilgilerle yüzümüzü geçmişe çevriyoruz:
“Ağababamın kurduğu Halil Ali Brothers Şirketi dünya çapında ticaret yapıyor”
‘- Geçmişte Selanik, Osmanlı imparatorluğunun her yönüyle batıya açılan penceresi ve çok yönlü bir merkez. Benim ailem de burada merkezlerini kurmuşlar. Bugün yaşanan globalleşmenin fotoğrafını geçmişte de görüyoruz. Bu globalleşme bizim cetlerimizin birer kolunun Avrupa’nın muhtelif şehirlerine yerleşmesiyle başlıyor. Ağababamın kurduğu Halil Ali Brothers Şirketi dünya çapında ticaret yapıyor. Viyana, Berlin, Manchester’da merkezler kuruluyor ve Osmanlıyla ticaret yapılıyor.
‘Anneannemin babası Refik Recep, şimdiki adı Şişli Terakki olan Terak̆k̆î Mektebi’nin Kapancılarla birlikte kurucularından. Anne tarafından dedem Halil Ali, bu mektebde okumuş. Hocası Şemsi Efendi, Atatürk’ün de hocası...’
‘- Bir şirket Milano’da. Bir dayımız var: Recep Dayı… Ağa Babamla ortak ve Manchester’da. Bir kol Arjantin Buenos Aires’te. Türkiye’de de bir network kurmuş. İstanbul, İzmir, Mersin ve Adana’da dükkanları var. Bir mektubun 2 ayda gittiği bir zamanda Osmanlı’dan halı geliyor, pamuk geliyor. Halı satılıyor, mesela bez alıyorlar. Bu bezi Osmanlı zevkine göre bastıracak bir basımevi, fabrika buluyor, Manchester’da. O zamanki Türk zevkine göre baskı yapılıyor. Gemiye yükleniyor, Selanik ‘e geliyor. Ve Selanik’ten dağılıyor. Yani bir fasonculuk yapılıyor. Aslında bir yarı imalatçılık. Henüz fabrika yok. Ama imalat sanayiine büyük bir adım. Ticaret yaparken de şehrin gelişmesinde çok etkili olmuşlar. Refik Recep (anneannemin babası) şimdiki adı Şişli Terakki olan Terakki Mektebi’nin Kapancılarla birlikte kurucularından. Anne tarafından dedem Halil Ali bu mektepte okumuş. Hocası Şemsi Efendi, Atatürk’ün de hocası.’
Mustafa Kemâl’in aynı Cemâatten sınıf arkadaşı Halil Ali Bezmen, Türkiye’de, sanâyileşmenin öncülerinden… Mensucat Santral’ın têsîsi, 1934’te…
“1927 de Sanayi Teşvik Kanunu’nun çıkarılmasından hemen sonra Atatürk’ün sanayileşme çağrısına ilk koşan, Ağababa Halil Ali olmuş. Sanayi devrimine ilk harcı atanlardan biri.
“1929’da İstanbul Kazlıçeşme’de bir tekstil fabrikası kuruluyor. Halil Ali, 60 yaşında. Yedikule’deki Withall’ların Akmeşe adlı fabrikası da alınıyor.Akmeşe Pamuklu Mensucat; pamuktan ipliği, iplikten kumaşı üretiyor. Kumaş apreneliyor. Avrupa standardında üretim yapan ilk fabrika. ‘Halil Ali Basması’ çok ünlü. 1934 yılında ise yepyeni teknolojiyle ‘Mensucat Santral’ kuruluyor.
“Aynı yıl ‘Soyadı’ kanununun çıkması üzerine, Halil Ali, İstanbul’da ‘Vardar’ soyadına talip olur. Damadı, Pamir Bezmen’in babası Cazım Bey ise İzmir’de ‘Demirzade’yi almak ister. Ancak bu soyadları daha önce alınmıştır. Aynı soyadı bir şehirde iki kez verilmemektedir. Halil Ali: ‘- Biz, bez işi yapıyoruz; o halde ‘Bezmen’ soyadını alalım!’ diye karar verir, damadına da teklif eder. Sonraları bu karar ‘kızından olan çocukları da aynı soyadı etrafında toplama arzusu olmalı’, diye yorumlanacaktır.
“Cazım Bezmen’in babası Hüseyin Bin Demir Bey, Mübâdele’den önce, Girit Adası’nda Knossos Çiftliği’nin sâhibi”
“İzmir’de kumaş ticareti yapmakta olan Cazım Bezmen’in babası Hüseyin Bin Demir Bey, Mübadeleden önce Girit Adası’nda Knossos Çiftliği’nin sahibidir. Knossos, Heraklion’da buğday yetiştirip, yel değirmenlerinde öğüten koca bir tesis. Bir anlamda Girit’in ekmeği Demiraçi Hüseyin Beyin eline bakıyor. Sonra Mübadale’de 62 parça mülk bırakıp, İzmir’e yerleşiliyor.
