Eğitim-öğretim yılı bu ay içinde başlıyor. MEB bağlı okullar gelecek pazartesi ve üniversitelerde ise bu ay içinde yeni dönem başlayacak. 2026-2027 eğitim-öğretim yılının hayırlı olmasını dilerim.
Bir akademisyen olarak her yeni eğitim-öğretim yılında yeni öğrencileri karşımızda buluyoruz. Bir devletin/toplumun en önemli sermayesi olan yeni nesillerin iyi eğitilmesi bir ulusun varoluşsal zorunluluğudur.
Üniversiteler gençleri hayata hazırlamalı düşüncesi günümüzde üniversiteler hayatın bir aşaması olmalı düşüncesine dönüşmekte.
Hayat yolculuğunda ufak da olsa bir fener olabilmesi temennisiyle, öğrencilerimle sıklıkla paylaştığım bazı düşüncelerimi aşağıda aktarıyorum:
Ey genç arkadaşım!
Hayata Hazırlan: Eğitim hayatı uzun gelebilir (tıpkı hayat gibi), yıllar hızla akacağından bir anda üniversiteyi bitirdiğini görürsün. Bu nedenle eğitimin asıl amacı olan hayata kendini bu sürede hazırlamandır.
Çevreni (Kurumunu) Tanı: Bulunduğu çevreni tanımalısın. Örneğin üniversiteye başlamış isen ilk hafta üniversitenin imkânlarını keşfet: Sosyal tesisler, yemekhane spor alanları vs. Ayrıca, hocalarını tanı ve onlarla yakın ilişki kurmaya çalış…
Notlarını yüksek tut: Hayatta bir ömür boyu kazandığı derece seninle kalacaktır. Yüksek başarı üniversitenin (okulun) vereceği başarı ödüllerini alma fırsatı verebilir. Bunun yanında yatay geçişle başka eğitim kurumlarına veya şehirlere de gitme fırsatı doğabilir. Bu amaçla, derslerini takip et; ders öncesi konulara şöyle bir göz at, hazırlık soruları sor; dersi aktif dinle; günlük tekrarlar yap…
Kendini geliştirmeye çalış: Teknolojiyi izle ve kullanmasını öğren: Yapay zekâ araçlarını etik ve etkin kullanmak, dijital ayak izine dikkat etmek gibi son konuları öğren. Kurs veya sertifika programlarına katıl. Dil becerini geliştir! Üniversitedeysen Erasmus gibi hareketlilik programlarından yararlan…
Sosyalleş: Arkadaşlıkları önemse… Sivil toplum kuruluşlarında görev al... İyi çevrelerde ismin ve yüz aşinalığın bulunsun… Ancak sosyal çevreye ve arkadaşlarına dikkat et, sana yük olan, yerinde saydıran, hatta geriye götürebileceklere çok yakın olma…
Günlük hayatta dikkatli davran: İlişkilerinde “Hüsnüzan, adem-i itimat” prensibini uygula. Kontrol itimatta mâni değildir. Trafik büyük şehirlerde çoğu kez dikkatsiz sürücülerle doludur. Kaldırımdan yürü, kurallara uymaya çalış. Güvenlik önemlidir. Gece geç saatte ıssız yerlerde gezme, tanımadığın araçlara tek binme. Para ve kartlarını aynı yerde tutma: Yumurtanın tamamını aynı sepete koymak daima risktir.
Karşı cinsle arkadaşlıkta özenli ol: Aile ve bulunulan sosyal çevreden uzaklaşma bireyi bazen kontrol dışı davranışlara itebilir… Bazen bir anlık hevesle bir ömür boyu ödemek zorunda kalacağınız bir bedelin sahibi olabilirsiniz. Unutma, evlilik önemli bir iştir: Duygusal olgunluk, saygı, sınırlar ve karşılıklı uyum önemlidir. Farklı kültürleri farklı yaşam şartlarını bir arada yaşatmak hiç de kolay değildir. Belli bir olgunlukta bu işler daha doğru çözülebilir.
Kıyafet ve konuşmalarına dikkat et: “Kişi kıyafetiyle karşılanır, ilmi/düşüncesiyle (veya konuşmasıyla) uğurlanır." Çevrede herkese selam ver, hatırlarını sor. Ancak dertlerini paylaşacağın dar bir çevren (dostların) olsun. Bu, sorunları tek başına kendi kafanda çözmen çoğu zaman mümkün olamayacağından senin çok işine yarayacaktır. Her konuyu herkes ile konuşma. Uygun konu uygun kişilerle konuşulmalıdır. Dedikodu yapma. Dedikodu önce senin değerini düşürür!
Fırsatlar için hazırlıklı ol: Senaca adlı düşünür “Şans fırsatla hazır olmanın kesiştiği yer” der. Bilet almayana piyango çıkmaz. Öğrenci iken bursları ve diğer imkânları izle; mezuniyete yakın iken de iş fırsatlarını iyi takip et…
Sorumluluk üstlen: Ailenin, hocanı ve sistemi yargılayarak ömrünü geçirme!
Finansal okuryazarlık: Bütçe yönetimini öğren: Gereksiz harcama alışkanlıkları edinme ve tasarruf bilincine sahip ol!
Son söz: Hayat provasız yaşanır ama iyi oynamak mümkündür.