Geçtiğimiz 2025 tatil sezonu, ABD’de internet satışları için sadece bir gelir sezonu değil; aynı zamanda e-ticaretin evrimine dair yeni bir dönüm noktası oldu. Amerika’da 1 Kasım ile 31 Aralık tarihleri arası tatil sezonu olarak adlandırılır. Adobe Analytics’in verilerine göre, tüketiciler bu tarihlerde 257 milyar dolardan fazla internetten alış veriş yaptı ve bu rakam bir önceki yıla göre yaklaşık %6,8 artış gösterdi. Bu, e-ticaret tarihinin en yüksek hacimlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

ABD’de tatil sezonu kavramı, sadece yıl sonu hediyeleri veya kutlamalarıyla sınırlı değil. Black Friday ile Cyber Monday arasındaki sürecin genişleyen etkisi, tüketicilerin alışveriş tercihlerini kökünden değiştiriyor. Geleneksel adlandırmayla “Cyber Week” olarak bilinen bu dönemde, toplam 44,2 milyar doların üzerinde çevrimiçi harcama kaydedildi. Bu dönüşüm, artık fiziksel mağaza indirim günlerinin ötesine geçen, dijital alış veriş odaklı bir kültüre doğru kayıyor.

Önemli bir trend ise mobil cihazlardan yapılan alışverişin artması. Verilere göre, toplam çevrimiçi satışların %56’sı akıllı telefonlardan gerçekleşti ve bu oran 2024’e kıyasla yükseldi. Özellikle Şükran Günü ve Noel günlerinde mobil alışverişin ağırlığı açık bir şekilde hissedildi.

Bu, sadece bir kullanım trendi değil; perakendecilerin mobil deneyimlere yatırım yapmasının zorunlu hale geldiğini gösteriyor. Mobil site performansı, hızlı ödeme seçenekleri ve kullanıcı dostu uygulamalar, artık satış başarısının merkezine yerleşti.

Yapay Zeka Alışveriş Asistanları

2025 tatil sezonunda en dikkat çeken başka bir eğilim de yapay zekâ destekli alışveriş araçlarının kullanımı oldu. Adobe’nin raporuna göre, Yapay zeka araçlarından gelen trafik %693 oranında arttı. Neredeyse 7 kat. Bu, tüketicilerin ürün keşfi, fiyat karşılaştırması ve satın alma kararlarında yapay zeka asistanlarını aktif olarak kullandığını gösteriyor.

Bu rakamlar, yapay zekanın artık sadece bir teknoloji trendi olmadığını; alışveriş deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Alış veriş öncesi yapay zekaya en çok sorulanlar ; video oyunları, oyuncaklar, beyaz eşya gibi ev aletleri, elektronik ürünler ve kişisel bakım ürünleri. Bu dağılım, hem tüketicilerin harcama önceliklerini hem de markaların hangi ürün segmentlerine odaklanması gerektiğini anlamak açısından önemli bir gösterge.

Artık satıcıların ürünlerini satarken yapay zeka tarafından keşfedilmek için uygun bir başlık ve açıklama yazmak zorunda.

Türk Satıcıları İçin Amerika Pazarı

ABD e-ticaret pazarı, dünya çapında büyük hacmiyle dikkat çekerken, Türkiye’den satıcılar için bu pazara açılmak artık bir fırsat olmaktan öte stratejik bir gereklilik haline geldi.

Amerika’da internet harcamaları, her yıl artış eğilimi gösteriyor ve tatil sezonlarında rekor seviyelere çıkıyor. Bu, pazardaki büyüklük ve olgunluğun uluslararası satıcılar için büyük bir gelir havuzu oluşturduğunu gösteriyor. Türkiye’den markalar, özellikle niş ürünlerde veya belirli kategorilerde rekabet avantajı sağlayabilir.

AI ve Teknoloji Odaklı Rekabet

Amerikan tüketicileri artık satın alma kararlarını yapay zeka yardımıyla veriyor. Bu da demek oluyor ki; ürün öneri motorları, chatbot’lar ve kişiselleştirilmiş deneyimler, sadece yerel satıcıları için değil, uluslararası satıcılar için de rekabet avantajı sunuyor. Türk markalarının bu teknoloji trendlerini yakalaması, rekabette fark yaratacaktır.

Amerikan halkı “güvenilir marka ve hızlı teslimat” beklentisiyle alışveriş yapar. Bu nedenle Türk satıcıların önce Amazon, eBay veya Walmart Marketplace gibi büyük platformlarda varlık göstermesi, marka güveni oluşturma açısından kritik olabilir. Doğru lojistik ortakları ve müşteri hizmetleri destekleri bu noktada fark yaratır.

Sonuç olarak 2025 tatil sezonu verileri, Amerikan e-ticaretinin halen yükselişte olduğunun ve tüketici davranışlarının hızla değiştiğinin güçlü bir göstergesi oldu. Mobil alışverişin yükselişi, AI destekli deneyimler, artık yeni normalin temel bileşenleri haline geldi. Bu dönüşüm, sadece büyük perakendecilere değil, küresel satıcılar için de rekabet fırsatları yaratıyor.

Türk satıcılar, bu değişimi yalnızca takip etmekle kalmamalı, yerleşik pazar yerlerinde rekabet avantajı yaratan bir pozisyon almalıdır. ABD pazarı büyüklüğü, gelişmiş müşteri davranışları ve teknolojik kabul hızı, doğru hamlelerle Türk markaları için sürdürülebilir büyümenin kilidini açabilir.