“Buenos Aires şubesinin başında Nâzım Ali Bezmen var”
“1936 yılında Pamir Bezmen’in doğumuna az kalmış. Meşhur illüzyonist Zati Sungur Arjantin’e gittiği sırada, Bezmenlerin Buenos Aires şubesinin başında Nazım Ali Bezmen var. Zati Sungur’u çok iyi ağırlıyorlar. O da dönüşte, Refik ve Atiye Bezmen’in Pamir için hazırladığı çocuk eşyalarını ve kırmızı direksiyonlu, pedalli bir metal arabayı getiriyor. Daha doğmadan gelen araba, çok seveceği yarışçılığın habercisi, belki de.. […]
“1942 yılı… Mensucat Santral kurulmuş... Küçük bir çocuğum. Bomonti’de otururduk.Ağababam her yere beni taşırdı. Bayılıyordu beni taşımaya. 2. Mevki tramvayla giderdi [Eminönü’ndeki] işine. […] Bir şeyler anlatırdı, hep. Tarih anlatırdı. Bazen de şiirler okurdu. […] Her lisandan şiir okuduğunu hatırlıyorum. İyi Fransızca bilirdi. Kendi kendine öğrenmiş. […]
Tarîkatci Bezmen’ler
“Ailenin tüm üyeleri ticaretle uğraşıyor gibi gözükür, ancak Pamir Bezmen’in ailesinde iki derviş vardır. Biri baba tarafından Cazım bey’in dayısı Bektaşi Dedesi İbrahim Nafi Bey diğeri Mevlevi Mehmet Esad Dede’dir. Esad Dede Mesnevihan, aynı zamanda da değerli bir yazardır. Ölümünden önce Kasımpaşa Mevlevihanesindedir.
Pamir Bezmen’in İzmir – Karşıyaka’daki muhîti… “Bol sulu rakıların içildiği garden partiler…”
“Pamir Bezmen, anılarında unutulmaz bir yer tutan Karşıyaka’yı çok sevmiştir. Kozmopolit, modern, şık bir yerdir, İzmir. Karşıyaka’da iki, üç katlı köşkler vardır. Onlar Çamlık sokakta otururlar. Biraz ilerde Krepsi’ler, ön tarafta Manço’ların kiraladığı, işgal sırasında Konstantin’in oturduğu bina yer alır. Onların köşesinde Durmuş Yaşar ve eşi Hikmet hanımın köşkü vardır. Cazım Beylerle, Manço’lar bezik oynar. Aralarında Pamir, Nil, Aytaç Manço, Mark Krespi’nin de olduğu çocuklar hep birlikte komşu bahçelerde koşuşturur, yaramazlık yaparlar. Kapının önünden denize girilir, ailelerle birlikte radika, kuzukulağı toplamaya Yamanlara gidilir. Tek atın çektiği, tek vagonlu tramvaya atlanır, Vatman Rasih Efendiyle şakalaşılır. Akşamüstleri 5 çayları, cumartesi günleri akordeonlar eşliğinde küçük kanepelerle sunulan ince uzun bardaklarda bol sulu rakıların içildiği garden partiler olur. O yıllarda kurulan dostluklar ömür boyu sürer. Pamir Bezmen’in hem bu anılarından hem de araştırmalarından destek gören diğer bir Karşıyakalı Yaşar Aksoy, 99’da “Karşıyaka , Bir Aşkın Hikâyesi” adlı kitabını yayımlar. […]
Robert Kolej’de okuyor
“Eğlencenin bol olduğu Robert Kolej aynı zamanda güçlü bir kültürel dokuya sahip. Tiyatrolar oynanıyor, okul gazeteleri çıkarılıyor. Pamir Bezmen ‘Campus’ ve ‘Campus News’un başyazarlığını yapıyor. ‘İzlerimiz’ ve ‘Spectrum’un da sanat yönetmenliğini üstleniyor.
“Bu dönemde, Ağababa [Halil Ali Bezmen], Şişli’de Atatürk’ün evinin (şimdi müze olan) karşısındaki Ömer Bey Apartmanında yaşıyor. Haldun, Güler Dormen’ler komşuları. Okula kadar giden yol; Mecidiyeköy’e kadar uzanıyor, sonra hem yol hem yerleşim bitiyor. Karda kışta, Tuncer Karakurt’la beraber kayaklar sırtlanıyor ve okula doğru kayıyorlar. Artık çılgın gençlik yılları başlamıştır. Ömer Bey Apartmanı’nda yapılan eğlenceli partiler ailenin çiftliklerinde devam eder.